Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/5466 E. 2023/5619 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/5466
- Karar No
- 2023/5619
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/102 E., 2015/403 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Gaziosmanpaşa 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 11.12.2015 tarihli ve 2015/102 Esas, 2015403 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin dördüncü fıkrası delaletiyle birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası ile 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca sonuç ceza olarak hapis cezasından çevrilen 15.000,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir. 2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 07/10/2020 tarihli ve 2016/97709 sayılı, düzeltilerek onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, 1-Eksik inceleme sonucu hatalı kusur tayini ile sanık hakkında beraat kararı yerine mahkumiyet hükmü kurulmasının ve fazla cezaya hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna, 2-Diğer temyiz sebeplerine, İlişkindir. B.Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri, 1-Asli ve tam kusurlu sanık hakkında eksik ceza uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, 2-Diğer temyiz sebeplerine, İlişkindir. C.Mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz sebebi, Sanık hakkında sonuç ceza olarak hükmedilen 2 yıl 1 ay hapis cezasının 760 gün karşılığı adli para cezasına çevrilmesi sırasında hesap hatası sonucu 15.200,00 TL adli para cezası yerine 15.000,00 TL adli para cezasına hükmedilmesi suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Yerel Mahkemenin Kabulü; "Sanığın olay günü kullandığı araç ile seyir halinde iken yaya olarak kaldırımda yürüyen 2002 doğumlu ...'e çarparak ölümüne neden olduğu" belirtilmiştir. 2.Sanık sürücü aşamalarda, olay tarihinde kamyonu ile patates sattığını, bir bayanın patates satın almak istemesi üzerine aracını durdurduğunu akabinde tekrar aracı hareket ettirerek biraz ilerlediği sırada bir yükseltinin üzerinden geçtiğini fark etmesi nedeni ile aracın dikiz aynasından baktığında aracın arka sağ tarafında yerde yatan bir çocuk gördüğünü ve ortalık kalabalıklaşınca korkup kaçtığını, meydana gelen olayda kusurunun bulunmadığını beyan etmiştir. 3.Katılanlar şikayetçi olduklarını ve katılmak istediklerini beyan etmekle haklarında katılma kararı verilmiştir. 4.Aşamalarda tanık sıfatı ile dinlenen sanığın kamyonetinin kasasında bulunan yeğeni Zekeriya Andaç, kaza günü patates soğan sattıklarını ve kendisinin kamyonetin kasasında olduğunu, bir müşteri için durduklarını ancak sonra müşteri patates almaktan vazgeçince amcası olan sanığa devam et dediğini, sanığın hareket ettiği sırada tekerleğin birşeyin üzerinden geçtiğini bunun üzerine aracın durduğunu ve araçtan inerek sanığa bir çocuğu ezdik şeklinde uyarıda bulunduğunu sanığın kendisine araca binmesini söylemesi üzerine araca bindiğini ve korktukları için olay yerinden kaçtıklarını, sanığın araçtan hiç inmediğini beyan etmiştir. 5.Dosya kapsamında bulunan 26/06/2012 tarihli görüntü çözümlemesine ilişkin teknik bilirkişi raporunda, kamera açısı nedeni ile kaza anının tam olarak görünmediği ancak izlenen görüntü kayıtlarına göre olay günü kaza mahallinde sokak üzerinde top oynayan çocuklar bulunduğu, kameranın 16.37 dakikasında kamyonetin sol yan ve arka kasa kapakları açık şekilde içinde sebze çuvalı benzeri çuvallar bulunduğunu halde görüntüye girdiği, bir erkek şahsın koşarak şoförü uyardığı ve bu şahıs aracın kasasına bindikten sonra aracın uzaklaştığı, araç uzaklaşırken arkasından bir kaç kişinin koştuğu, sokağın kalabalıklaştığı ve insanların panik halinde hareket ettiği belirtilmiştir. 