Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/12016 E. 2024/8061 K.
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/12016
- Karar No
- 2024/8061
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/111 E. 2016/165 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığına, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık ... hakkında kurulan hükmün; sanık ... müdafii, katılan sanık ... müdafii, katılanlar ... ile ... vekili tarafından, katılan sanık ... hakkında kurulan hükmün ise; katılan sanık ... vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Katılan sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 22/6 maddesinin yollaması ile 5271 sayılı CMK'nın 223/4-b maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmiş, 2.Sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62, 51/1-3-6-7-8 ve 53/6. maddeleri uyarınca 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve bu hapis cezasının ertelenmesi ile 2 yıl süreyle ehliyetine el konulmasına karar karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri; kusur durumunun hatalı olduğuna ve re'sen gözetilecek sebeplere ilişkindir. B.Katılan sanık ... müdafii temyiz sebepleri; ... hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanık ... hakkında verilen ceza miktarının az olduğuna ve suç vasfının hatalı belirlendiğine ilişkindir. C.Katılanlar ... ile ... vekilinin temyiz sebepleri; ceza miktarının az olduğuna ve suç vasfının hatalı belirlendiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 20.02.2016 günü saat 13.30 sıralarında katılan sanık ...'nun sevk ve idaresindeki araç ile meskun mahal içi, 50 km/s hız sınırının bulunduğu, bölünmüş, düz ve eğimsiz yolda seyir halindeyken, kaza mahalli olan kontrolsüz dört yönlü kavşağa geldiğinde istikametine sağ tarafından, kendisine hitaben Yol Ver levhası bulunmasına rağmen kontrolsüzce kavşağa giriş yapan sanık ...'nın idaresindeki araca çarpması, çarpmanın etkisiyle de aracının sola savrularak takla atması neticesinde katılan sanık ...'nun aracında yolcu olarak bulunanlardan ...'nun öldüğü, ...'nun ise basit tıbbi müdahale ile iyileşebilecek şekilde yaralandığı olayda, hükme esas alınan Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen 05.042016 tarihli raporda; katılan sanık ...'nun idaresindeki araç ile kaza mahalli olan kavşağa yaklaşırken hızını azaltmaması sebebiyle alt düzeyde tali kusurlu olduğu, sanık ...'nın ise idaresindeki araç ile girişinde “Yol Ver” trafik levhası bulunan kavşağa, durup trafiği kontrol etmeden dikkatsizce girmesi ile ilk geçiş hakkına sahip olan katılan sanık ...'nun geçişini beklememesi sebebiyle asli kusurlu olduğu belirtildiği anlaşılmakla, mahkemece asli kusurlu kabul edilen sanık ... hakkında üzerine atılı taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/2 maddesi uyarınca mahkumiyet kararı verilmiş, tali kusurlu olduğu kabul edilen katılan sanık ... hakkında ise üzerine atılı taksirle öldürme suçundan "kişisel ve ailevi durumu bakımından cezaya hükmedilmesini gereksiz kılacak derecede mağdur olduğundan" gerekçesine dayanılarak 5237 sayılı TCK'nın 22/6 maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 223/4-b maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR A.Katılan Sanık ... Hakkındaki Ceza Verilmesine Yer Olmadığı Hükmüne Yönelik Katılan Sanık Müdafii Temyiz Nedenlerinin İncelenmesi ile; Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suç açısından sanığın ceza verilmesine yer olmayacak derecede mağdur olduğunun gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında katılan sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B.Sanık ... Hakkındaki Mahkumiyet Hükmüne Yönelik Sanık Müdafii, Katılan Sanık ... Müdafii ve Katılanlar Vekilinin Temyiz Nedenlerinin İncelenmesi ile; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafinin, katılan sanık ... müdafinin ve katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilirken, sanığa ait sürücü belgesinin sınıfının belirtilmesi ve kazaya karışan aracı sürme yetkisi veren sınıf ile sınırlı olarak sürücü belgesinin geri alınması gerekirken, sanığın, (B) ve (A2) sınıfı ehliyetinin bulunması ve yargılamaya konu trafik kazasını yönetimindeki otomobil ile yapması nedeniyle otomobil kullanacaklara verilen (B) sınıfı ile sınırlı olarak sanığın sürücü belgesinin geri alınması yerine 5237 sayılı TCK'nın 53/6. maddesinin amacına aykırı şekilde sanığa ait sürücü belgesinin sınıfı belirtilmeden geri alınmasına karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafinin, katılan sanık ... müdafinin ve katılanlar vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin bölümünde yer alan "sürücü belgesinin" ibaresinin "(B) sınıfı sürücü belgesinin" ibaresi ile değiştirilmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2024 tarihinde karar verildi.