Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/5343 E. 2024/8144 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/5343
Karar No
2024/8144
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/1319 E. 2022/536 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Zamanaşımı nedeniyle düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dairemiz bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Çivril Asliye Ceza Mahkemesinin 20.06.2016 tarih, 2016/446 Esas, 2016/672 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/7. maddesi gereğince açılan kamu davasının reddine karar verilmiştir. 2. Dairemizin 27/10/2021 tarih, 2021/657 Esas, 2021/7395 Karar sayılı bozma ilamında; "Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04/06/2020 gün ve 2018/6-472-2020/262 sayılı ilamında, “sanık hakkında açılan kamu davasına katılma hakkı bulunan suçtan zarar görene CMK’nın 233. maddesi uyarınca duruşma gününü bildirir çağrı kağıdı tebliğ edilmesi ve CMK’nın 234/1-b maddesinde sayılan hakları kullanma imkanının tanınması gerekirken, bunun yapılmamasının, duruşmadan haberdar edilmeden yargılamaya devam edilerek delil sunma hakkı elinden alınan suçtan zarar gören yönünden hak kısıtlaması niteliğinde olduğunun” belirtilmesi karşısında, suçtan zarar gören Kültür ve Turizm Bakanlığı adına İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’ne duruşma günü usulüne uygun olarak bildirilip, davaya katılma imkanı sağlanmadan hüküm tesis edilmesi suretiyle CMK’nın 234. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine aykırı davranılması, Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince, hükmün sair yönleri incelenmeksizin isteme uygun olarak BOZULMASINA," gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3.Çivril Asliye Ceza Mahkemesinin 22.04.2022 tarih, 2021/1319 Esas, 2022/536 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmiş olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 28.06.2022 tarih, 2022/86608 sayılı ve onama görüşlü tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; sanıkların cezalandırılması gerektiğine ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda sanık savunması, katılan ve tanık beyanları, dosya içerisinde bulunan diğer bilgi, belge ve tutanaklar ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Çivril İlçesi ... Mahallesi sınırı içerisinde bulunan ... Pınarları mevkindeki hazineye ait binanın İzmir 2 numaralı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulunun 1997 tarih ve 6294 sayılı kararı ile Eımenia Antik Kenti 3. Derece Arkeolojik sınırı içerisinde bulunduğu, suç tarihi içerisinde bulunan 02/07/2007 -12/05/2010 tarihleri arasında sanık ...'in Işıklı Kasabasının belediye başkanı, sanık ...'un muhasebe yetkilisi, ...'in baş katip, ..., ... ve ...'in de encümen üyesi oldukları, arkeolojik sit alanı içerisinde bulunan yerin 25/06/2004 tarihli encümen kararıyla sanıklar ..., ..., ... ve ...'un imzaları ile İbrahim'in katılmadığı toplantıda ... isimli kişiye kiralandığı daha sonra 07/02/2007 tarihinde ise aynı yerin sanıklar ..., ..., ... ve ...'in imzaları ile ...'e kiralandığı, düzenlenen 27/05/2009 tarihli tutanak ile belirtilen yerin ... tarafından işletildiği yönünde yazılan tutanağın Denizli Valiliği tarafından teftiş talebiyle Çivril Kaymakamlığına sunulduğu, Çivril Kaymakamlığınca yapılan incelemede belirtilen yerdeki büfenin arkeolojik sınırda bulunması ve görevlilerin yetkili olmadıkları halde kiralanması sebebiyle işgal edildiğinin belirlendiği, yapılan yargılamada ... hakkında 2863 sayılı yasaya muhalefet suçundan 11/07/2011 tarihinde kamu davası açıldığı ve hakkında