6.Kovuşturma aşamasında yapılan keşif üzerine düzenlenen 09/04/2010 tarihli tek kişilik bilirkişi raporunda, sanığın kusur durumu açısından ikili bir inceleme yapılmış olup ölen yaya ...'in kaçan topun peşinden taşıt yoluna çıkarak bilgi vermeden kamyonetin altına girmesi nedeni ile meydana gelen olayda her halükarda asli kusurlu bulunduğu, ancak sanık sürücünün kusur durumu açısından birinci durum olarak sanığın duraklama yaptığı sırada araçtan inerek tekrardan araca bindiği esnada etrafını kontrol etmeden harekete geçmesi nedeni ile tali kusurlu olacağı, ikinci bir durum olarak ise sanık sürücü aracına binerken yaya ...'in aracın altına girmiş olması halinde sürücü durumu fark edemeyeceğinden meydana gelen olayda sanığın kusurunun bulunmayacağı yönünde görüş bildirilmiştir. 7. Kovuşturma aşamasına ait, dosyanın tevdi üzerine düzenlenen 13/10/2015 tarihli Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin heyet raporunda, "... a) Sanık sürücü sevk ve idaresindeki kamyon ile meskun mahalde sokak içerisinde durakladığı yerden, harekete geçmeden evvel, yaya trafiği itibariyle gerek görüş alanını gerekse çevresel kontrolünü gerektiği şekilde kontrol ettikten sonra harekete gererek seyrini sürdürmesi gerekmekte iken, bu hususlara riayet etmemiş, ön tarafta sokak içerisinde çocukların bulunduğunu bildiği halde gerek görüş alanı ve gerekse çevresel kontrolü gerektiği şekilde yapmadan durakladığı yerden tedbirsizce harekete geçerek kaplama içerisinde bulunan yayaya çarpmış olmakla kusurludur. b) Müteveffa yaya, iki yönlü araç trafiğine açık yol içerisinde bulunarak can güvenliğini tehlikeye düşürmüş olup, korunma tedbiri alamadığı gelen vasıtanın sademesine maruz kalarak meydana getirdiği olayda, sergilemiş olduğu bu davranış faktörleri sonuç üzerinde tali derecede etken olmuştur." şeklindeki tespitlere yer verilerek meydana gelen kazada sanık sürücü ...'ın asli kusurlu, ölen yaya ...'in ise tali kusurlu bulunduğu görüş ve kanaati belirtilmiştir. 8.Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesinin 02/02/2010 tarihli raporunda, ...'in genel beden travmasına bağlı kafatası ve yüz kemiklerinde kırıklarla birlikte beyin kanaması, beyin doku harabiyeti ve iç organ yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu öldüğü belirtilmiştir. 9.Sanığa ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. IV. GEREKÇE Yerel mahkeme kararında yapılan inceleme neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23/01/2018 tarih 2017/463 esas 2018/20 karar sayılı ve 23/01/2018 tarih 2015/962 esas 2018/16 karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinin infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında, 5237 sayılı Kanun'un 52/4. maddesi yerine 5275 sayılı Kanunun 106/3 maddesinin uygulanması bozma nedeni yapılmamıştır. A.Sanık hakkında hükmedilen sonuç ceza olan adli para cezasının günlük miktarının takdir edilmesinin dayanak maddesi olan 52/2 maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/6 ncı maddesine aykırı davranılması, Kanuna aykırı olup, söz konusu aykırılıklar Yargıtay tarafından düzeltilmiştir. BI.Sanık müdafinin, eksik inceleme sonucu hatalı kusur tayini ile hakkında beraat kararı yerine mahkumiyet hükmü kurulmasının ve fazla cezaya hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden, Olay ve olgular kısmında yer verilen adli tıp kurumu heyet raporu doğrultusunda asli kusurlu bulunan sanık hakkında, taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca hükmolunan 2 yıl 1 ay hapis cezasının, aynı kanunun 50 nci maddesinin dördüncü fıkrası delaletiyle birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hesap hatası sonucu 760 tam gün yerine 750 tam gün üzerinden günlüğü 20,00TL'den adli para cezasına çevrilmesi esnasında sonuç adli para cezasının 15.200,00 TL