Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/9256 E. 2024/319 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2020/9256
Karar No
2024/319
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/530 E., 2015/954 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Fatsa 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 02/12/2015 tarihli ve 2015/530 Esas, 2015/954 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin dördüncü fıkrası delaletiyle birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca sonuç ceza olarak hapis cezasından çevrilen 12.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 13/10/2020 tarihli ve 2016/78357 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri; 1.Eksik inceleme sonucu hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkumiyet hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğuna, 2.Hakkında kurulan mahkumiyet hükmünde lehe hükümlerin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, 3.Diğer sebeplere, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Yerel Mahkemenin Kabulü; "Olay tarihinde sanığın 52 FF 971 plakalı ... ile Fatsa ilçesinde 10,5 metre genişliğinde olan asfalt zeminli, ıslak ve nemli olan Sahil yolunda gece vakti ortalama bir hızla gittiği sırada karşıdan karşıya geçmekte olan müteveffa ...'ya aracının sağ ön tarafı ile çarpması neticesinde ölümüne neden olduğu" belirtilmiştir. 2.Sanık sürücü aşamalarda, kavşaktan geçtikten sonra 200 metre kadar ilerlediğini, yaklaşık olarak 45-55 km civarı hız ile seyrettiği esnada yolun sağ tarafından önüne doğru aniden şahsın çıktığını, aydınlatma bulunmadığından son ana kadar şahsı görmediğini, meydana gelen olayda kusurunun bulunmadığını beyan etmiştir. 3.Katılanlar şikayetçi olduklarını ve katılmak istediklerini beyan etmekle haklarında katılma kararı verilmiştir. 4.Kaza tespit tutanağında, kaza anında gün durumunun gece, kaza mahallinin meskun mahal içerisinde, bölünmüş, asfalt kaplama, devlet karayolu olduğu olduğu, havanın yağmurlu, zeminin ıslak olduğu ve aydınlatmaların arızalı olduğundan çalışmadığı, sanık sürücü ...'ın 2918 sayılı Kanun Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 52/1-b maddesinde düzenlenen ... sürücülerinin hızlarını kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorunda olduklarına ilişkin kuralı ihlal ettiğinden tali kusurlu bulunduğu, ölen yaya ... için ise Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 138/b-3 maddesinde düzenlenen, yayaların ışıklı işaret veya yetkili kişilerin bulunmadığı geçitlerde veya kavşaklarda güvenlikleri açısından yaklaşan araçların uzaklık ve hızını göz önüne alarak uygun zamanda geçmek zorunda olduklarına ilişkin kuralı ihlal ederek araca ilk geçiş hakkını vermediğinden asli kusurlu bulunduğu görüş ve kanaat belirtilmiştir. 5.Soruşturma aşamasında dosyanın tevdii üzerine düzenlenen 02/07/2015 tarihli tek bilirkişi raporu ile kovuşturma aşamasında düzenlenen 16/10/2015 tarihli Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin raporunda, görüşün far ışıkları altında açık olduğu, yağmurlu hava şartlarında zemini ıslak olan yol bölümünde yol ve hava durumunu dikkate alıp kontrollü ve tedbirli bir şekilde seyretmesi gerekirken bu hususlara riayet etmeyerek yolun büyük bir bölümünü yürümüş olan yayaya karşı ikazda bulunup etkili fren ve direksiyon tedbirine başvurmadığından meydana gelen olayda sanık sürücünün tali kusurlu bulunduğu, araçların hareket halinde olduğunu dikkate alıp gelen aracın hız ve mesafesini kontrol altında bulundurarak tedbirli bir şekilde geçişini yapması gerekirken bu hususlara riayet etmeyip kontrolsüz bir şekilde geçiş yaparak çarpışmanın meydana gelmesine sebebiyet veren ve ilk geçiş hakkını araca vermeyen yaya ...'nın meydana gelen olayda asli kusurlu bulunduğu görüş ve kanaati belirtilmiştir. 6.Fatsa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 04/05/2015 tarihli ölü muayene tutanağında, kişinin ölümünün trafik kazasına bağlı kafa travması ve doku harabiyeti sonucu meydana geldiği belirtilmiştir. 7.Sanığa ait güncel adli sicil kayıtları ve nüfus kayıtları, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. IV. GEREKÇE Yerel mahkeme kararında yapılan inceleme neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23/01/2018 tarih 2017/463 esas 2018/20 karar sayılı ve 23/01/2018 tarih 2015/962 esas 2018/16 karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinin infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında, 5237 sayılı Kanun'un 52/4. maddesi gereği ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği hususu gösterilmeyerek hükümde eksik ihtarata yer verilmesi bozma nedeni yapılmamıştır. AI.Sanığın, eksik inceleme ile hatalı kusur tayini sonucu sanık hakkında beraat yerine mahkumiyet hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden, Olay ve olgular kısmında yer verilen bilirkişi raporları doğrultusunda tali kusurlu bulunan sanık hakkında, taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin dördüncü fıkrası delaletiyle birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca sonuç ceza olarak hapis cezasından çevrilen 12.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin esas mahkemenin kabulü hukuka uygun bulunmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. AII.Sanığın, hakkında lehe hükümlerin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden, Olay ve olgular kısmında yer verilen bilirkişi raporları doğrultusunda sanığın tali kusurlu olduğu tespit edilmiş olup, adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında "Sanığın katılanın zararını karşılamamış olduğu ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla takdiren CMK'nın 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, " denilerek ve lehe hükümler talebi ile açıkça cezanın ertelenmesi talebi bulunmayan sanık hakkında 5237 sayılı Kanunu'nun 51 inci maddesinin, anılan cezanın türü ve niteliği göz önüne alındığında, hükümde tartışılmamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. AIII.Diğer temyiz nedenleri. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Fatsa 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 02/12/2015 tarihli ve 2015/530 Esas, 2015/954 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.01.2014 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2020/9256, K. 2024/319, T. 23.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2020-9256-e-2024-319-k-1107a00c8d6f