İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/1028 E. 2026/747 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1028
- Karar No
- 2026/747
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/1028 Esas KARAR NO : 2026/747
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 25/12/2025 KARAR TARİHİ : 06/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; "Müvekkil şirkete .. Abonman numaralı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan...Ltd. Şti. tarafından, dava dışı ...'da mukim tedarikçi ... firmasından... tarih ve ... numaralı fatura ile toplamda 10 Kap, 20.684,00 Kg ağırlığındaki Taşlama Tezgahları ve aksesuarları cinsi emtia satın alınmıştır.Söz konusu emtianın ...'dan Türkiye'ye olan karayolu ile nakliyesini, davalı ... Şti. tarafından üstlenilmiştir.Hasara ilişkin yapılan incelemede, taşıması gerçekleştirilen bir kısım emtialarda, kırılma, ezilme, deformasyon, çizilme vb. şeklinde hasarlar bulunduğu tespit edilmiştir.Söz konusu emtialarda meydana gelen bu hasar nedeniyle müvekkil şirket tarafından sigortalısına 19.969,53 EURO tazminat ödenmiştir.Davalı taşıdığı yükü alıcısına hasarsız ve tam olarak teslim edilebilmesi için gerekli tüm önlemleri almakla da yükümlüdür. Bu nedenle davalı taşıyıcılar, emtiayı teslim aldıktan sonra varma yerinde gönderilene teslim etmeden önce nakliye esnasında meydana gelen hasar ve ziyanından sorumludur.Bu nedenle sigortalıya ödenen tazminatın rücuen tazmini için davalılar aleyhine ... 23. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibine girişilmiştir.Davalı ...AŞ, yetkiye takibe, borca, ferilerine itiraz etmiştir.Davalı...Şti.. takibe, borca, ferilerine itiraz etmiştir. Davalıların itirazları haksız ve dayanaksızdır.Davalı ... AŞ.nin yetkiye dair yaptığı itiraz haksızdır.Davalıların takibe, borca, ferilerine yaptığı itirazlar da haksızdır.Bu nedenle davalıların itirazı haksız ve dayanaksızdır.Yapılacak olan incelemede müvekkil şirketin davalılardan talep edilen miktarda alacaklı olduğu tespit edilecektir.Açıklanan nedenlerle, fazlaya ve sair hususlara ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla, davalıların ... 23. İcra Müdürlüğü’nün ... E sayılı takip dosyasına yaptığı tüm itirazların iptali ile takibin, takip talebindeki şartlarla devamına, davalıların %20 'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, ücreti vekalet ve yargılama giderlerinin karşı tarafa tahmiline, karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir. CEVAP;Davalı ... Tic. A.Ş. vekili tarafından Mahkememize sunulan 26/01/2026 tarihli cevap dilekçesinde özetle;"Somut olayda emtia alıcısına 09.09.2024 tarihinde teslim edilmiş olup 1 yıllık zamanaşımı süresi 09.09.2025 tarihi itibariyle dolmuştur. Huzurdaki dava ise 25.12.2025 tarihinde ikame edilmiş olduğundan zamanaşımı nedeniyle reddi gerekmektedir.Davacı taraf her ne kadar sigortalısı ... Şirketi’ne sigorta tazminatı ödemekle onun haklarına halef olduğunu ve huzurdaki davayı açma hakkına haiz olduğunu iddia etmekte ise de davacının aktif husumet ehliyetinin varlığı ispata muhtaçtır.Evvelemirde incelenmesi gereken husus, davacının haklarına halef olduğunu iddia ettiği sigortalısının hasar ve nefi üzerinde hak sahibi olup olmadığıdır. ... Şirketi’nin davacının sigortalısı olup olmadığı, şayet sigortalısı ise dava konusu hasarın teminat dahilinde kalıp kalmadığı belirsizdir.CMR Konvansiyonu uyarınca taşıyıcıların hasardan sorumlu tutulabilmesi mümkün değildir.Dava konusu hasar gönderici tarafından yapılan uygunsuz yükleme-istifleme-sabitleme işleminden kaynaklanmış olup CMR 17/4-c hükmü uyarınca taşıyıcıların hasardan mesul tutulabilmesi mümkün değildir.Taşınan makinenin daha önce kullanılmış olduğu, yağ sızdırdığı ve sızan bu yağın hasarın artmasına sebebiyet verdiği nazara alındığında göndericinin basiretli bir gönderici gibi davranmadığı ve uygun ambalajlamayı yapmadığı anlaşılmaktadır. CMR 17/-b hükmü uyarınca da taşıyıcıların hasardan sorumlu tutulabilmesi mümkün değildir.Emtianın sovtaj değerinin araştırılması ve hesaplanacak tazminattan mahsup edilmesi gerekmektedir.Davacının faiz talebi cmr konvansiyonuna açıkça aykırıdır.Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddi gerekmektedir.İzah olunan nedenlerle;Öncelikle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini ...."savunmuştur. Davalı ... Şirketi vekili tarafından Mahkememize sunulan 28/01/2026 tarihli cevap dilekçesinde özetle;"İddia edilen zarardan müvekkil şirketin sorumluluğu bulunmadığından davanın husumet yokluğundan reddi gerekmektedir.Kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkil şirketin ilgili hasarda kusuru bulunmadığından davanın reddi gerekmektedir.Bu kapsamda, zıya, hasar ve gecikme, taşıyanın en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını öngöremeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyan sorumluluktan kurtulacaktır. Sonuçta davaya konu malların istifi dava dışı firma tarafından yapıldığı da aşikar olup hasarı kabul etmemekle birlikte istif hatası davaya konu hasarın meydana gelmesine sebebiyet vermiştir.Zira ilgili yüklerin istifini dava dışı yükleyici ... tarafından ...'daki depoda yapılmıştır. Müvekkilin herhangi bir kusurunu ve sorumluluğu olduğunu kabul etmemekle hatalı istif sebebiyle doğan bir hasardan müvekkilin veya taşıyan firmanın herhangi bir kusuru olmadığı aşikardır.Davacı tarafın müvekkile kötü niyetlice husumet yönelterek haksız menfaat sağlama amacı gütmüş olması sebepleri ile de huzurdaki davanın reddini talep etmemiz zaruri olmuştur.Davacı tarafın müvekkile kötü niyetlice husumet yönelterek haksız menfaat sağlama amacı gütmüş olması sebepleri ile de huzurdaki davanın reddini talep etmemiz zaruri olmuştur.İzah edilen nedenler ve tarafınızca re'sen nazara alınacak bilgiler doğrultusunda; Öncelikle davanın husumet yokluğundan esastan reddine, mahkemeniz aksi kanaatte ise müvekkilin kusurunun bulunmaması sebebiyle hakkında açılmış bulunan davasının esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmiline,karar verilmesini ...."savunmuştur. İhbar olunan... A.Ş.vekili tarafından Mahkememize sunulan 16/02/2026 tarihli cevap dilekçesinde özetle;"Dava konusu taşıma işinde şirketimiz fiili taşıyıcı değildir. Taşıma, davalı .... A.Ş.’ye ait araç ile gerçekleştirilmiş olup, taşıma senedi (CMR) ... adına düzenlenmiştir.Davalı ... Şti.’nin cevap dilekçesinde şirketimiz ile alt nakliye ilişkisi bulunduğu iddia edilmekte ise de; bu husus, şirketimizi CMR anlamında taşıyıcı sıfatına sokmaz. Şirketimiz dava konusu emtiayı teslim almamış, fiilen taşımamış ve taşıma sürecinde zilyetlik veya sevk ve idare yetkisi kullanmamıştır.Bu nedenle dava konusu hasar ile şirketimiz arasında herhangi bir hukuki ve fiili illiyet bağı bulunmamaktadır.İzah edilen nedenlerle;Müvekkil şirket dava konusu taşıma bakımından sorumluluğu bulunmadığının dikkate alınmasına,Müvekkil yönünden herhangi bir sorumluluk doğmayacağının gözetilmesine,Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin sorumlu taraflara yükletilmesine karar verilmesini...."savunmuştur. İhbar olunan ... Sigorta A.Ş.vekili tarafından Mahkememize sunulan 17/02/2026 tarihli cevap dilekçesinde özetle;"İhbar olunan olarak aleyhimize hüküm kurulmasına imkan bulunmamaktadır.Dava onusu taşımaya CMR Konvansiyonu Hükümleri öncelikli olarak uygulanacaktır.Dava konusu talepler müvekkil şirket yönünden zamanaşımına uğramıştır.Dava konusu taleplerin müvekkil şirket tarafından tanzim edilen poliçe teminatı kapsamında olduğu ispata muhtaçtır.Hiçbir şekilde sorumluluğun kabulü anlamına gelmemek kaydıyla birlikte, davacı tarafın sınırlı sorumluluk hükümleri üzerinde kalan talebinin reddine karar verilmesi gerekmektedir.Asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla birlikte, poliçede yer alan muafiyet hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir.İhbar olunan olarak aleyhimizde hüküm kurulamayacağını da belirterek; vaki ihbar üzerine beyanlarını..." ifade etmiştir. (II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER: (1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ; ... 23. İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak ... E.sayılı dosyasının mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. Dosyanın bir taşımacılık (CMR) alanında uzman bilirkişi, bir makine mühendisi bilirkişi ile bir sigortacılık alanında uzman nitelikli hesap bilirkişisine tevdii ile, dava dışı sigortalı ...Tic. Ltd. Şti.'nin emtiasının nakliye işini üstlenen davalılar tarafından taşınan emtiaya hasar verildiği iddiasına yönelik rücuen tazminat isteminin yerinde olup olmadığı, yapılan ödemenin kadri maruf olup olmadığı yönünde rapor hazırlanmasının istenilmesine, karar verilmiştir. Davalı ... vekiline İhbar talep dilekçesi sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine,karar verilmiştir. Davalı ... vekilinin ihbar talebinin kabulü ile davanın ... A.Ş'ye ihbarına,karar verilmiştir. Bilirkişiden alınan 11/06/2026 tarihli raporunda özetle;"...: Yan kapılarında ve kapı kolunda eğilme/ezilme görülmüştür. Tahmini onarım bedeli yaklaşık 1.000 EUR olduğuna, ...(Seri No: ..., Üretim: 2005): Kabin camı kırılmış, cam direği ile arka ve yan sacları eğilmiştir. Çarpma etkisiyle robot mekanizması kaymış olup vidalı milin yenilenmesi gerekmektedir. Tahmini onarım bedeli 13.500 EUR olduğuna, ... (Seri No: ..., Üretim: 2002): Kesici takımı tutan kafa çarpmanın etkisiyle makine gövdesinin sağ tarafına yanaşmış (kaymış) ve vidalı mil hasar görmüştür. Tahmini onarım bedeli 3.500 EUR' olduğuna, Davaya konu taşımacılık; ... - ... arasında gerçekleşen bir karayolu taşımacılığı olup CMR Konvansiyonu kapsamında yapılan bir taşımacılık olduğundan taşıma esnasında meydana gelen hasar ve ziyarea ilişkin ihtilafın öncelikli olarak CMR Konvansiyonu (Karayoluyla Uluslararası Eşya Taşıma Sözleşmesine İlişkin Anlaşma) hükümleri ile çözülmesi gerektiği, Davaya konu sevkiyat evraklarına yükleme sırasında, üründe yüklemeden kaynaklı oluşabilecek uygunsuzlukla ilgili bir not düşülmediğinden ürünlerin taşıyıcıya tam ve sağlam teslim edildiği anlaşılmakta olup CMR Konvansiyonunun ilgili maddeleri gereği varma yerinde teslimat sırasında fark edilen hasardan davalı taşıyıcının kusuru/sorumluluğu olduğu kanaatine varılmıştır. Ancak, bunun sebepleri araç yüklemeye, araç içi istifleme ve emtianın araç içi sabitlemesine izafe edilebildiği ölçüde müterafik kusur değerlendirmesi yapılabileceği, Dava dosyasına sunulan ekspertiz raporunda, hasar meydana gelme sebebinin emtianın araç içi sabitlemenin yetersiz yapılması olarak tespit edildiği, aynı zamanda; kullanılmış olan makinelerden birinden dorse zeminine yağ sızdığı ve bu durumun kaymayı kolaylaştırarak hasarın boyutunu artırdığı, kanaatine varıldığı, Davaya konu taşımacılıkta meydana gelen kısmi hasardan; dava dışı gönderici ve davalı taşıma firmalarının CMR madde 17/5 hükmü gereği müterafik kusurlu oldukları kanaatine varıldığı, Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere meydana gelen kısmi hasarda müterafik kusur oranları; araç yükleme, araç içi istifleme ve araç içi sabitleme sorumluluğunu karayolları taşıma şartlarına göre yapmayan asli kusurlu göndericinin %75 oranında, araç yükleme, araç içi istifleme ve araç içi sabitleme işlemlerinin karayolu taşıma şartlarına göre uygun yapılıp yapılmadığını denetlemeyen tali kusurlu taşıyıcıların %25 oranında müterafik kusurlu oldukları kanaatine varıldığı, Davaya konu taşımacılıkta meydana gelen kısmi hasardan; davalı ... Ltd. Şti. firmasının asıl (akdi) taşıyıcı olarak, yükü fiilen taşıyan davalı ...Tic. A.