Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2013/16150 E. 2013/20700 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/16150
- Karar No
- 2013/20700
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle yaralama Hüküm : 1- Sanık ... ...hakkında; 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet. 2- Sanık ... hakkında; Beraat Taksirle yaralama suçundan sanık ...'nin beraatine; sanık ... Kökçü'nün mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık ... ...ve mağdur vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1- Sanık ... hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik, mağdur vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dairemizin 13.06.2012 tarih ve 2011/21951 esas, 2012/14848 karar sayılı ilamı ile, suç tarihi itibariyle 18 yaşını tamamlamamış ve 5271 sayılı CMK'nın 234/2. maddesi uyarınca vekil atanması zorunlu olan mağdur ... için, mahal mahkemesince, dairemiz kararının gereği yerine getirilerek, vekil görevlendirilmesi yapıldığı, ayrıca, mağdurun, yargılama sırasında şikayetçi olduğunu beyan etttiği halde, katılma hakkı kendisine hatırlatılmadığından, 5271 sayılı CMK'nın 260. maddesi uyarınca katılan sıfatını alabilecek surette suçta zarar gören sıfatıyla temyiz hakkının bulunduğu kabul edilerek, yaralanması nedeniyle suçtan doğrudan zarar gördüğü anlaşılan ve hükmü tayin olunan vekili aracılığıyla temyiz etmek suretiyle katılma iradesini ortaya koyan mağdur şikayetçinin 5271 sayılı CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına, vekili Av. ... Zambak'ın da katılan vekili olarak kabulüne karar verilerek tebliğnamedeki bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılama sonunda, sanığın, atılı suç açısından taksirinin bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, mağdur ... vekilinin eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 2- Sanık ... ...hakkında kurulan hükme yönelik, sanığın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Olay anında 80-90 km/saat hızla seyrettiğini beyan eden, yerleşim yeri sınırları içinde, yağışlı havada geldiği olay yeri ışıklı kavşakta, kendi yönüne yanan kırmızı ışığa rağmen durmayıp geçişini sürdürmesi üzerine kazaya neden olduğu kabul edilen sanık ... Kökçü'nün eyleminde, bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu ve kazada kemik kırılmasına neden olduğu için, 5237 sayılı TCK'nın 89/5. maddesi gereğince şikayetten vazgeçmesi bir sonuç doğurmayan mağdur ...'nün yaralanmasından da sorumlu tutularak, sanığın taksirle iki kişinin yaralanması nedeniyle TCK'nın 89/4. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirmeyle aynı Kanunun 89/1. maddesi ile uygulama yapılması aleyhe temyiz olmadığından; uygulamaya göre de, 5237 sayılı TCK'nın 61/8. maddesine göre, adli para cezası hesaplanırken, cezanın belirlenmesine yönelik artırma ve indirimler gün üzerinden yapılıp belirlenen gün adli para cezası TCK'nın 52. maddesine göre birim gün hesabıyla netice adli para cezasının tespiti gerekirken, hükümde, adli para cezasına yönelik artırım ve indirimlerin her aşamada para birimi üzerinden yapılmak suretiyle 5237 sayılı TCK'nın 52. ve 61. maddelerine aykırı davranılması sonuca etkili görülmediğinden; sanık hakkında, hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan, 5560 ve 5728 sayılı yasalarla değişik, 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanması konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması da, dosya kapsamına göre, sanık ile müşteki arasında uzlaşmanın sağlanamadığı, sanığın, müştekinin kaza nedeniyle oluşan zararını giderdiğine dair dosyada bilgi ve belgeye rastlanılmadığından bozma nedenleri yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına ve oluşa göre, sanığın, kırmızı ışık ihlali yapmadığına ve fazla ceza verildiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 19.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.