Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/9236 E. 2024/3369 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2020/9236
Karar No
2024/3369
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/51 E., 2016/142 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : O yer Cumhuriyet savcısı, sanıklar müdafileri, katılan vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Katılan vekilinin temyiz isteği yönünden; katılan vekilinin yüzüne karşı 09.05.2016 tarihinde verilen karara karşı, 1412 sayılı CMUK’un 310/1.maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra temyiz isteğinde bulunulduğu belirlenmiştir. Sanıklar müdafilerinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yönünden; yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1,50/4-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca 18.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1,50/4-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca 12.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca "Ret - Onama" kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri; kusur tespitine, asli kusurlu olmadığına, sanığın fırın işçisi olduğuna, kalıcı sakat kaldığına, adli para cezasının on taksitle sınırlandırılmasının hakkaniyete uygun düşmediğine, kararın bozulması talebine ilişkindir. B. Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri; olayda bilirkişi raporları, olay yerinde bulunan mobese kamera kaydı görüntüleri, tanık anlatımları ile sabit olduğu üzere müvekkilin taksire dayalı olarak dahi bir kusuru bulunmadığına, müvekkil hakkında verilen bu cezalar yargılama aşamasında toplanan deliller, dinlenen tanık ve katılan beyanlarıyla da açıkça çelişmekte olduğuna, eksik inceleme ile karar verildiğine, sanığın taksire dayalı kusurunun olmadığına, müvekkile atfedilecek ihmal derecesinde dahi kusur bulunmadığına, hiçbir şekilde müvekkilin üzerine atılı suçu kabul etmemekle birlikte olayda somutlaştırılmış bir zarar bulunmadığına, CMK 231. Maddesi gereği zararın bulunup bulunmadığı, varsa bir zarar giderilmesinin istenilip istenilmediği sorulmadan hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmiş olduğuna, hiçbir şekilde suçu kabul etmemekle birlikte verilen cezaya ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasının da hukuka aykırı olduğuna, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. C. Katılan vekilinin temyiz sebepleri; sanık ... kusuru nedeniyle bir kişinin ölümüne, sanık ... kusuru ile bir kişinin yaralanmasına ve ölümüne sebebiyet vermesine rağmen alt sınırdan ceza öngörülmesi, indirim uygulanması, usul ve yasaya aykırı olduğuna, ayrıca, sanık ...'un alkollü olarak motosiklet kulllanması nedeniyle bilinçli taksir koşullarının oluştuğu gözetilmeden karar verilmiş olduğuna, vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. D. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; "...Sanıklardan ...'un kazadan bir saat sonra yapılan alkol ölçümünde 0,25 promil alkollü olduğu, kazanın meydana gelmesinde de asli kusurlu olması nedeniyle bu şekilde araç kullanmasının davranışlarını olumsuz yönde etkilediği, bu nedenle sanığın eyleminde bilinçli taksir koşullarının oluşması nedeniyle tayin olunan cezasında TCK'nun 22/3 maddesi uyarınca arttırım yapılması gerekirken eksik ceza tayini usul ve yasaya aykırıdır..." gerekçelerine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 16:54 sıralarında, sanık sürücü ...'in sevk ve idaresindeki 48 M 2366 plaka sayılı otomobil ile meskun mahalde, gündüz vakti iki yönlü yolda seyretmekte iken olay mahalli kavşağa geldiğinde, seyir istikametine göre sol taraftaki sokağa girmek için manevra yaptığı sırada, arkadan sol şeridi takiben gelen ve kazadan yaklaşık 45 dakika sonra yapılan ölçümde 0,25 promil alkollü vaziyette olan sanık sürücü ...'un sevk ve idaresindeki 35 BTV 34 plaka sayılı motosiklet ile çarpışması sonucu, motosiklette yolcu olarak bulunan ...'in öldüğü, şikayeti devam etmekte olan sanık sürücü ...'un vücudunda 5. derecede kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı olayda; sanık ... hakkında olay sonrasında düzenlenen trafik kazası tespit tutanağında bir kusurunun bulunmadığından bahisle ölen ...'e karşı taksirle öldürme suçundan Ek Kovuşturma Yapılmasına Yer Olmadığına Dair karar verilerek kazada kusurlu bulunan sanık ... hakkında kamu davası açıldığı, Marmaris 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/528 Esas sayılı dosya üzerinde yürütülen kovuşturma işlemleri çerçevesinde düzenlenen Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 17/09/2013 tarihli raporunda, sanık sürücü ...'in sevk ve idaresindeki vasıta olay mahalli kavşaktan sola doğrultu değiştirmeden evvel, yetersi mesafeden dönüş sinyalini yakması ile