İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/561 E. 2026/365 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/561
Karar No
2026/365
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/561 Esas KARAR NO : 2026/365

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 21/07/2025 KARAR TARİHİ : 09/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; "... 26. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasında her iki davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine tarafımızca arabuluculuğa başvurulmuş ancak anlaşma sağlanamamıştır. Davalılar tarafından yapılan itirazların iptali ile takibin devamına karar verilmesi amacıyla yasal süresi içinde işbu davayı açma zorunluluğu hasıl olmuştur. 26/12/2024 tarihinde davalılardan ...'a ait ... plakalı aracın onarımı müvekkil şirket tarafından tamamlanmış ve ... nolu 26.12.2024 tarihli 96.762,26-TL tutarında fatura düzenlenmiştir. Ancak faturanın düzenlenmesinden davanın açıldığı tarihe kadar davalılar tarafından müvekkil şirkete herhangi bir ödeme yapılmamıştır.Faturanın tanziminden işbu davanın açılmasına kadar geçen süre zarfında davalılar tarafından faturanın içeriğine ilişkin hiçbir itirazda bulunulmamış ve fatura içeriği kabul edilmiştir. Belirtmek gerekir ki davalılardan ... A.Ş., ...'a ait ... plakalı aracın sigortacısıdır. Her iki davalının da ödenmeyen fatura bedelinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu hususu izahtan varestedir. Davalılardan ... A.Ş.'nin Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun ... tarih ve ... sayılı Kurul Kararı ile “tüm branşlarda yeni sigorta sözleşmesi akdetme ve temdit yetkisinin” durdurulmasına karar verilmiş olup ...A.Ş' alacaklılarının alacaklarının tahsili noktasında şirketin ödeme güçlüğü sebebiyle sıkıntılar yaşadığı bilinmektedir. O nedenle hüküm altına alınacak alacağın tahsil edilememe riskine karşılık davalıların tüm taşınır ve taşınmazlarına kararın kesinleşmesine kadar cebri icra yoluyla satışı ve üçüncü şahıslara devrini engelleyici nitelikte “ihtiyati haciz” talep etme zorunluluğu hasıl olmuştur. İzah edilen nedenlerle fatura bedelinin tahsili için başlatılan takibe davalılar tarafından yapılan itirazların ayrı ayrı iptali ile takibin devamına ve itirazın kötü niyetle gerçekleştirdiği sabit olduğundan alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet/icra inkâr tazminatına mahkûm edilmeleri yönünde karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı ... vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; " Davacı vekili tarafından tarafımıza açılan İtirazın İptali (Haksız Eylemden kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasına dair tensip zaptını ve dava dilekçesini içeren tebligat 04.08.2025 tarihinde muhtara tebliğ edilmiş olup süresi içerisinde davaya cevaplarımızı sunuyoruz. ...Şirketi Vekili ...' nun müvekkile karşı 26.12.2024 tarihli faturaya istinaden ... 26. İcra Müdürlüğü ... Esas numaralı dosyası ile icra takibi başlatmış olup tarafımızca itiraz edilmiştir. Söz konusu icra takip dosyasına sunmuş olduğumuz itiraz dilekçesinde de belirttiğimiz üzere ... plakalı araç adına fatura edilen onarım bedeli müvekkilime ait bir borç değildir. Söz konusu borç hukuken... Anonim Şirketi nden tahsil edilmesi gerekilen bir borçtur. Söz konusu olan borç, trafik sigortası kapsamında doğmuş olup, bu alacağın muhatabı sigorta şirketidir. Müvekkilin davacıya herhangi bir borcu bulunmamaktadır. Sigorta şirketinin mali durumu nedeniyle ödem güçlüğü içerisinde olması, borcun tarafımıza yüklenmesini gerektirmez. Sigorta sözleşmesinden doğan borç yalnızca sigorta şirketine aittir. Aracın işleteni ya da sahibi olan müvekkilin böyle bir borçtan sorumlu tutulması mümkün değildir. Bu nedenle davacı tarafından açmış olduğu itirazın iptali davası, yanlış hasma yöneltilmiş, hukuki dayanaktan yoksun ve haksız bir davadır. Bu borç ilişkisinin ... Şirketi ile ... Anonim Şirketi arasında konu edilmesi gerekmektedir. Bu borç ilişkisinde müvekkilim 3. Kişi olarak taraf