Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2026/808 E. 2026/4040 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/808
- Karar No
- 2026/4040
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2023/346 Esas, 2025/453 Karar
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili ile katılma yoluyla davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Karayolu Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ile sigortaladığı dava dışı .... San. Tur. Tic. A.Ş.’ye ait tünel açma makinesinin Helsinki’den ...’a davalı ...sorumluluğunda taşındığını, multimodal taşımayı üstlenen ...'ye ... agent sıfatı ile, diğer iki davalıya ise konşimento belgelerini düzenleyen taşıyıcı sıfatı ile dava açıldığını, yükün deniz yolu ile nakliyesi sonrası "..." işlemi gördüğünden tahliyesinin gerçekleştirilmediğini, İspanya-Algericas Limanına götürüldüğünü, ardından ... Limanına gümrüklü tehlikeli maddeler antreposuna geri getirildiğini, ondan sonra da Intramar firmasınca karayolu ile taşındığını, bu işlemler sırasında alıcının emtiaları denetleyemediğini, gerekli dikkat ve özeni göstermeyen davalılar yüzünden bu aksaklıkların meydana geldiğini, iş makinesinin ... Limanından Intramar’ın gümrüklü sahasına nakliyesi esnasında Intramar’ın çekicisi ile taşınırken üst geçide çarpıp devrilerek hasar gördüğünü, sigortalının 308.159,42 euro tutarındaki hasarının müvekkilince ödendiğini, müvekkilinin halefiyet ve temlik gereği sigortalının haklarını devraldığını, rücu için davalılar aleyhine başlatılan icra takibine itirazın haksızlık içerdiğini ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalılar .... ve ...A.G. vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşımanın Helsinki-Finlandiya’dan ... Limanına gerçekleştirildiğini, müvekkili ...’nin taşıma komisyoncusu olarak hareket ettiğini, müvekkili ... A.G’nin ise taşımacı tayin edildiğini, fiili taşımanın diğer davalı ... tarafından gerçekleştirildiğini, davacının deniz taşıması bittikten sonra kara taşıması esnasında meydana geldiği iddia olunan zarar için müvekkillerine başvuramayacağını, hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davasının açılmadığını, zamanaşımı süresinin geçtiğini, müvekkili ... ’nin düzenlediği belge uyarınca ilgili taşıma bakımından Nordik Ülkeler Taşıma İşleri Komisyoncuları Birliğinin Standart Koşullarının (NSAB 2000) uygulanması gerektiğini, bu hükümler uyarınca Fin Hukukuna göre çözülecek uyuşmazlıklarda tahkim şartı bulunup tahkim yerinin Helsinki olarak kararlaştırıldığını, bu durumda icra müdürlüğü ve mahkemenin yetkisiz hale geldiğini, iddia edilen haksız fiilin ve zararın meydana geldiği yer Cezayir olduğundan İstanbul İcra Müdürlükleri ve Mahkemelerinin yine yetkili olmadığını, müvekkili ... A.G.'nin düzenlediği konişmentoda da İsviçre Hukukunun uygulanacağı kararlaştırılıp İsviçre Mahkemelerinin yetkili kılındığını, icra dairesinin bu sebeple de yetkisiz olduğunu, davanın haksız fiile dayanması halinde de zarar Cezayir’de meydana geldiğinden İstanbul İcra Daireleri ve Mahkemelerinin yetkisinden söz edilemeyeceğini, davacının hatır ödemesi ödeme yaptığını, "Port to Port" taşıma uyarınca müvekkilinin sorumluluğunun yükleme limanından boşaltma limanına kadar olduğunu, oysa iddia olunan zararın tahliyeden sonra karayolu ile taşıma esnasında meydana geldiğini, ... A.G.'nin de sorumluluğunun emtianın boşaltılmasıyla sona erdiğini savunarak her iki müvekkili bakımından davanın yetkisizlik ve pasif husumet ehliyeti yokluğu sebebiyle reddini, davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddini ve kötü niyet tazminatının tahsilini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu taşımanın karayolu kısmını değil Helsinki Limanından ... Limanına denizyolu ayağını üstlendiğini, konşimentodaki CY/CY kaydının bu hususu gösterdiğini, yükün ... Limanında alıcı ...’a hasarsız teslim edildiğini, iddia edilen hasarın ...’ın sorumluluğundaki Cezayir içindeki karayolu taşıması esnasında meydana geldiğini, nitekim sigorta eksperlerinin ve Cezayir’deki uzmanın Intramar’ın sorumluluğunu belirttiğini, müvekkilinin neden davalı gösterildiğinin anlaşılamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, uyuşmazlığa konu satış ilişkisinin davacının iddiasının aksine FOB teslim şekli değil CIF teslim şekli üzerinden kararlaştırıldığı, ... Limanından yapılacak kara taşımasına ilişkin davacının sigortalısı ... ile Davalı arasında herhangi bir yazışma/fatura/taşıma senedine dosya içeriğindeki bilgi ve belgeye rastlanmadığı, teslim şekli, dosya içeriği çerçevesinde boşaltma limanı sonrasında kara taşıması aşamasında meydana geldiği sabit olan zarardan davalının sorumlu tutulamayacağı, yapılan teknik incelemede üst geçit üzerindeki tabelada yazan yükseklik 5,55 m veya daha düşükse sürücü yeterince dikkatli ve tedbirli olmadığı için asli ve %100 kusurlu olduğunun tespit edildiği, ek raporda da kanaatlerinin değişmediği, taşıma senetlerinin deniz taşıma senedi olduğu ve kara taşımasının bu senetlerle taahhüt edilmediği yönünde görüş bildirildiği, davacının sunduğu satış faturasında taşıma ücretinin 33.655 euro olarak belirlendiği, davalının sunmuş olduğu "deniz navlun faturası" açıklamalı faturanın bedeli ise 12.995 euro olduğu, bu durumda taşıma ücreti için bakiye 20.660 euro kaldığı, taşımanın tamamı için belirlenen navlun ücretinin davalıya ödenmediği, davalının 10.02.2015 tarihli navlun faturasını dava dışı satıcı ... adına düzenlendiği, deniz taşımasının ... tarafından gerçekleştirileceği aynı belgede belirtildiği, yükleme limanı olarak Helsinki, boşaltma limanı olarak ... gösterildiği, faturanın sol alt hanesindeki kalemler incelendiğinde boşaltma limanını takip eden kara taşımasına ilişkin herhangi bir masrafın davalı tarafından yansıtılmadığının tespit edildiği, navlun faturasında yer alan kayıtlardan davalı ile dava-dışı satıcı ... arasında sözleşme ilişkisi bulunduğu ve bu ilişkinin deniz taşıması ile sınırlı olduğu kanaatine varıldığı, aksi yönde yani ... Limanından yapılan kara taşımasının davalı ...tarafından üstlenildiğini gösteren herhangi bir yazışma/fatura/taşıma senedi dosyaya sunulmamış olduğundan davalının taşıma taahüdünün kapıdan kapıya taşımayı değil, sadece gemiyle yapılan deniz taşımasından ibaret olduğu sonucuna varıldığı, eşyanın gemiden boşaltılmasından sonra kara yoluyla yapılan nakliyesi sırasında hasarlanmasından dolayı ortaya çıkan zarardan davalının sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davalılar ... A.G. ve ... AS hakkında daha önce verilen karar kesinleşmiş olduğundan bunlar yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalı ...hakkında açılan davanın reddine, koşulları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalı ...vekilince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, değişik araçlar ile yapılan (multimodel) taşımada emtianın taşımanın karayolu ayağında hasarlanması nedeniyle, hasar bedelini sigortalısına ödemiş olan nakliyat sigortacısı tarafından, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesi uyarınca, ödemenin rücuen tahsili için taşıyıcılar aleyhine başlattığı ilamsız icra takibine vaki itirazın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekili ile davalı ...vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
V. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekili ile davalı ...vekilinin temyiz itirazlarının ayrı ayrı reddi ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde davalı ...'a iadesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, 30.06.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.