Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/2564 E. 2024/7183 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/2564
Karar No
2024/7183
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/150 E. 2021/101 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Dairemizin bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Harran Asliye Ceza Mahkemesinin 20.01.2015 tarih, 2017/2073 Esas, 2020/2662 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı Kanun'un 43, 62/1, 52/2. maddesi gereğince 1 yıl 13 ay hapis ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Dairemizin 11/03/2020 tarih, 2017/2073 Esas, 2020/2662 Karar sayılı bozma ilamında;"Şanlıurfa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 20.12.2011 tarih 107 sayılı kararı ile 3. derece arkeolojik sit alanı olarak tescilli bölgede bulunan dava konusu taşınmazda Harran Belediyesi görevlileri tarafından yapılan denetim üzerine sanık hakkında ihbarda bulunulduğu, dosya kapsamında bulunan olay yeri fotoğraflarından ve tutanaklardan anlaşılacağı üzere, sanığın tek katlı betonarme bina yapmak suretiyle fiziki ve inşai müdahale kapsamındaki izinsiz uygulamalarda bulunduğu, mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarından da suça konu yerin 3. derece arkeolojik sit alanı içerisinde kaldığının ve yapılan inşai faaliyetin sit alanının bütünlüğüne ve doğal dokusuna zarar verdiğinin anlaşıldığı, sit ilanına ilişkin kararın ise mahallinde mutat vasıtalarla duyurulduğu ve buna ilişkin tutanakların dosya kapsamında bulunduğu, ayrıca dava konusu taşınmazın tapuda Vakıflar Genel Müdürlüğü adına kayıtlı olması nedeniyle eylemin hukuka aykırı bir zeminde gerçekleştiği dikkate alınarak sanığın inşai faaliyette bulunduğu yerin sit alanı içerisinde kaldığını bildiğinin kabulünde zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yeterli inceleme yapılmadan karar verildiğine, ev yaptığı yerin farklı parselde olduğuna, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna dair sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 01.08.2014 tarihli yapı tatil zaptında inşaatın 17x22 metre ebatlarında 1 metre yükseklikte olduğu ve temel yapılırken durdurulduğunun belirtildiği, 01.08.2014 tarihli diğer tutanakta da yüksekliği 1 metre çevresi 17x22 metre olan inşaat yapıldığının görüldüğü ve belediye yetkilileri tarafından mühürlendiğinin belirtildiği, ayrıca dosya kapsamında aynı tarihli bahse konu inşaatı gösterir basit kroki bulunduğu, söz konusu tutanakların aynı tarihli olması ve sanığın eylemine devam edip suça konu taşınmaza tekrar fiziki ve inşai müdahalede bulunduğunun net olarak belirlenememesi karşısında atılı suçun bir kez işlendiği gözetilmeksizin, şartları oluşmadığı halde TCK'nın 43. maddesi gereğince temel cezada artırım yapılmak suretiyle sanığa fazla ceza tayini, Kabule göre de; 1- Tayin olunan 2 yıl 6 ay hapis ve 6 gün adli para cezasından TCK'nın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak 2 yıl 1 ay hapis ve 5 gün adli para cezası yerine uygulama hatası yapılarak netice cezanın 1 yıl 13 ay hapis ve 5 gün adli para cezası şeklinde eksik tayini, 2- T.C. Anayasa Mahkemesinin, TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle, iptal kararı doğrultusunda TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA," gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3. Harran Asliye Ceza Mahkemesinin 24.02.2021 tarih, 2020/150 Esas, 2021/101 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 52/2, 51/1-3-7-8. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiş olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 08.05.2021 tarih, 2021/59472 sayılı ve düzeltilerek onama görüşlü tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; erteleme kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, sanık hakkında 2863 sayılı yasaya muhalefet suçundan açılan davaya ilişkin yapılan yargılamada mahkememizin 2014/527 esas 2015/63 karar sayılı ilamı ile mahkumiyetine karar verildiği, dosyanın temyiz edilmesi üzerine yargıtay 12. Ceza dairesi 2017/2073 esas 2020/2662 karar sayılı ilam ile bozma kararı verildiği bozma ilamı doğrultusunda yeniden yapılan yargılamada sanığın 3. Derece arkeolojik sit alanı içerisinde izinsiz olarak inşaatın yaptığı sonucuna varıldığı, suça konu taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde 3. derece doğal sit alanı içerisinde bulunduğuna dair şerhin mevcut olduğu, ayrıca Harran Belediye Başkanlığı tarafından ilgili Kurul kararının hoparlör ile 2012 yılında ilanının yapıldığı, sanığın ilanın yapıldığı bölgede yaşadığının gerek beyanı, gerekse MERNİS kayıtları ile sabit olduğu anlaşılarak sanığın suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmeyerek üzerine atılı suç sabit kabul edildiği, sanık hakkında tutulan her iki tutanağında 01/08/2014 tarihli olması nedeniyle sanığın eylemine devam edip suça konu taşınmaza tekrar fiziki ve inşai müdahale de bulunduğu net olarak tespit edilemediğinden TCK 43. maddesinin uygulanmadığı belirtilerek sanığın mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. IV.GEREKÇE VE KARAR Sanık hakkında kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinde öngörülen hak yoksunluklarına hükmedilmemesi; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.03.2013 tarihli, 2012/2-1500-2013/95 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, güvenlik tedbiri niteliğindeki bu hususun, kazanılmış hakka konu olmaması nedeniyle infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirildiğinden, bozma sebebi sayılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak, "Mahkum edildiği 1 yıl 8 ay hapis cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 51/3. maddesi uyarınca tayin edilecek denetim süresinin ceza süresinden az olamayacağının gözetilmemesi, " hususu Kanuna aykırı bulunduğundan hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün (9) nolu bendindeki "1 yıl " ibaresi çıkartılarak yerine "1 yıl 8 ay ” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/2564, K. 2024/7183, T. 05.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-2564-e-2024-7183-k-3eace9ef4403