Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2012/16904 E. 2012/20404 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/16904
- Karar No
- 2012/20404
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Sanık ... hakkında: Konut dokunulmazlığının ihlali, tehdit, mala zarar verme, hakaret, özel hayatın gizliliğini ihlal Sanık ... ... hakkında : Konut dokunulmazlığının ihlali, tehdit 06.03.2008 (hakaret, özel hayatın gizliliğini ihlal suçları bakımından) Hüküm : Sanık ... ... hakkında : Tehdit suçundan verilen mahkumiyet hükmünün 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi gereği açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar Sanık ... ... hakkında : Konut dokunulmazlığının ihlali suçundan açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 73/4 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca düşmesine dair karar Sanık ... hakkında : 5237 sayılı TCK'nın 116/1,119/1-c,53/1-2; 106/1, 53/1-2; 106/1, 53/1-2; 151/1,53/1-2; 125/1,53/1-2; 125/1,53/1-2; 125/2, 53/1-2; 125/2,53/1-2; 134/2,134/2-2. cümle,53/1-2 maddeleri uyarınca mahkumiyet Konut dokunulmazlığının ihlali, tehdit, mala zarar verme, hakaret, özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükümleri sanık müdafii ve C.Savcısı; sanık ... ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan açılan kamu davasının düşmesine ilişkin hüküm C.Savcısı; sanık ... ... hakkında tehdit suçundan verilen 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: A) Sanık ... ... hakkında tehdit suçundan verilen karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, Dairemizce de benimsenen 03.02.2009 tarih, 2008/11-250 esas, 2009/13 sayılı kararına ve 5271 sayılı CMK'nın 231/12. maddesine göre, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar, itiraz yasa yoluna tabi olup, temyiz kabiliyeti bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz incelemesine yer olmadığına, gereği merciince yapılmak üzere dosyanın mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, B) Sanık ...'in 25.02.2008 tarihli konut dokunulmazlığının ihlali, tehdit, mala zarar verme, hakaret suçlarından mahkumiyetine ilişkin hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Oluşa ve kabule göre; sanık ... ile katılan ... ...'in 12.11.2007 tarihinde anlaşmalı olarak boşanıp, müşterek çocukları olan sanık ... ...'in velayetinin annesi katılan ... ...'e verildiği, sanık ...'nin, boşanmış olduğu eşinin katılan ... ile ilişkisi olduğunu öğrenmesi üzerine, 25.02.2008 günü gündüz vakti, kızı sanık ... ile beraber, katılan ...'in tek katlı bağ evine gittiği, birlikte hareket eden sanıkların, evin ahşap kapısını kırıp içeri girdikleri ve katılanları uygunsuz vaziyette gördükleri, sanık ...'nin her iki katılanı ayrı ayrı ölümle tehdit ve sinkaflı şekilde küfürler ettiği, bir taraftan da beraber getirdiği kamera ile çekim yapmaya başladığı, katılan ...'in konutunun içerisinde bulunan katılan ...'in belden yukarısı çıplak halini kayda aldığı olayda; sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali, tehdit, mala zarar verme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinde bir isabetsizlik görülmemiş; sanığın, hakaret eylemlerini, katılan ...'in konutu dışında, başkaları tarafından duyulabilecek yerde, yüksek sesle, alenen gerçekleştirmesi karşısında, sanığa hakaret suçundan hükmolunan cezalarda 5237 sayılı TCK'nın 125/4 maddesi uyarınca arttırım yapılması gerektiğinin nazara alınmaması; aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi sayılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin sanığa atılı suçların manevi unsurlarının oluşmadığına, C.Savcısının sanığın atılı suçları haksız tahrik altında işleyip işlemediğinin karar yerinde tartışılması gerektiğine ilişkin ve yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin isteme uygun olarak ONANMASINA, C) Sanık ...'in 06.03.2008 tarihli hakaret ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından mahkumiyetine ilişkin hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Dosya içeriğine göre; sanığın, 25.02.2008 günü elde ettiği katılanların özel hayatına ilişkin görüntülerini içerir CD'nin bir örneğini ulusal yayın yapan bir televizyon kanalına teslim ettiği ve bu televizyon kanalında yayınlanan