bile değildir. Ayrıca sigortalı olarak böyle bir icra takibinde taraf olması kanunen söz konusu bile değildir. İcra takibine karşı yaptığımız itirazımız son derece haklıdır. Zira ortada tarafımıza yani müvekkile ait herhangi bir borç yoktur. Bu sebeple davanın reddi gerekmektedir. Aracın tamiri davacı şirkete yaptırılmış olup, bu tamir poliçe kapsamında gerçekleştirilmiştir. Davacının alacak talebi, sigorta sözleşmesi ve poliçe hükümleri gereği sigorta şirketine yöneltilmelidir. Tamir tamamen sigorta kapsamında yapılmış olup müvekkilin ödeme taahhüdü bulunmamaktadır ve tamir servisi ödemeyi doğrudan sigortadan tahsil etmeyi kabul etmiştir. Müvekkil şirketin doğrudan davacıya karşı herhangi bir borç veya ödeme taahhüdü bulunmamaktadır. Aracı onarımı sigorta kapsamında yapılmış, davacı da bu kapsamda sigorta şirketinden ödeme almayı kabul etmiştir. Davacının müvekkile yönettiği icra takibi ve işbu dava haksızdır. Zira sorumluluk poliçeyi düzenleyen sigorta şirketine aittir. Kaldı ki, müvekkile yöneltilen alacak talebi, Sigortacılık Kanunu, Türk Ticaret Kanunu ve ilgili mevzuata aykırıdır. Sigorta şirketi poliçe kapsamındaki hasar bedelinden sorumludur. Yukarıda anlatmaya çalıştığımız sebeplerden ötürü müvekkilin bu borç kapsamında davacı tarafa karşı bir sorumluluğu ve borcu bulunmamaktadır. Bu sebepledir ki bu dava yanlış hasma yöneltilmiş, hukuki dayanaktan yoksun, haksız bir davadır ve müvekkil açısından yanlış hasma yöneltildiğinden davanın reddini..."savunmuştur. CEVAP; Davalı ...A.Ş vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; "Sigortalı tarafından müvekkil şirkete usulüne uygun başvuru yapılmamıştır. Başvuru şartının yerine getirilmiş kabul edilebilmesi için; gerekli belgelerin tamamının sigorta şirketine ibraz edilmesi ve ödeme süresi dolmasına rağmen ödeme yapılmamış olması gerekmektedir. Ancak, sigortalı tarafından başvuru için gereken tüm evraklar müvekkil şirkete iletilmemiştir. Dolayısıyla müvekkilimizin, sigortalıya ödemekle yükümlü olduğu herhangi bir miktar bulunmadığından huzurdaki davanın reddi gerekmektedir. Sigortalı araçta meydana gelen hasar, taraflar arasında akdedilen kasko poliçesi kapsamında teminat dışında kalmakta olup, yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde işbu husus açıklığa kavuşacaktır. bu durumda müvekkilimizin sorumluluğuna gidilemeyeği izahtan varestedir.Belirtmek isteriz ki, dava konusu kaza bakımından, tarafımıza yöneltilen talep Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları uyarınca teminat kapsamı dışında kalmakla birlikte işbu haksız ve hukuka aykırı davanın reddi gerekmektedir. Zira müvekkilimiz, teminat dışında kalan hasarı onarmakla yükümlü değildir. Sayın Mahkemenizin aksi kanaatte olması halinde, sigortalı araçta meydana gelen hasar durumu, söz konusu hasarın kaza nedeniyle meydana gelip gelmediği, aracın pert sayılıp sayılamayacağı, tazminat ödemesinin hangi durumda ve ne şekilde yapılması gerektiği, aracın rayiç değeri, sovtaj bedeli gibi hususların Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları ile müvekkil Şirket nezdinde tanzim edilen poliçe uyarınca uzman bilirkişiler tarafından belirlenmesi gerekmektedir. Bilirkişilerin ayrıca, yapılan işçiliğin makul olup olmadığı, değişimi yapılan parçaların fiyatlarının fahiş olup olmadığı dolayısıyla davacının, müvekkilimizden haksız menfaat temin etme amacının olup olmadığını da incelemesi gerekmektedir. Bununla birlikte, sigortalı araç sürücüsü tarafından, sigortalı araçta mevcut birtakım hasarların dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinden önce de mevcut olup olmadığı hususlarının da araştırılması gerekir. Bu sebeple hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere, dava konusu trafik kazası ile sigortalı araçta meydana gelen hasar arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi zaruridir. Müvekkil şirket, devlet denetimine tabi olup Türkiye genelinde faaliyet gösteren köklü ve kurumsal bir sigorta şirketidir. Devlet denetiminden ötürü taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mal kaçırma, gizleme veya hileli işlem yapma ihtimali bulunmamaktadır. Yerleşim yerinin belirli olması sebebiyle de vadesi gelmemiş bir borçtan dolayı ihtiyati haciz şartları oluşmamıştır. Müvekkil şirket, devamlılık arz eden bir çalışma sistemine sahip olup köklü ve kurumsal bir şirkettir. Mal kaçırma ihtimali bulunmamaktadır. Ayrıca bu yönde herhangi bir somut delil de sunulmamıştır. Bu nedenlerle, söz konusu ihtiyati haciz talebinin reddi gerekmektedir. Davacının alacak iddiası yargılamaya muhtaç olup yaklaşık ispat koşulunun sağlandığından söz etmek de mümkün değildir. Sayın Mahkemenizin huzurunda haksız ve hukuka aykırı olarak kötü niyetli bir şekilde ikame edilen işbu itirazın iptali davasının reddine, Davacının alacak iddiası yargılamaya muhtaç olup likit olmadığından icra inkar tazminatının reddine, Kötü niyetli bir şekilde ikame edilen huzurdaki davada davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini..."savunmuştur. (II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER: (1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ; Davacının ihtiyati haciz talebinin ara karar ile değerlendirilmesine karar verilmiştir. ... 26. İcra Dairesi'ne ait ...E.sayılı dosyasının dosyamız arasına alınmasına karar verilmiştir. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ... plakalı aracın karıştığı 26/12/2024 tarihli kazaya ait hasar bilgilerinin mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. ... plakalı araca ait sahiplik bilgisini uyap sistemi üzerinden sorgulanarak dosyamız arasına alınmasına karar verilmiştir. Mahkememizin 22/07/2025 tarihli alınan ara kararı ile; İhtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekiline icra dosyasında talep ettiği işlemiş faizin hangi tarihler arası talep edildiğine dair açıklama yapmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde dosyanın mevcut delil durumuna göre karara çıkacağının ihtarına karar verilmiştir. Dosyanın bir sigorta alanında uzman bilirkişi ve bir otomotiv konusunda uzman makine mühendisi bilirkişisine tevdi edilerek dosya kapsamı itibariyle kaza nedeniyle davacı yan lehine alacak koşullarının oluşup oluşmadığı, davacının alacağı olup olmadığı, davalıların sorumlulukları hususunda rapor tanziminin istenilmesine karar verilmiştir. Bilirkişiden alınan 05/01/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Hasar yönünden; Sayın mahkemenizin ara kararı gereği, Davacının, ... plaka sayılı araca yaptığını belirttiği onarımların, düzenlemiş olduğu onarım faturası ve dosya muhteviyatındaki hasarlı fotoğraflar ile tetkik edildiğinde, 96.762,26 TL olarak kadri marufunda olduğu, Sigortacılık Yönünden; Yukarıda Sigortacılık Mevzuatı Yönünden İnceleme ve Değerlendirme başlığı altında izah edilmiş olan nedenlerden dolayı, söz konusu hasarın Kasko Sigorta Poliçesi genel ve özel şartlarına göre teminat dahilinde olduğu, diğer davalı araç maliki ...'ın, ... Sigorta A.Ş.'den hasar tazminat bedelini tahsil etmesi gerektiği ve ...'ın, davacı ...A.Ş.'ye ödeme yapması gerektiği..." rapor edilmiştir. Dosyanın raporunu sunan bilirkişilere tevdii ile, davalılarca sunulan rapora itiraz dilekçeleri doğrultusunda, itirazlara cevap verir ek rapor hazırlanmasının istenilmesine, bilirkişilere emek ve mesailerine karşılık ek 1.500,00'er TL ücret takdirine, masrafın rapora davacı tarafça itiraz edilmediğinden davalılarca eşit oranda karşılanmasına karar verilmiştir. Davalı ... tarafından ek rapor ücretinin ikmal edilmediği, rapora itiraz edilen hususlar hukuki değerlendirme gerektirdiğinden geçen celse dosyanın bilirkişilere tevdiine dair ara karardan rücu edilmesine karar verilmiştir. Davacı vekili ile davalı ... vekiline, davacı ile davalı ... arasında yetkili servis anlaşması veya benzeri bir anlaşma bulunup bulunmadığı hakkında mahkememize bilgi verilmesi için iki haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde dosyanın mevcut delil durumuna göre karara çıkacağının ihtarına karar verilmiştir. Davalı ... vekiline, davaya konu aracı davacıya neden teslim ettiği, davalı .. tarafından davacıya yönlendirme yapılıp yapılmadığına dair mahkememize bilgi verilmesi için iki haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde dosyanın mevcut delil durumuna göre karara çıkacağının ihtarına karar verilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; davacı şirket tarafından davalı asil adına kayıtlı, davalı ...'in kasko sigortacısı olduğu ... plaka sayılı aracın onarımının gerçekleştirilmesine rağmen davalılarca ödeme yapılmadığı iddiasıyla ödemenin tahsili istemiyle davalılar aleyhine başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir. Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. ... 26. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının tetkikinde davacı alacaklı tarafından, davalı borçlulara yönelik 96.762,26 TL araç onarım bedeli ile 10.352,24 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 107.114,50 TL'nin tahsili için takip yapıldığı, borçluların süresi içinde borca itiraz ettikleri, takibin durduğu, davanın İİK'nın 67.Maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı tespit edilmiştir. Uyuşmazlığın çözümü kapsamında ... 26. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Müdürlüğü'nden ... plakalı aracın karıştığı 26/12/2024 tarihli kazaya ait hasar bilgileri celp edilmiş; akabinde dosya dosya kapsamı itibariyle kaza nedeniyle davacı yan lehine alacak koşullarının oluşup oluşmadığı, davacının alacağı olup olmadığı, davalıların sorumlulukları hususunda rapor tanzimi için bir sigorta alanında uzman bilirkişi ve bir otomotiv konusunda uzman makine mühendisi bilirkişisine tevdi edilmiştir. Bilirkişi heyeti; 05/01/2026 tarihli raporlarında davacının, ... plaka sayılı araca yaptığını belirttiği onarımların, düzenlemiş olduğu onarım faturası ve dosya muhteviyatındaki hasarlı fotoğraflar ile tetkik edildiğinde, 96.762,26 TL olarak kadri maruf olduğu, söz konusu hasarın Kasko Sigorta Poliçesi genel ve özel şartlarına göre teminat dahilinde olduğu, diğer davalı araç maliki ...'ın, ...A.Ş.'den hasar tazminat bedelini tahsil etmesi gerektiği ve ...'ın, davacı ... A.Ş.'ye ödeme yapması gerektiği yönünde kanaat bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamından; davalı ...'a ait dava konusu ... plakalı aracın 27/11/2024 tarihinde hasarlanması üzerine davacı şirket tarafından onarımının yapıldığı, davalı sigorta şirketi tarafından dava konusu aracın 20.12.2023 - 20.12.2024 tarihleri arasında Genişletilmiş Kasko Paket Sigorta Poliçesi ile sigortalandığı; davacı tarafından yapılan ödemeye dair ... nolu 26.12.2024 tarihli 96.762,26-TL tutarında faturanın düzenlendiği, davalılarca anılan fatura bedelinin ödenmediğinin tarafların da kabulünde olduğu; davalı ... vekilince her ne kadar onarım bedelinden sorumlu olmadıkları savunulmuş ise de; davacı şirketin davalıya ait aracı tamir ettiğinin de tarafların kabulünde olduğu; sigorta sözleşmesinin tarafı olmayan üçüncü kişi konumundaki davacının aracı kendisine teslim eden araç maliki davalıdan aracın onarımına ilişkin eser sözleşmesine dayanarak talepte bulunabileceğinin kabulü gerektiği; davalı sigorta şirketi yönünden ise; mahkememizce davacı vekili ile davalı Aveon vekiline, davacı ile davalı Aveon arasında yetkili servis anlaşması veya benzeri bir anlaşma bulunup bulunmadığı hakkında mahkememize bilgi verilmesi için iki haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde dosyanın mevcut delil durumuna göre karara çıkacağının ihtarına karar verildiği; davacı vekili tarafından sunulan 09/06/2026 tarihli beyan dilekçesi ekindeki belgeler incelendiğinde, davacının davalı sigorta şirketinin anlaşmalı servisi olduğunun anlaşıldığı, bu suretle onarım bedelinden davalı sigorta şirketinin de sorumlu olduğu anlaşılmış; anılı fatura bedeli açısından ise mahkememizce alınan bilirkişi raporunda faturada belirtilen onarım bedellerinin kadri maruf olduğu belirtildiğinden dava konusu araç için 96.762,26 TL'lik araç onarım bedeli isteminin yerinde olduğu kanaatine varılmıştır. İşlemiş faiz istemi yönünden; İstanbul BAM 43. Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere aksine bir sözleşme olduğu veya taraflarca vade belirlendiği ispat edilmediği gibi icra takibinden önce davalı/takip borçlusu temerrüde düşürülmediğinden takip tarihine kadar işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı; somut olayda da davacı tarafından ihtarname sunulmadığı, davalıların temerrüde düşürüldüğüne dair dosyada belge bulunmadığından takip tarihine kadar işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı kanaatine varılmış; dava konusu aracın ticari araç olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari nitelikte olduğu, reeskont avans faizi diye bir faiz türü olmadığından takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmesi gerektiğinden (örneğin bkz. İstanbul BAM 12. HD, E. ..., K. ..., T. 12/01/2026) 96.762,26 TL alacak yönünden asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek icra takibinin devamına karar verilmiştir. Davacının icra inkar tazminatı istemi yönünden ise; İstanbul BAM 8. Hukuk Dairesinin ... esas, ...karar sayılı ilamında belirtildiği üzere "... davalının, davacı taraf talebine karşı koymasının haklı nedenlere dayanıp dayanmadığının belirlenmesi, yargılama yapılmasını gerektirdiğinden alacağın likit (muayyen, belirli) olduğundan söz edilemez. Bu durumda mahkemece davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonucunda kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuştur..." yönündeki tespit dikkate alınarak takibe konu alacağın bilirkişi raporu sonucu belirlendiği, bu nedenle likit olmaması sebebiyle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; ... 26. İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasına davalılar tarafından yapılan itirazın 96.762,26 TL asıl alacak yönünden KISMEN İPTALİNE, icra takibinin 96.762,26 TL asıl alacak yönünden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek DEVAMINA, fazlaya ilişkin 10.352,24 TL yönünden istemin REDDİNE, 2-Koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.609,82TL harçtan peşin alınan 1.293,68TL'nin mahsup edilerek bakiye 5.316,14TL harcın davalılardan müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, 4-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red durumuna göre 454,24TL'sinin davacıdan alınarak, 4.245,76TL'sinin davalılardan müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan 615,40TL başvuru harcı, 1.293,68TL peşin harcı toplamı 1.909,08TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 15.550,00 TL Bilirkişi ücreti, Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 15.550,00 TL yargılama giderinden kabul / talep oranına göre hesaplanan 14.047,15 TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak alınarak davacıya verilmesine, bakiye 1.502,85 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı ... tarafından yapılan 622,50 TL yargılama giderinden kabul/ret oranına göre hesaplanan 60,16 TL'nin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, bakiye 562,34 TL yargılama giderinin davalı Nesrin Toğan üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan davanın kabul edilen 96.762,26TL üzerinden hesaplanan ve yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi gereği takdir olunan 45.000,00 TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 9-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan davanın reddedilen 10.352,24 TL üzerinden hesaplanan ve yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi gereği takdir olan (tek) 10.352,24TL'nin davacıdan alınarak davalılara eşit oranda verilmesine, 10-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana İADESİNE, Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekili ve davalı ...vekilinin yüzüne karşı karar verildi. 09/06/2026

Katip E-imzalıdır

Hakim E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/561, K. 2026/365, T. 09.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-561-e-2026-365-k-837d8a0c7497