Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/315 E. 2024/5489 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/315
- Karar No
- 2024/5489
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/231 - 2022/213 SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Mahkemece, sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, anılan Kanunun 74/1-2. cümle, 5237 sayılı TCK'nın 62, 53. maddeleri uyarınca 13 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiş, hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 21.04.2022 tarihli 2019/4029 Esas, 2022/3210 Karar sayılı ilamı ile, "Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.06.2020 gün ve 2018/6-472-2020/262 sayılı ilamında, 'sanık hakkında açılan kamu davasına katılma hakkı bulunan suçtan zarar görene CMK’nın 233. maddesi uyarınca duruşma gününü bildirir çağrı kağıdı tebliğ edilmesi ve CMK’nın 234/1-b maddesinde sayılan hakları kullanma imkanının tanınması gerekirken, bunun yapılmamasının, duruşmadan haberdar edilmeden yargılamaya devam edilerek delil sunma hakkı elinden alınan suçtan zarar gören yönünden hak kısıtlaması niteliğinde olduğunun' belirtilmesi karşısında, suçtan zarar gören ... adına İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne duruşma günü usulüne uygun olarak bildirilip, davaya katılma imkanı sağlanmadan hüküm tesis edilmesi suretiyle CMK’nın 234. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine aykırı davranılmasının Kanuna aykırı olduğu" gerekçesi ile hükmün bozulduğu, bozma ilamı üzerine mahkemece, sanık hakkında 2863 sayılı Kanunun 74/1-2. cümle, 5237 sayılı TCK'nın 62, 53, 58. maddesi uyarınca 13 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan düzeltilerek onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; vekalet ücretine hükmedilmediğine, resen görülecek nedenlere, Sanık müdafinin temyiz isteği; sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Olay günü saat 21.00 sıralarında kaybolan bir çocuğu arama faaliyetinde olan kolluk kuvvetlerince sanık ...'in evine 40 metre uzaklıkta bulunan arazide 1.60 cm derinliğinde, 2.20 x 1.90 cm çapında kazı çukurunun tespit edildiği, çukurun içerisinden 1 adet kazma, 1 adet kürek ve 1 adet tahranın ele geçirildiği, yapılan araştırmada kazının, sanık ... ile yaş küçüklüğü nedeniyle haklarında ayırma kararı verilen suça sürüklenen çocuklar ... ve ... tarafından yapıldığının tespit edildiği, sanığın aşamalardaki savunmasında, suça konu yerin annesi ... adına tapuda kayıtlı olduğunu, teras yapmak amacıyla kazı yaptığını, suça sürüklenen çocuklara harçlık vermek için yanında çalıştırdığını beyan ettiği, tanık ...'nın beyanında, sanıkla birlikte kazı yaptıklarını, sanık ...'in, pirket çıkartacaklarını, ağıl yapacaklarını söyleyip paralarını vermediğini, daha çok kazmaları için altın çıkacağını ve yarısını kendilerine vereceğini söylediğini, diğer suça sürüklenen çocuk ...'in Alanya'ya gidip durumu annesine anlatması üzerine olayın jandarmaya intikal ettiğini beyan ettiği, dosya kapsamında mevcut 30.01.2014 tarihli bilirkişi raporunda, suça konu yerin tapuda Seyde Başpınar adına kayıtlı olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin ve sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1.Sanık hakkında tayin olunan 2 yıl hapis cezasından 2863 sayılı Kanunun 74/1-2. cümlesi gereğince 1/3 oranında ve TCK’nın 62/1. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılırken 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası yerine hesap hatası yapılarak netice cezanın 13 ay 10 gün hapis cezası şeklinde eksik tayini, 2.Kendisini vekille temsil ettiren katılan kurum lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı bulunduğundan hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün 3. fıkrasında yer alan "13 ay 10 gün hapis cezası" ibarelerinin hükümden çıkarılarak yerine "1 yıl 1 ay 10 gün" ibarelerinin yazılması ve hüküm fıkrasına yargılama giderlerinden önce gelmek üzere “Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan kurum lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu 9.200,00 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine” cümlesinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.10.2024 tarihinde karar verildi.