birlikte, hız azaltarak kavşağa yaklaşması, sağ şeridin solunda kavşak karşısında durup karşı şeridi her iki yönden gelebilecek araç trafiği itibari ile gerektiği şekilde kontrol etmesi, müsait ortam oluştuktan sonra dönüşe geçerek seyrini sürdürmesi gerekmekte iken bu hususlara riayet etmediği, mevcut hızı ile kaza mahaline yaklaştığı, daha önce sol şeride geçen ve sol şeridi takiben yaklaşan ilk geçiş hakkına sahip motosiklete rağmen kontrolsüzce dönüşe geçerek önünü kapattığı motosiklet ile çarpışmış olmakla asli derece kusurlu olduğunun bildirilmesinin ardından Marmaris 3. Asliye Ceza Mahkemesinde devam eden yargılamada, "Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin raporuna göre asli kusurlu olan ... hakkında taksirle öldürme suçundan Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına" karar verildiği ve kararın itiraz edilmeden kesinleştiği, sanık ... hakkında atılı taksirle öldürme suçundan dava açıldığı, yine yapılan yargılama sırasında sanık ...'un soruşturma aşamasında şikayetçi olduğu ve müşteki sanık ...'un şikayeti konusunda Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığınca bir karar verilmediği fark edilerek yeniden suç duyurusunda bulunulduğu ve Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığınca 19/11/2014 tarihli iddianame ile sanık ... hakkında taksirle yaralama suçundan kamu davası açıldığı ve davaların birleştirilmesine karar verildiği, sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2 maddesinin uygulanma ihtimalinin bulunması ve TCK'nun 85/2 maddesine göre sanığın 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasının verilebileceği gözetildiğinde sanık ... hakkında açılan kamu davasına bakmaya Ağır Ceza Mahkemesinin görevli olduğundan, Marmaris 3. Asliye Ceza Mahkemesince görevsizlik kararı verilerek yargılamanın Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesince devam edildiği, Marmaris 3. Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan keşfe dayalı düzenlenen 13.03.2013 tarihli bilirkişi raporunda, sanık ...'un asli derecede tamamen kusurlu, otomobil sürücüsü ...'in ise kusursuz olduğunun belirtildiği, Marmaris 3. Asliye Ceza Mahkemesinde alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 17.09.2013 tarihli raporunda ise, sanık ...'un tali derecede kusurlu olduğu, ölen ...'in tali derecede kusurlu olduğu, otomobil sürücü sanık ...'in ise sevk ve idaresindeki vasıta olay mahalli kavşaktan sola doğrultu değiştirmeden evvel, yeterli mesafeden dönüş sinyalini yakması ile birlikte, hız azaltarak kavşağa yaklaşması, sağ şeridin solunda kavşak karsısında durup karşı şeridi her “iki yönden gelebilecek araç trafiği itibariyle “ gerektiği şekilde kontrol etmesi, müsait ortam oluştuktan sonra dönüşe geçerek seyrini sürdürmesi gerekmekte iken bu hususlara riayet etmemiş, mevcut hızı ile mahalle yaklaşmış, daha önce sol şeride geçen ve sol şeridi takiben yaklaşan “ilk geçiş hakkına sahip” motosiklete rağmen kontrolsüzce dönüşe geçerek önünü kapattığı motosiklet ile çarpışmış olmakla asli derecede kusurlu olduğunun belirlendiği, Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinde alınan 20.07.2015 tarihli bilirkişi raporunda, sanık sürücü ...'un asli kusurlu olduğu, sanık sürücü ...'in ise kusursuz olduğunun bildirilmesi üzerine, İTÜ Ulaştırma Ana Bilim Dalı Karayolu ve Trafik Mühendisliği Öğretim üyelerinden alınan 29.11.2015 tarihli raporda ölen ...'in alt düzeyde tali kusurlu olduğu, sanık ...'un asli kusurlu, sanık ...'in ise tali kusurlu olduğu şeklinde görüş belirten rapor hükme esas alınarak sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1,50/4-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca 18.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1,50/4-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca 12.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR A. Katılan Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden; Katılan vekilinin yüzüne karşı 09.05.2016 tarihinde verilen karara karşı, 1412 sayılı CMUK’un 310/1.maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra temyiz isteğinde bulunduğunun anlaşılması karşısında; 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereğince temyiz isteminin Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE; B. Sanıklar Müdafileri ile O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstekleri Yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanıklar müdafileri ile o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanıklar müdafilerinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.06.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2020/9236, K. 2024/3369, T. 26.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2020-9236-e-2024-3369-k-00f05626689e