Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/5019 E. 2023/2604 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2020/5019
Karar No
2023/2604
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/456 E., 2016/526 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.04.2016 tarihli ve 2016/456 Esas, 2016/526 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince neticeten 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası hak yoksunluklarına hükmedilmesine karar verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 21.09.2020 tarihli ve 2016/254628 sayılı, ''taksirli suçlarda uygulama imkanı olmayan hak yoksunluklarına hükmedilmesinin'' kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle ile hükmün düzeltilerek onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istediği; Mahkemece keşif yapılarak, bilirkişi raporu aldırılıp, sanığın kusur durumunun tespit edilmesinden sonra karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. 2.Katılanlar vekilinin temyiz isteği; Cezanın az olduğuna ilişkindir. 3. Sanık müdafiinin temyiz istemi; Temyiz iradesinden ibarettir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; Yerel Mahkemenin Kabulü; 1. Olay günü saat 03:00 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki otomobille meskun mahalde, iki yönlü, iki şeritli, aydınlatması olmayan, azami hız limiti 50 km/sa olan köy yolunda seyir halindeyken direksiyon hakimiyetini kaybederek istikametine göre solundaki elektirik direğine çarptığı, kaza nedeniyle aracında yolcu olarak bulunan ...'ın öldüğü, kazadan sonra alkolmetre ile yapılan ölçümde sanığın 255 promil alkollü olduğu tespit edilen olayda, mahkemece kazanın meydana gelmesinde sanığın kusurlu olduğu ve bilinçli taksirle hareket ettiği kabul edilerek uygulama yapılmıştır. 2. Katılanlar sanıktan şikayetçi olduklarını beyan etmişlerdir. 3. Sanık suçunu ikrar etmiştir. 4. Kaza tespit tutanağında sanığın Karayolları Trafik Kanunu'nun 52 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan sürücülerin ''Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak'' zorunda olduğu kuralını ihlal ettiğinden kusurlu olduğu kanaati bildirilmiştir. 5. Olay yeri inceleme raporunun, sanığın adli sicil kaydının, alkolmetre çıktısının dosyada olduğu görülmüştür. IV. GEREKÇE Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkemenin oluş ve kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür. 1. O yer cumhuriyet Savcısının temyiz istemi yönünden; Kaza tespit tutanağının, oluş ve dosya kapsamının birbiri ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği, dosyadaki belgelerin ve beyanların hüküm vermeye yeterli olduğu, hakimin keşif yapmamasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılarak hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Katılanlar vekilinin temyiz istemi yönünden; 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak asli kusurlu ve tam kusurlu olarak bir kişinin ölmesine neden olan sanık hakkında belirlenen temel ceza miktarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılarak hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, o yer Cumhuriyet savcısının ve katılanlar vekilinin tüm temyiz sebepleri, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. 4. Sanık kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen taksirli suçlarda uygulama olanağı bulunmayan hak yoksunlarının uygulanması dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde 4 numaralı bentte açıklanan nedenle Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.04.2016 tarihli ve 2016/456 Esas, 2016/ 526 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının 6. fıkrasının hükümden çıkarılması suretiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.09.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2020/5019, K. 2023/2604, T. 05.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2020-5019-e-2023-2604-k-e2d57bea4d1c