Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/11597 E. 2024/4094 K.
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/11597
- Karar No
- 2024/4094
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/153 E., 2016/152 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii ile katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca 18.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; eksik inceleme ile karar verildiğine, ceza miktarının fazla olduğuna ilişkindir. 2.Katılan vekilinin temyiz sebepleri; ceza miktarının az olduğuna ve ve re'sen gözetilecek sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 22.09.2015 günü saat 06.10 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki çekici ve çekiciye bağlı yarı römork ile meskun mahal dışı, bölünmüş, 70 km/s hız sınırı bulunan, iki şeritli, yedi metre genişliğindeki düz ve eğimsiz asfalt yolda seyir halindeyken, aynı istikamette önünde sağ şerit üzerinde seyir halinde olan katılan ...'ın idaresindeki minibüse arkadan çarpması neticesinde minibüste yolcu olarak bulunanlarda ...'un öldüğü, ...'ın basit tıbbi müdahale ile iyileşemeyecek ve vücudunda 4.derecede kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı, ...'ün ise basit tıbbi müdahale ile iyileşemeyecek ve vücudunda 6.derecede kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı olayda, hükme esas alınan kaza tespit tutanağı ile keşfe binaen tanzim edilen 14.04.2016 tarihli bilirkişi raporunda; sanığın idaresindeki araç ile seyir halindeyken önünde giden aracı güvenli ve yeterli bir mesafeden izlememesi sebebiyle asli kusurlu olduğu, katılan ...'ın ise herhangi bir kusurunun bulunmadığı belirtildiği anlaşılmakla, mahkemece asli kusurlu olduğu kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.01.2018 tarihli, 2017/463 esas, 2018/20 karar sayılı ve 23.01.2018 tarihli, 2015/962 esas, 2018/16 karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinin infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında, 5237 sayılı TCK'nın 52/4. madde ve fıkrasının yanı sıra 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106. maddesinin uygulanması, bozma nedeni yapılmamıştır Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafi ile katılan vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Sanık hakkında hükmedilen uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken TCK’nın 50/4. maddesi yönlendirmesi ile TCK’nın 50/1-a maddesi olarak gösterilmesi gerekirken TCK’nın 50/1-a maddesi olarak gösterilmesi ve hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken, adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısı ve uygulama maddesi olan TCK'nın 52/3. maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Kırıkhan Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafi ile katılan vekili temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, hükmün dördüncü fıkrasının çıkarılarak yerine ''Sanığın kişilik ve sosyal özellikleri nazara alınarak, sanığa verilen hapis cezasının TCK'nın 50/4.maddesi delaleti ile 50/1-a. maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, sanığa verilen adli para cezasının TCK'nın 52/3. maddesi gereğince 910 tam gün karşılığı adli para cezası olarak belirlenmesine, TCK'nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve şahsi halleri gözönünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20,00 TL olarak hesabıyla 18.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.09.2024 tarihinde karar verildi.