Çivril Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/438 esas no'lu dosyası ile mahkumiyet kararı verildiği, diğer sanıkların 2007-2008 yıllarına ait eylemlerinden olan sit alanı kapsamında bulunan taşınmazı kiralama yetki ve görevlerinin bulunmaması, kira bitiminde belediyeye teslim edileceğinin kararlaştırılmış olması nedeniyle 2863 sayılı yasanın 66. maddesindeki suçu oluşturduğundan bahisle Çivril Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2009/583 esas sayılı dosyasında yargılandıkları, ancak mahkemece verilen kararın sanıklar hakkında 2007-2010 yıllarındaki ...'e iş yerinin kiraya verilmesi eylemine dair kamu davası açılmamasına rağmen mahkemece karar verilmesi nedeniyle Yargıtay 5. ceza dairesinin 2012/2015 tarihli kararıyla hükmün bozulduğu, bozma üzerine Çivril Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/63 esas üzerinden yürüttüğü yeni yargılamada 24/03/2016 tarihli karar ile sanıklar ilgili mahkumiyet hükmünün verildiği ve sanıkların Yargıtay ilamı doğrultusunda Çivril CBS'ye ihbarda bulunulduğu, Çivril CBS tarafından sanıklar hakkında ...'in eylemine iştirak halinde bulunduklarından bahisle 12/05/2016 tarihli iddianame ile 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu 65/1, Türk Ceza Kanunu 53. Maddesi uyarınca cezalandırılmaları için tekrardan kamu davası açıldığı ve mahkemece 14/06/2016 tarihinde CMK'nın 223/7. Maddesi uyarınca davanın reddine karar verildiği, Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 12/11/2015 tarihli bozma ilamı ile sanıkların 2007 ve 2008 yıllarından önceki eylemlerinin 2863 sayılı yasanın 66. Maddesindeki suçu, 2007-2008 yıllarındaki eylemlerinin ise ...'in eylemine iştirak niteliğinde ve aynı kanunun 65/1. Maddesindeki suçu oluşturduğunun belirtildiği, bu haliyle mahkemece davanın reddine karar verilemeyeceği ancak 2863 sayılı yasanın 65/1. Maddesinde düzenlenen suçun dava zamanaşımı süresinin TCK'nın 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıl olduğu ve olağanüstü zamanaşımı süresinin ise TCK'nın 67/4 maddesi uyarınca 12 yıl olduğu, ...'in eyleminin 17/11/2008 tarihinde sona erdiğinin Çivril Kaymakamlığı Malmüdürlüğü'nün 20130200014/1 nolu ecrimisil ihbarnamesiyle tespit edildiği , böylece sanıkların üzerine atılı suçun tarihinin 17/11/2008 olduğunun anlaşıldığı , tüm bu hususlar göz önüne alındığında duruşma tarihi olan 22/04/2022 itibariyle 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle, sanıkların üzerine atılı bulunan eylem yönünden sanıklar hakkında açılan kamu davasının TCK'nın 66/1-e ve 67/2-4 maddeleri delaletiyle CMK’nın 223/8 maddesi uyarınca düşürülmesine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Dairemizin 27/10/2021 tarih, 2021/657 Esas, 2021/7395 Karar sayılı bozma kararı üzerine, mahkemece bozma ilamına uyulup uyulmadığı hususunda bir ara karar verilmemiş ise de; Ceza Genel Kurulunun kararlılık gösteren içtihatlarında da açıkça belirtildiği üzere, mahkemece bozma kararı doğrultusunda uygulama yapılması ve bozmadan sonra yapılan inceleme, araştırma ve yeni kanıtlara dayanarak hüküm kurulması karşısında, mahkemenin bozmaya eylemli olarak uyduğu değerlendirilerek yapılan incelemede; Sanıklar hakkında açılan kamu davasının, suç tarihi olan 17/11/2008 tarihinden itibaren 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e, 67/2-4. maddelerinde öngörülen olağanüstü zamanaşımı süresinin karar tarihi itibariyle dolduğu, gerekçeleri gösterilerek mahkemece düşmesine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/5343, K. 2024/8144, T. 26.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-5343-e-2024-8144-k-ca2a492772a5