Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/860 E. 2023/4468 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/860
- Karar No
- 2023/4468
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/298 E., 2015/444 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanık TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmü, katılan ... vekilinin temyiz hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden sanığın hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Selçuk Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.11.2015 tarihi ve 2015/298 Esas. , 2015/444 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan 2863 sayılı Kanun'un 65 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 nci maddesinin birinci, üçüncü fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 03.04.2019 tarihli ve 2016/18628sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan vekilinin temyiz isteği; Sanığa verilen hapis cezasının ertelenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, Katılan kurum lehine eksik vekalet ücreti takdir edildiğine, Diğer temyiz sebeplerine, İlişkindir. B. Sanığın temyiz isteği; Dava konusu eylemi sel nedeniyle hayvanlarını telef olmasından dolayı gerçekleştirdiğine, Suç kastının olmadığına, Kararın hukuka aykırı olduğuna, Diğer temyiz sebeplerine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemenin Kabulü; 1."Mahkememizce yapılan yargılamaya, sanığın savunmasına, mahallinde yapılan keşfe ve bilirkişi raporlarına, İzmir Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurullarının Kararlarına ve tüm dosya kapsamına göre; olay tarihinde sanığın İzmir 1 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 17/09/1998 tarih 7529 sayılı kararına göre 2. derecede doğal sit alanı olarak tescil edilen Selçuk İlçesi Atatürk Mahallesi Pamucak Mevkiinde Kaim mülkiyeti hazine adına kayıtlı 300 ada 5 parsel sayılı araziye ruhsatsız olarak 16x40 metre boyutlarında 3,5 metre yüksekliğinde demir borular üzerine trapez saçtan malzeme ile örterek hayvan ağılı yaptığı, sanığın savunmasından ve Selçuk Belediyesi görevlilerince tanzim edilen 11/03/2015 tarihli yapı tatil zaptından anlaşıldığı, her ne kadar sanık savunmasında hayvanlarını selden kurtarmak için söz konusu hayvan ağılını yaptığını beyan etmişse de bu durumun TCK'nın 25/2. maddesinde düzenlenen zaruret hali olarak değerlendirilemeyeceği, yine suça konu alanın doğal sit alanı olduğunu bilmediğine ilişkin savunmasına ise sanığın yaklaşık 12 yıldır Zeytinköy Köyü muhtarı olması, 14/12/1998 tarihli hoparlör ilan zabıt varakasına ve 20/11/1998 tarihli ilan asma tutanağına göre İzmir 1 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 17/09/1998 tarih 7529 sayılı kararının mahallinde ilan edilmesi, dava konusu taşınmazın tapu kaydında 01/03/1993 tarihinde konulan "bir kısmı 1. Derece, bir kısmı 2. Derece doğal sit alanıdır" şeklinde ve 12/02/1999 tarihinde konulan "2. Derecede doğal sit alanıdır" şeklinde şerh bulunması karşısında itibar edilemeyeceği, 2863 sayılı Yasanın 9/1 maddesindeki "Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları çerçevesinde koruma bölge kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında inşaî ve fizikî müdahalede bulunulamaz, bunlar yeniden kullanıma açılamaz veya kullanımları değiştirilemez. Esaslı onarım, inşaat, tesisat, sondaj, kısmen veya tamamen yıkma, yakma, kazı veya benzeri işler inşaî ve fizikî müdahale sayılır." hükmü gözönüne alındığında sanığın üzerine atılı suçu işlediği anlaşılmakla eylemine uyan 2863 sayılı yasanın 6498 sayılı yasa ile değişik 65/1-2. Cümle maddesi uyarınca cezalandırılmasına, her ne kadar sanık suça konu hayvan ağılını sonradan kaldırmış ise de daha önce mahkememizin 2010/98 Esas 2010/282 Karar sayılı kararı ile hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinden CMK'nın 231/8.maddesine 6545 sayılı Yasa ile eklenen ek cümle uyarınca hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına, ancak sanık daha önce kasıtlı bir suçtan üç aydan fazla hapis cezasına mahkum olmadığından ve yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği hususunda mahkememizde kanaat oluştuğundan verilen hapis cezasının TCK'nın 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılmış, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." denilmektedir. 2. Mahkemece mahallinde icra edilen keşif neticesinde alınan bilirkişi raporu ile, dava konusu yerin II. derece doğal sit alanı içerisinde kaldığı tespit edilmiştir. IV. GEREKÇE A. Katılan ... Vekilinin Temyiz İsteği Açısından; Mağdur kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan "suçtan zarar görme" kavramının, gerek Ceza Genel Kurulu, gerekse Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında; "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılıp uygulandığı, buna bağlı olarak da dolaylı veya muhtemel zararların, davaya katılma hakkı vermeyeceğinin kabul edildiği, bu hususun, Ceza Genel Kurulunun 11.04.2000 gün ve 65–69, 22.10.2002 gün ve 234–366, 04.07.2006 gün ve 127–180, 03.05.2011 gün ve 155–80, 21.02.2012 gün ve 279–55, 15.04.2014 gün ve 599-190, 28.03.2017 gün ve 214-206 sayılı kararlarında; “dolaylı veya muhtemel zarar, davaya katılma hakkı vermez” şeklinde açıkça ifade edildiği ve Ceza Genel Kurulunun 25.03.2003 gün ve 41–54 sayılı kararında da “tazminat ödenmesi, itibar zedelenmesi ve güven kaybı” gibi dolaylı zararlara dayanarak kamu davasına katılmanın olanaklı olmadığının kabul edilmesi karşısında; doğal sit alanında gerçekleştirilen izinsiz müdahaleler yönünden ...'nın , suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. B. Sanığın Temyiz İsteği Açısından; Mahallinde icra edilen keşif neticesinde dava konusu yerin II. derece doğal sit alanı içerisinde kaldığının tespit edildiği, mahkemece davanın suçtan zarar gören Çevre ve Şehircilik Bakanlığı adına Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne ihbar edilmediği anlaşılmakla, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.06.2020 gün ve 2018/6-472-2020/262 sayılı ilamında, “sanık hakkında açılan kamu davasına katılma hakkı bulunan suçtan zarar görene 5271 sayılı Kanun'un 233 üncü maddesi uyarınca duruşma gününü bildirir çağrı kağıdı tebliğ edilmesi ve aynı Kanun'un 234 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde sayılan hakları kullanma imkanının tanınması gerekirken, bunun yapılmamasının, duruşmadan haberdar edilmeden yargılamaya devam edilerek delil sunma hakkı elinden alınan suçtan zarar gören yönünden hak kısıtlaması niteliğinde olduğunun” belirtilmesi karşısında, suçtan zarar gören Çevre ve Şehircilik Bakanlığı adına Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne duruşma günü usulüne uygun olarak bildirilip, davaya katılma imkanı sağlanmadan hüküm tesis edilmesi suretiyle aynı Kanun'un 234 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine aykırı davranılması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Katılan ... Vekilinin Temyiz İsteği Açısından; Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle ...'nın suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, katılan ... vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Açısından Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle, başkaca yönleri incelenmeyen Selçuk Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.11.2015 tarihi ve 2015/298 Esas., 2015/444 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.10.2023 tarihinde karar verildi.