Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/11028 E. 2023/5857 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2020/11028
Karar No
2023/5857
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Adana 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2016 tarihli ve 2015/843 Esas, 2016/532 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Müşteki vekilinin temyiz nedenleri; 1.Dava aşamasında kendilerine herhangi tebligat çıkmadığı ve bu nedenler hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğine, 2.Verilen kararın usul ve Yasaya aykırı olduğuna, 3. Sanığın savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğuna, 4. Diğer temyiz nedenlerine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. Yerel Mahkemenin Kabulü; "Sanığın kullanmış olduğu ... plaka sayılı aracında yapılan aramada bir adet zarf açacağı, bir adet bronz hermes figürini, bir adet pirinç broş, toplamda 14 adet sikke ve bir adet boncuğun bulunduğu, eserlerin uzmanlar tarafından incelenmesi sonucu ele geçirilen 14 adet sikkenin 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında tescil ve tasnife tabi olan eski eser niteliği taşıdığının anlaşılması üzerine sanığın müsnet 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçunu işlediği iddiasıyla cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış ise de, sanığın savunması, 04.05.2015 tarihli teslim tesellüm tutanağı, 04.05.2015 tarihli rapor, 03.05.2015 tarihli tutanak ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın Kocavezir Bit pazarından satın aldığını söylediği eşyaların tasnife tabi olduğunu bilmediği bu nedenle müsnet suçu işlemediği yönündeki savunmasının aksine, yakalanan eşyalardan 14 adet sikkenin Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında tescil ve tasnife tabi eski eser niteliğinde olduğunu bilerek bulundurmak suretiyle atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeterli somut maddi deliller elde edilemediği, suçu işleme kastı ile hareket ettiği sabit olmadığından müsnet suçtan sanığın beraatine karar vermek gerekmiştir. " denmiştir. B. Sanık savunmasında; " Olay günü eşim adına ruhsatlı ... plakalı araçta görevliler tarafından bulunan siyah kama, heykel ve broşu Kocavezirdeki bit pazarından satın almıştım. Suça konu sikkeleri de dayım olan Denizli mahallesindeki Yaşar Koğa isimli kişinin evinin bahçesinde gezerken olay tarihinden 3-4 gün önce bulmuştum. Ben eski eşyaları biriktirme merakım vardır. Ben bu eşyaların tasnife tabi olduğunu bilmiyordum dedi. " şeklinde beyanda bulunmuştur. IV. GEREKÇE Suçtan zarar gören ... vekilinin temyiz istemi davaya katılma talebi olarak değerlendirilmiş olup, müşteki kurumun 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kamu davasına katılan olarak kabulüne karar verilmek suretiyle yapılan incelemede; 1.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.06.2020 gün ve 2018/6-472-2020/262 sayılı ilamında, “sanık hakkında açılan kamu davasına katılma hakkı bulunan suçtan zarar görene 5271 sayılı Kanun'un 233 üncü maddesi uyarınca duruşma gününü bildirir çağrı kağıdı tebliğ edilmesi ve aynı Kanun'un 234 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde sayılan hakları kullanma imkanının tanınması gerekirken, bunun yapılmamasının, duruşmadan haberdar edilmeden yargılamaya devam edilerek delil sunma hakkı elinden alınan suçtan zarar gören yönünden hak kısıtlaması niteliğinde olduğunun” belirtilmesi karşısında, suçtan zarar gören ... adına İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne duruşma günü usulüne uygun olarak bildirilip, davaya katılma imkanı sağlanmadan hüküm tesis edilmesi suretiyle aynı Kanun'un 234 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine aykırı davranılması, hukuka aykırı bulunmuştur. 2.Dava konusu eserler üzerinde, üniversitelerin arkeoloji ve sanat tarihi kürsülerine mensup öğretim üyelerinden oluşan bağımsız bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak, mevcut durumu itibariyle bilim, kültür, din veya güzel sanatlarla ilgisi, tasnif ve tescile tabi, bildirim zorunluluğu olan, yani 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli kültür varlığı olup olmadığı tespit edilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, dosyanın tarafı konumundaki Müze Müdürlüğünde görevli uzmanlar tarafından hazırlanan rapor hükme esas alınmak suretiyle hüküm tesis edilmesi hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2016 tarihli ve 2015/843 Esas, 2016/532 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2020/11028, K. 2023/5857, T. 21.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2020-11028-e-2023-5857-k-37b46d236d72