Ş. firmasının fiili taşıyıcı olarak; CMR madde 34 ve TTK - 4. Kitap madde 888 hükümleri gereği meydana gelen hasardan müteselsilen sorumlu oldukları kanaatine varıldığı, Sayın Mahkemenin davalı taşıma şirketini tazminat ödemesini taktir etmesi durumunda; davaya konu taşımacılık içinde meydana gelen hasarla ilgili olarak davalı taşıyıcı şirket için CMR Konvansiyonunun 29. maddesinin uygulanmasına yer olmayıp, davalı taşıyıcının “taşıyıcının sınırlı sorumluluk” ilkesinden yararlanabileceği kanaatine varılmakla beraber taşımacılık faaliyeti esnasında kısmi hasarlanan 3 makinenin 15.845,00 kg ağırlığında olduğu, CMR m.25 atfı ile CMR m.23/3 gereği hesaplanan taşıyıcının sınırlı sorumluluk üst tutarı 154.041,40 EUR olduğu, davaya konu hasar için hazırlanan ekspertiz raporunda tespit edilen hasar tutarı 19.969,53 EUR. CMR m.25 atfı ile CMR m.23/3 gereği hesaplanan taşıyıcının sınırlı sorumluluk üst tutarının ekspertiz raporunda tespit edilen hasar tutarından daha yüksek olduğu, bu nedenle; somut olayda taşıyıcının sınırlı sorumluluk uygulamasına yer olmadığı kanaatine varıldığı,Sayın Mahkemenin heyetimizce tespit edilen (davacı göndericinin %75 ve taşıyıcıların %25 oranında) müterafik kusur oranını taktir etmesi durumunda davalı taşıyıcıların ödeyeceği tazminat tutarının 19.969,53*25/100: 4.992,38 EUR olarak belirlendiği, CMR Konvansiyonu madde 27/1 hükmü gereği; davacı sigorta firmasının dava dışı sigortalısına %5 faiz uygulayabileceği kanaatine varildiği, takip dosyasında takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanun 4/a maddesine dayalı faiz talep edildiği, Kusur, zarar, sorumluluk ve tazminat bakımından yargılamayı gerektiren dosya kapsamı gözetilerek, takip yolu ile alacak talebi yöneltilmiş ise de inkâr tazminatına hükmedilip hükmedilemeyeceği hususunun tamamen Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Dava konusu yurtdışı karayolu taşıma içinde hasar ihbarının, CMR Konvansiyonu hükümlerine göre süresi içinde ve usulüne uygun yapıldığı kanaatine varıldığı, Somut olayda yükün taşıyıcıya teslimi ile davaya konu taşımacılık için başlatılan icra takip tarihi arasında bir yıldan daha az süre olduğu tespit edildiğinden davacının taşıma firmalarına tazminat için dava açma tarihinin zaman aşımına uğramadığı, davacı tarafından tazminat talebi için başlatılan icra tarihinin zaman aşımı süresi içinde başlatılmış olduğu kanaatine varıldığı, davacı sigorta şirketinin temlik alacaklısı olarak davalılara rücu edebileceği..."rapor edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya ödenen 19.969,53 EUR'nun davalılardan tahsili istemi ile başlatılan ... 23. İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibine davalılar tarafından yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir. TTK'nın 1472. Maddesi'ne göre sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir. Sigortalı, birinci fıkraya göre sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranırsa, sigortacıya karşı sorumlu olur. Sigortacı zararı kısmen tazmin etmişse, sigortalı kalan kısımdan dolayı sorumlulara karşı sahip olduğu başvurma hakkını korur. CMR 17/1. Maddesine göre taşımacı, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur. 17/2. Madde, "Eğer kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise, taşımacı sorumlu tutulamaz." şeklindedir. 17/3. Maddede de; taşımacının, taşımayı yapmak için kullandığı kusurlu taşıtları, bu taşıtı kiraladığı kişinin veya vekilinin yahut çalışanlarının hata ve ihmallerinden dolayı sorumlu olduğu ifade edilmiştir. CMR 29. Maddesi uyarınca "Hasar, taşımacının kendi kötü hareketinden veya davaya bakan mahkemenin kararı ile isteyerek kötü harekete eşdeğer sayılan kusurundan ileri gelmiş ise taşımacı, sorumluluğunu dışlayan veya sınırlayan yahutta kanıt yükünü karşı tarafa yükleyen bu maddenin hükümlerinden yararlanamaz. 2. Bilerek kötü hareket veya kusur taşımacının vekil veya çalışanları tarafından yahutta taşıma işinde kullanıldığı başka kişiler tarafından görevleri sırasında işlenmiş ise, aynı hüküm uygulanır. Bundan başka, böyle bir durumda adı geçen vekiller, çalışanlar ve diğer kişiler, kişisel sorumlulukları yönünden birinci paragrafta belirtilen bu bölüm hükümlerinden yararlanamazlar." yönündedir. 