Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/11840 E. 2024/5416 K.
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/11840
- Karar No
- 2024/5416
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/1304 E., 2016/632 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50, 52/4, 53/6. maddeleri uyarınca 12.100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzeltilerek onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı, ölen yayanın asli ve tam kusurlu olduğu, sanığın hızının hız limitleri içerisinde olduğundan hukuka aykırı mahkumiyet hükmünün temyiz istemine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; azami hız limitinin 70km/s olduğu yerleşim yeri içinde 07.11.2014 günü saat 23:27 sıralarında aydınlatma bulunan eğimsiz, düz, kuru yüzeyli, asfalt kaplama yolda, gece vakti sürücü ...’ın yönetimindeki ... plaka sayılı otomobil ile Kampüs yönünden, Yeni İstanbul Caddesi'ni takiben seyri sırasında olay yerine geldiğinde, seyir yönüne göre yolun solundan karşısına koşarak geçmeye çalışan yaya ...'a aracının ön sol kısmıyla çarpması sonucu, yayanın ölümüyle sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde, kaza tespit tutanağında; sanık ...'ın zeminde 8,5 metre fren izinden sonra çarpıp, çarpmadan sonra da 19,5 metre fren izi ile ileride durabildiği kazada 2918 Sayılı KTK'nın 52/1-a.maddesinde belirtilen "sürücüler araçların hızını kavşaklara,virajlara,dönemeçlere,bağlantı yollarına yaklaşırken azaltmamak" kuralını ihlal etmesi nedeniyle tali kusurlu olduğu belirtilmiş, Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinin 02.03.2016 tarihli adli raporda; ölen yaya ...'ın karşıdan gelen otomobilin hızını ve mesafesini dikkate almayıp alkollü vaziyette yola girerek kazaya sebebiyet vermesi nedeniyle asli kusurlu olduğu, sanığın hızının mahal şartlarının üzerinde olmadığı, çarpmayı önleyebilmek adına oluş şartlarında alabileceği başka bir önlem bulunmadığı, bu nedenle herhangi bir kusurunun bulunmadığı belirtilmiş, kaza tespit tutanağı ile Ankara Trafik İhtisas Dairesince düzenlenen rapor içeriğinin çelişkili olması nedeniyle dosya Karayollarından oluşan 3'lü bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişiler tarafından düzenlenen 02.05.2016 tarihli raporda; sanık ...'ın gece vakti olay yerine yaklaştığında sol kaldırım üzerinde gördüğü ve karşıya geçmek üzere olan yayayı ilk gördüğünde yola girebileceğini öngörüp uyarmamakla ve aracının seyir hızını düşürmemekle tali kusurlu olduğunun belirtildiği, Yerel Mahkemece kaza tespit tutanağı ile üçlü bilirkişi raporunun dosya kapsamı ile uyumlu olduğu kanaatine varılarak sanığın yönetimindeki araca ait çarpma noktasından önce 8,5 metre, çarpma sonrasında 19,5 metre fren izinin bulunduğu, dolayısıyla sanığın hızlı seyrettiği, hızlı seyretmese idi tedbir alma imkanının bulunduğundan tali kusurlu olduğu kabul edilerek sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Sanık hakkında kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi esnasında esas tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle 5237 sayılı Kanunun 52/3.maddesine aykırı davranılması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Konya (Kapatılan) 16. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının 3 numaralı paragrafın çıkarılarak yerine "Sanığın sosyal ve ekonomik durumu nazara alınarak 1 yıl 8 ay hapis cezasının TCK'nın 50/4. maddesi delaleti ile 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, TCK'nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 605 tam gün olarak belirlenmesine; TCK'nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20 TL olarak hesabıyla 12.100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2024 tarihinde karar verildi.