programa canlı yayın konuğu olarak katıldığı, 06.03.2008 tarihli programda “İşte İhanetin Görüntüleri” şeklindeki alt yazıyla CD içeriğinde yer alan görüntülerin yayınlandığı, bu sırada sanığın, her iki katılana ayrı ayrı, katılanların onur, şeref ve saygınlığını rencide edecek şekilde sözler sarfettiği olayda; sanığın hakaret eylemlerini ulusal yayın yapan bir televizyon kanalında yayınlanan program vasıtasıyla alenen gerçekleştirmesi karşısında, sanığa hakaret suçundan hükmolunan cezalarda 5237 sayılı TCK'nın 125/4. maddesi uyarınca arttırım yapılması gerektiğinin dikkate alınmaması; bir özel hayat görüntüsü ya da sesinin, ilgilisinin bilgisi ve rızası dışında, resim çekme veya kaydetme özelliğine sahip aletle belli bir elektronik, dijital, manyetik yere sabitlenmesi eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 134/1. maddesinin 2. cümlesinde; bu kayıtların, taksirle ya da tamamen hukuka uygun elde edilmiş olsa dahi, bilerek, isteyerek ve ilgilisinin bilgisi ve rızası dışında ifşa edilmesi, yani; yayılması, açığa vurulması, afişe edilmesi, ilan edilmesi, kamuoyuna duyurulması, aleniyet kazandırılması, özetle; içeriğini öğrenme yetkisi bulunmayan kişi veya kişilerin bilgisine sunulması eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 134/2. maddesinde, birbirinden bağımsız iki ayrı suç olarak düzenlenmesi karşısında, sanığın katılanların rızasına aykırı olarak özel hayatlarına ilişkin görüntülerini kayda alması nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 134/1. maddesinin 2. cümlesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi; ayrıca, bir suç işleme kararının icrası kapsamında, her iki katılanın özel hayatına ilişkin görüntülerini aynı anda kamerayla kaydedip, ifşa eden sanığın eyleminde, 5237 sayılı TCK'nın 43/2 maddesi uyarınca zincirleme suç hükümleri uygulanarak sanığa hükmolunan cezada arttırım yapılması gerektiğinin nazara alınmaması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi sayılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin sanığa atılı suçların manevi unsurlarının oluşmadığına, C.Savcısının sanığın atılı suçları haksız tahrik altında işleyip işlemediğinin karar yerinde tartışılması gerektiğine ilişkin ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak, 5237 sayılı TCK'nın 134/2. maddesinde, kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya seslerinin ifşası halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmüş, fiilin basın ve yayın yoluyla işlenmesi halinde, cezanın yarı oranında arttırılacağı düzenlenmiş iken, hükümden sonra 05.07.2012 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'un 81. maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 134/2. maddesinde yapılan değişiklikle, temel ceza miktarı iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası olarak belirlenmiş ve ifşanın basın ve yayın yoluyla gerçekleşmesi halinde de aynı cezaya hükmolunacağının belirtilmiş olması nedeniyle; ayrıca, 6352 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesi hükmü ve 5237 sayılı TCK'nın 125/2 maddesi yollamasıyla 125/1 ile 134/2. maddelerinde öngörülen ceza miktarlarına göre, 5237 sayılı TCK'nın 7/2 maddesi uyarınca, sanığın hukuki durumunun yeniden tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve C.Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, D) Sanık ... ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan açılan kamu davasının düşmesine ilişkin hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince; Oluşa ve dosya içeriğine göre; sanık ... ...'in babası sanık ... ile beraber, katılan ...'in rızası dışında, katılan ...'e ait tek katlı bağ evinin içerisine girdiği kabul edilmiş olmakla, eylemin düzenlendiği 5237 sayılı TCK'nın 116/1 maddesinde konut dokunulmazlığının ihlali suçunun temel şekli şikayete bağlı kılınmışken, aynı Kanunun 119. maddesinde cezanın arttırılmasını gerektiren suçun nitelikli unsurlarının düzenlendiği ve soruşturulmasının da şikayete bağlı olmayıp, re'sen kovuşturmaya tabi bulunduğu gözetilmeden, sanık hakkında açılan kamu davasının şikayet yokluğu nedeniyle düşmesine karar verilmesi, Kanuna aykırı, C.Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 02.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.