30. maddesinde; 1. Alıcı, taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden, veya ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde (pazar günleri ve resmi tatiller hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu husus onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde alındığına kanıt oluşturur. Açıkça gözükmeyen ziyan veya hasarlarda bildirme yazılı olarak yapılacaktır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ...E ...K sayılı ilamında vurgulandığı üzere ''... Dava, taşıma esnasında gerçekleşen zıya nedeniyle tazminat istemine ilişkindir Mahkemece, davalı tarafından taşıma ilişkisinin inkar edilmediği, taşınan 2 adet kolinin davalı taşıyıcının uhdesinde iken zayi olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur.Taşıyıcı, eşyanın tamamen veya kısmen zıyaından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda, bu tazminat, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanır. Ancak, 6102 sayılı TTK 882. maddesine göre, 880. ve 881. maddeleri uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Gönderinin münferit parçalarının zıyaı veya hasarı hâlinde taşıyıcının sorumluluğu; gönderinin tamamı değerini kaybetmişse tamamının, gönderinin bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısmının, net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Genel kural, taşıyıcının zıya ve hasardan sınırlı sorumluluğunun olduğu şeklinde ise de 6102 sayılı TTK'nin 886. maddesinde de taşıyıcının sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı haller düzenlenmiştir. Buna göre; zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879. maddede belirtilen kişiler, sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacaktır...". İstanbul BAM 43. Hukuk Dairesinin ...Esas, ... Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere "... kural olarak, taşıyıcı kendi kusurundan kaynaklanmayan bir sebepten ileri geldiğini ispat edemedikçe eşyaya gelen hasarı tazmin borcu altındadır. Bir başka deyişle taşıyıcının kusurlu olduğu karine olarak kabul edilir. Sorumluluktan kurtulabilmesi için taşıyıcının kusurlu olmadığını ispat etmesi zorunludur. Eldeki uyuşmazlıkta hasar kaydını CMR taşıma senedine itirazi kayıt olarak işlendiği anlaşılmaktadır... Yük taşıyıcının sorumluluğunda iken hasarlanmış, ödeme poliçe kapsamında yapılmış, ancak yapılan ödemenin 644,60 Euro'yu aşan kısmı lütuf ödemesi mahiyetinde olduğu belirlenmiş, belirlenen zarar miktarı CMR 23/3 maddesindeki davalının sorumluluk üst sınırının altında kalmış, hüküm altına alınan alacağa CMR 27. Maddesi gereği %5 faiz uygulanması gerekmiş, dava dışı sigortalı tarafından davalıya ödeme isteğine ilişkin 26/02/2019 tarihli bir yazı gönderildiği anlaşılmakta ise de yazının davalıya ulaştığına ilişkin bir kayıt sunulmamış, CMR 27. Maddesi 2. Cümle gereği takip öncesi faiz talebinin yerinde olmadığı anlaşılmış olmakla davanın 644,60 Euro yönünden kabulü yerine tümden reddine karar verilmesi isabetli görülmemiştir... Yabancı para üzerinde yapılan takipler ve açılan itirazın iptali davalarında yargılama giderleri, vekalet ücreti ve kesinlik sınırı dava tarihindeki kur esas alınarak, icra inkar ve kötü niyet tazminatları ise takip tarihindeki kur esas alınarak belirlenir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin istikrarlı bir şekilde kabul ettiği üzere, yabancı para borcu ile ilgili alacaklarda talep edilen yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz kuru karşılığı Türk Lirası üzerinden karar tarihindeki tarifeye göre vekalet ücreti ile nisbi karar ve ilam harcının hesaplanması gerekmektedir...". Somut olayda davacının, dava dışı .... Ltd. Şti.'nin sigortacısı olduğu, şirketin dava dışı ...'da mukim tedarikçi ...firmasından ... tarih ve ... numaralı fatura ile toplamda 10 Kap, 20.684,00 Kg ağırlığındaki Taşlama Tezgahları ve aksesuarları cinsi emtia satın aldığı ve satın alınan emtianın ...'dan Türkiye'ye karayolu ile nakliyesi işinin davalı ...Şti. tarafından üstlenildiği, diğer davalı ... yükün tahliye edileceği noktada yapılan kontrollerde üç makinede hasar tespit edildiği, hasar nedeniyle dava dışı sigortalıya davacı tarafından 09/09/2025 tarihinde 19.969,53-EUR sigorta tazminatı ödendiği, yapılan ödemenin rücu edilmesi için davalılar aleyhine ... 23. İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibi başlatıldığı, icra dosyasında 19.969,53 EUR asıl alacak talep edildiği, ödeme emrinin davalı takip borçlularına tebliği üzerine davalı takip borçlularının süresi içerisinde, borca ve ferilerine karşı borca itiraz dilekçeleri sunduğu ve bunun üzerine takibin durduğu, eldeki davanın 1(bir) yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın çözümü kapsamında dosya, dava dışı sigortalı ...Ltd. Şti.'nin emtiasının nakliye işini üstlenen davalılar tarafından taşınan emtiaya hasar verildiği iddiasına yönelik rücuen tazminat isteminin yerinde olup olmadığı, yapılan ödemenin kadri maruf olup olmadığı yönünde rapor hazırlanması için bir taşımacılık (CMR) alanında uzman bilirkişi, bir makine mühendisi bilirkişi ile bir sigortacılık alanında uzman nitelikli hesap bilirkişisine tevdi edilmiştir. Bilirkişi heyeti, 11/06/2026 tarihli raporunda davaya konu sevkiyat evraklarına yükleme sırasında, üründe yüklemeden kaynaklı oluşabilecek uygunsuzlukla ilgili bir not düşülmediğinden ürünlerin taşıyıcıya tam ve sağlam teslim edildiği anlaşılmakta olup CMR Konvansiyonunun ilgili maddeleri gereği varma yerinde teslimat sırasında fark edilen hasardan davalı taşıyıcının kusuru/sorumluluğu olduğu, ancak, bunun sebepleri araç yüklemeye, araç içi istifleme ve emtianın araç içi sabitlemesine izafe edilebildiği ölçüde müterafik kusur değerlendirmesi yapılabileceği, davaya konu taşımacılıkta meydana gelen kısmi hasardan; dava dışı gönderici ve davalı taşıma firmalarının CMR madde 17/5 hükmü gereği müterafik kusurlu oldukları kanaatine varıldığı, meydana gelen kısmi hasarda müterafik kusur oranları; araç yükleme, araç içi istifleme ve araç içi sabitleme sorumluluğunu karayolları taşıma şartlarına göre yapmayan asli kusurlu göndericinin %75 oranında, araç yükleme, araç içi istifleme ve araç içi sabitleme işlemlerinin karayolu taşıma şartlarına göre uygun yapılıp yapılmadığını denetlemeyen tali kusurlu taşıyıcıların %25 oranında müterafik kusurlu oldukları kanaatine varıldığı, somut olayda taşıyıcının sınırlı sorumluluk uygulamasına yer olmadığı, davalı taşıyıcıların ödeyeceği tazminat tutarının 19.969,53*25/100: 4.992,38 EUR olarak belirlendiği kanaati bildirilmiştir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava dışı sigortalı ...Tic. Ltd.Şti. ile davacı sigorta şirketi arasında ... numaralı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi bulunduğu, dava konusu hasarın poliçe geçerlilik süresi içinde meydana geldiği, delil dilekçesi ekinde sunulan dekont uyarınca davacı sigorta şirketince 09/09/2025 tarihinde 19.969,53-EUR ödeme yapıldığı, dava konusu hasarın poliçe kapsamında kaldığı, davacının da bu hasara istinaden ödeme yaptığı, neticeten TTK m. 1472 kapsamında halefiyet şartlarının oluştuğu anlaşılmıştır. Öncelikle davalıların zamanaşımı defi yönünden; İstanbul BAM 13. HD'nin .... Esas,... Karar sayılı ilamında "Somut davada, taşımaya konu emtianın hasarlanması sebebiyle davacı nezdinde nakliyat aracısı/komisyoncusunun yasal sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında sigortalı dava dışı akdi taşıyıcı lehine satıcı şirketin sigorta şirketine ödenen hasar bedelinin fiili taşıyıcılar ve fiili taşıyıcının sigorta şirketinden rücuen tahsili talep edilmekte olup, taşımacılar arasındaki rücu davalarında uygulanan CMR 39/4 maddesi uyarınca zamanaşımının başlangıcı bir mahkeme kararı olmadığından ödeme tarihi olan 27/10/2020 tarihidir. Bu durumda ... 