Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2013/15220 E. 2013/26745 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/15220
- Karar No
- 2013/26745
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 74/1, 765 sayılı TCK'nın 59/2 maddeleri uyarınca mahkumiyet 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanık ...'ın, temyize gelmeyen sanıklar Hayati Karasu ve Nebi Arslan ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, kültür varlıkları bulmak amacıyla, 2863 sayılı Kanunun 6. maddesi kapsamında korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı niteliğini haiz ... İlçesi, Yapraklı Köyü, Göğübeli mevkiinde yaklaşık 2.5 x 1.00 m ebadında, 2.00 m derinliğinde çukur açmak suretiyle izinsiz kazı yaptığının sübuta erdiği, mahkemece sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve anılan kararın 05/01/2009 tarihinde kesinleştiği, sanığın 5 yıllık denetim süresi içerisinde 01/05/2011 tarihinde işlediği tehdit suçundan mahkumiyetine ilişkin ... Sulh Ceza Mahkemesinin 02/12/2011 gün ve 2011/299-620 sayılı kararının ise 02/12/2011 tarihinde kesinleştiği, iş bu yargılamaya konu suçun zamanaşımı süresinin 5271 sayılı CMK'nın 231/8 maddesi uyarınca denetim süresi içerisinde durduğu, hükmün açıklanması ile durma sebebinin kalktığı ve zamanaşımı süresinin kaldığı yerden işlemeye devam ettiği, suç tarihi ile inceleme tarihi arasında lehe olan 765 sayılı TCK'nın 102/4, 104/2 maddesinde öngörülen olağanüstü zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı anlaşılmış olup, Her ne kadar kazı yapılan yerin sit alanı olarak tespit ve tescil kaydı mevcut değil ise de, 2863 sayılı Kanunun 5728 sayılı Kanun ile değişik 74/1-1. cümlesi ile sadece sit alanlarında değil, sözü edilen Kanunun 6. maddesine göre korunması gerekli diğer taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarında izinsiz olarak gerçekleştirilen kazı eylemlerinin de yaptırım altına alındığı, zira maddenin konuluş amacının bu yerlerde mevcut tarihi ve doğal değerleri korumaya ve izinsiz olarak yapılan kazılar ile bu değerlere zarar verilmesini önlemeye matuf olduğu, tarafsız arkeolog bilirkişi raporu ile kazı yapılan yerin 2863 sayılı Kanunun 6. maddesi kapsamında korunması gerekli kültür varlığı niteliğini haiz olduğunun ve alan üzerinde evlere ait temel izlerinin, seramik parçalarının bulunduğunun saptanması karşısında, sanığın sübuta eren eyleminin 2863 sayılı Kanunun 5728 sayılı Kanun ile değişik 74/1-1. cümle ve değişiklik öncesi anılan Kanunun 74/1. cümlesine temas eden suçu oluşturduğu anlaşılmakla, tebliğnamede, kazı yapılan yerin sit alanı içerisinde yer almaması nedeniyle sanığın cezasında 5728 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 74/1-son cümlesi uyarınca indirim yapılması gerektiğinden bahisle bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin lehe kanun hükümlerinin gerekçesiz olarak uygulanmadığına ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Suç tarihinde yürürlükte bulunan kanunlar ile suç tarihinden sonra yürürlüğe giren kanunların bir bütün halinde somut olaya ayrı ayrı uygulanması, ortaya çıkacak sonuca göre en lehe olan kanunun tespiti ve sanık hakkında tatbik edilmesi gerektiği, bu doğrultuda suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 74/1. cümlesi ile 5237 sayılı TCK hükümlerinin sanığın daha lehine olduğu gözetilmeksizin, 5728 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanun ile suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK hükümlerinin birlikte uygulanması suretiyle karma uygulama yapılması, Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, hüküm fıkrasının üçüncü paragrafında yer alan “765 sayılı TCK'nın 59/2 maddesi uyarınca” ibaresinin “5237 sayılı TCK'nın 62 maddesi uyarınca”, beşinci, altıncı ve sekizinci paragraflarında yer alan “647 sayılı Kanunun 4. maddesinin”, “647 sayılı Kanunun 6. maddesince” ve “TCK'nın 40 maddesince” ibarelerinin sırasıyla “5237 sayılı TCK'nın 50/1 maddesinin”, “5237 sayılı TCK'nın 51. maddesince” ve “5237 sayılı TCK'nın 63. maddesince” şeklinde düzeltilmesi suretiyle hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.