yerine sehven 15.000,00 TL olarak belirlenmesi suretiyle sanık hakkında yazılı şekilde eksik cezaya hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. BII. Diğer temyiz sebepleri yönünden, Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. CI.Katılanlar vekilinin, asli ve tam kusurlu sanık hakkında eksik cezaya hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden, Olay ve olgular kısmında yer verilen adli tıp kurumu heyet raporu doğrultusunda asli kusurlu bulunan sanık hakkında, taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca hükmolunan 2 yıl 1 ay hapis cezasının, aynı kanunun 50 nci maddesinin dördüncü fıkrası delaletiyle birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hesap hatası sonucu 760 tam gün yerine 750 tam gün üzerinden günlüğü 20,00 TL'den adli para cezasına çevrilmesi esnasında sonuç adli para cezasının 15.200,00 TL yerine sehven 15.000,00 TL olarak belirlenmesi suretiyle sanık hakkında yazılı şekilde eksik cezaya hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. CII.Diğer temyiz sebepleri yönünden, Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. D.Mahalli Cumhuriyet savcısının, sanık hakkında sonuç ceza olarak hükmedilen 2 yıl 1 ay hapis cezasının 760 gün karşılığı adli para cezasına çevrilmesi sırasında hesap hatası sonucu 15.200,00 TL adli para cezası yerine 15.000,00 TL adli para cezasına hükmedilmesi suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayinin hukuka aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden, Olay ve olgular kısmında yer verilen adli tıp kurumu heyet raporu doğrultusunda asli kusurlu bulunan sanık hakkında, taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca hükmolunan 2 yıl 1 ay hapis cezasının, aynı kanunun 50 nci maddesinin dördüncü fıkrası delaletiyle birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hesap hatası sonucu 760 tam gün yerine 750 tam gün üzerinden günlüğü 20,00TL'den adli para cezasına çevrilmesi esnasında sonuç adli para cezasının 15.200,00 TL yerine sehven 15.000,00 TL olarak belirlenmesi suretiyle sanık hakkında yazılı şekilde eksik cezaya hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünün A, BI, CI ve D numaralı maddelerinde açıklanan nedenlerle Gaziosmanpaşa 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 11.12.2015 tarihli ve 2015/102 Esas, 2015403 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin, katılanlar vekilinin ve mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği sanık hakkındaki taksirle öldürme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin hükmün (4) numaralı bölümünde yer alan "Sanığın eylemi taksirli suç olması nedeniyle, TCK 50/4 maddesi yollamasıyla TCK’nın 50/1-a maddesi gereğince, suçun işlenmesindeki özelliklere göre, sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri de dikkate alınarak taksirli suçtan verilen hapis cezası 750 tam gün olarak kabul edilip; bir günü takdiren 20 TL den olmak üzere 15.000 TL ADLİ PARA CEZASINA ÇEVRİLMESİNE," ibaresinin hükümden çıkartılması ile yerine "Sanığa verilen hapis cezasının, sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre 5237 sayılı TCK'nın 50/4. maddesi delaletiyle 50/1-a maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmesine, TCK'nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 760 tam gün olarak belirlenmesine, sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak TCK'nın 52/2. maddesi uyarınca takdiren bir gün karşılığı olarak belirlenen 20,00 TL ile çarpılması suretiyle hesaplanan 15.200,00 TL adli para cezasına çevrilmesine" ibaresinin eklenmesi ve hükmün (5) numaralı bölümünde yer alan "Katılan" ibaresinin çıkartılması ile yerine "Katılanlar" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.12.2023 tarihinde karar verildi.