1 yıllık zamanaşımı süresi dolmamış olup, Mahkemece aksi gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur." yönündeki gerekçeyle vurgulandığı üzere; rücu davalarında uygulanması gereken zamanaşımının başlangıcının ödeme tarihi olduğu; mahkememiz önündeki somut olayda ödeme tarihinin 09/09/2025 olduğu, icra takip tarihinin de 09/09/2025 olduğu, bir yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla; zamanaşımı defi kabul görmemiştir. Alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamından, dava konusu emtianın üç adet makine olduğu, emtianın Türkiye'ye nakliyesinin davalı ... tarafından üstlenildiği, fiili taşıma işleminin ise davalı ...'e ait ...plakalı tır ile yapıldığı, varış noktasında yapılan kontrollerde, araç içindeki 3 makinenin taşıma sırasında kayarak birbirine çarptığı ve hasar gördüğünün (kırılma, ezilme, vb.) tespit edildiği, mahkememizce alınan bilirkişi heyet raporunda hasar gören ...(Seri No: 155, Üretim: 1997) makinenin yan kapılarında ve kapı kolunda eğilme/ezilme görüldüğü ve tahmini onarım bedelinin yaklaşık 1.000 EUR olduğu, ...(Seri No: .., Üretim: 2005) makinenin kabin camı kırılmış, cam direği ile arka ve yan sacları eğilmiş, çarpma etkisiyle robot mekanizması kaymış olup vidalı milin yenilenmesi gerektiği ve tahmini onarım bedelinin 13.500 EUR olduğu, ...(Seri No: 640214, Üretim: 2002) makinenin kesici takımı tutan kafa çarpmanın etkisiyle makine gövdesinin sağ tarafına yanaşmış (kaymış) ve vidalı mil hasar görmüş olup tahmini onarım bedelinin 3.500 EUR olduğu, toplam bedel ile davacının yaptığı ödeme karşılaştırıldığında yapılan ödemenin kadri maruf olduğu, CMR m. 23/3'te “İş bu anlaşmanın hükümleri gereğince bir taşıyıcı, malların kısmen veya tamamen kaybından dolayı tazminat ödemekle mükellef tutulduğunda, bu tazminat, eksik brüt ağırlığın kilogramı başına hesabın 8,33 SDR birimini aşmayacaktır.” yönünde düzenleme bulunduğu, 154.041,40 EUR'dan fazla tazminat talep edilemeyeceği, davacının rücu talebinin işbu bedelden daha az olduğu, İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesinin... Esas, ... Karar sayılı ilamında "... ambalaj yetersizliği kabul edilse bile basiretli bir tacir olan taşımacının bu hususu taşıma öncesinde gönderene bildirmemesi en azından mütarafik kusur teşkil eder..." yönündeki ilamı ve İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamında "... Somut olayda hasarın sebebi, ekspertiz raporu ve bilirkişi raporları ile ambalajlama yetersizliği, sabitleme ve istifleme hatası olarak tespit edilmiştir. Bu durumda davalı taşıyıcı CMR'nin 17/4 maddesi gereği istifleme ve ambalajlama hatasından sorumlu tutulamaz ise de, basiretli bir tacir olarak istif ve sabitlemeye nezaret görevini yerine getirmediği, bu hususta taşıma senedine çekince de koymadığı anlaşılmakla, nezaret görevinden kaynaklanan müterafık kusuru oranında hasardan sorumludur. Her ne kadar davalı, taşıma senedinde yer alan, yükleme ve boşaltmada meydana gelebilecek hasardan kendisinin sorumlu olmadığına dair kayda dayanmakta ise de bahsi geçen kayıt taşıyıcının yüke nezaret sorumluluğunu ortadan kaldırmamaktadır. (Yargıtay 11. HD'nin 13/02/2018 tarih,...E. ...K.) Bu nedenle davalı taşıyıcının sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır..." yönündeki ilamı dikkate alınarak, davalıların hasardan kusurları oranında müteselsil sorumlu oldukları; davaya konu hasarda; araç yükleme, araç içi istifleme ve araç içi sabitleme sorumluluğunu karayolları taşıma şartlarına göre yapmayan göndericinin asli-%75 oranında kusurlu olduğu; araç yükleme, araç içi istifleme ve araç içi sabitleme işlemlerinin karayolu taşıma şartlarına göre uygun yapılıp yapılmadığını denetlemeyen taşıyıcıların tali-%25 oranında kusurlu oldukları kabul edilmiş; 19.969,53 EUR'nun davalıların sorumlu olduğu %25 kusur oranına göre davacının davalılardan 4.992,38 EUR istemde bulunabileceği kanaatine varılmıştır. İcra takibinde talep edilen faiz oranı yönünden; yukarıda atıf yapılan İstanbul BAM 43. Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamı uyarınca hüküm altına alınan alacağa CMR 27. Maddesi gereği %5 faiz uygulanması gerektiği, İstanbul BAM 13. Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamı uyarınca "... CMR 27/1. Maddesine göre, %5 faiz oranı yabancı para alacaklarında uygulanmaktadır. Davacı taraf, davaya konu icra takibi ile asıl alacağa yıllık %3 oranında ve değişen oranlarda TCMB. Bildirilen en yüksek mevduat faizinin uygulanmasını talep ettiği, mahkemece, hükmedilen tazminat tutarına CMR 27 maddesindeki %5 oranındaki faizi geçmemek üzere takip talebindeki talep edilen faize hükmedilmesi gerekirken takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca davacı talebini aşmamak kaydıyla en yüksek temerrüd faizi uygulanmasına karar verilmesi yerinde görülmemiştir..." yönündeki gerekçesi dikkate alınarak; davanın kısmen kabulü ile; .... 23. İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasına davalılar tarafından yapılan itirazın 4.992,38 Euro asıl alacak yönünden kısmen iptali ile, icra takibinin 4.992,38 Euro asıl alacak yönünden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %5 faiz oranını geçmemek üzere takip talebinde talep edilen yıllık %4 oranında ve değişen oranlarda TCMB bildirilen en yüksek mevduat faizi işletilmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının icra inkar tazminatı istemi yönünden ise; İstanbul BAM 43. Hukuk Dairesinin ...Esas,... Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere "İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için takibe konu alacağın likit olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut olduğunda ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Eldeki davada, taşıma esnasında meydana gelen hasara ilişkin tazminat istemine ilişkin olup alacak likit (belirlenebilir) değildir. Bu durumda icra inkar tazminatı talebi yerinde değildir..." yönündeki tespit dikkate alınarak takibe konu alacağın bilirkişi raporu sonucu belirlendiği, bu nedenle likit olmaması sebebiyle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; .... 23. İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasına davalılar tarafından yapılan itirazın 4.992,38 Euro asıl alacak yönünden KISMEN İPTALİ ile, icra takibinin 4.992,38 Euro asıl alacak yönünden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %5 faiz oranını geçmemek üzere takip talebinde talep edilen yıllık %4 oranında ve değişen oranlarda TCMB bildirilen en yüksek mevduat faizi işletilmek suretiyle DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 17.251,79 TL harçtan peşin alınan 12.410,75 TL'nin mahsup edilerek bakiye 4.841,04 TL harcın davalılardan müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, 4-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.700,00TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red durumuna göre 3.525,00TL'sinin davacıdan alınarak, 1.175,00TL'sinin davalılardan müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan; 615,40 TL Başvuru Harcı, 12.410,75 TL Peşin/nisbi Harcı olmak üzere toplam 13.026,15 TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan; 24.300,00 TL Bilirkişi ücreti, Tebligat, Posta ve diğer masraflar, yargılama giderinden kabul / talep oranına göre hesaplanan 6.075,00 TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye 18.225,00 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalılar tarafından yapılan herhangi bir yargılama masrafı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan dava tarihindeki euro efektif satış kuru olan 50,5874 TL üzerinden, kabul edilen dava değerinin dava tarihindeki TL karşılığı olan 252.551,52 TL üzerinden hesaplanan ve yürürlükte bulunan AAÜT 13/1 maddesi gereği takdir olunan 45.000,00TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 9-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan dava tarihindeki euro efektif satış kuru olan 50,5874 TL üzerinden, reddedilen dava değerinin dava tarihindeki TL karşılığı olan 757.655,07 TL üzerinden hesaplanan ve yürürlükte bulunan AAÜT 13/3 maddesi gereği takdir olan (tek) 45.000,00TL'nin davacıdan alınarak 1/2 oranında davalılara verilmesine, 10-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana İADESİNE, Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı karar verildi.06/10/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır