Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2026/349 E. 2026/3164 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/349
Karar No
2026/3164
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2062 Esas, 2025/576 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/58 E., 2022/453 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı banka ile davalı ... arasında 29.11.2016 tarihli genel kredi ve teminat sözleşmesi imzalandığını, davalı şirketin ise sözleşmede müteselsil kefil sıfatıyla yer aldığını, sözleşme kapsamında kullandırılan kredinin ödenmemesi üzerine 02.11.2021 tarihli ihtarname ile borcun ödenmesinin istenildiğini, borcun ödenmemesi üzerine davalı borçlular aleyhine Ankara 9. İcra Müdürlüğünün 2021/15895 E. sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, ancak davalı borçluların borca itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek davalı borçluların itirazlarının iptaline ve icra takibinin devamına, haksız itiraz nedeniyle %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında bilirkişi raporu alındığı, davacının takip tarihi itibariyle davalı borçlulardan 157.834,39 TL asıl alacak, 1.634,57 TL işlemiş temerrüt faizi, 81,73 TL ..., 1.596,89 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 161.147,58 TL nakit ve 12.460,00 TL gayrinakit (çek sorumluluk bedeli deposu) bedeli alacaklı bulunduğu, davalıların bu miktar yönünden itirazlarının haksız olduğu, davalı şirketin kefaletinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 583. maddesine uygun bulunduğu, haksız görülen itiraza göre de davacı yararına icra inkâr tazminatına karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 45. maddesi uyarınca, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklının yalnız rehinin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapabileceği, ancak rehin tutarı borcu ödemeğe yetmezse alacaklının kalan alacağını iflas veya haciz yoluyla takip edebileceği, ayrıca kredi sözleşmesinin müteselsil kefilleri kendi kefaletlerinin teminatı olarak ipotek vermişlerse haklarında öncelikle rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılmasının zorunlu olduğu, ... Satış İcra Dairesinin 2021/2630 E. sayılı takip dosyası içerisinde yer alan ipotek resmi senedine göre; kefil olan İlk ... Tekstil şirketi lehine dava dışı ... ait taşınmaz üzerinde 320.000,00 TL bedelli ipotek tesis edildiği, söz konusu ipoteğin İlk ... Tekstil şirketinin asıl borçlu ve kefaleti nedeniyle doğmuş borçlarının teminatı olarak verildiği, bu bağlamda kefil olan davalı şirketin kefaletinin teminatı ipoteğin mevcut olmasına rağmen davacı banka tarafından söz konusu ipoteğin kefil olan İlk ... Tekstil şirketinin asıl borçlu olduğu başka bir kredi ilişkisine istinaden 03.12.2021 tarihinde ipotekli takibe konulduğu, davaya konu takibin ise 19.11.2021 tarihinde başlatıldığı, ipotek limitinin takipte talep edilen alacak miktarını karşıladığı anlaşıldığından eldeki davada kefil olan davalı şirketin kefaletinin teminatı olan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılmadan kefil hakkında İİK'nın 45. maddesi gereği dava konusu ilamsız icra takibi yapılamayacağı ve ipoteğin bölünmezliği kuralı da dikkate alınarak mahkemece, davalı kefil şirket yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davalı hakkında yazılı olduğu şekilde karar verilmesinde isabet görülmediği, davalılara borcun ödenmesi için ihtarname gönderilerek davalıların temerrüde düşürüldükleri ve bilirkişi tarafından bu ihtarnamenin tebliğ tarihi nazara alınarak temerrüt tarihinin belirlendiği ve yine bilirkişinin belirlediği faiz oranı yönünden bilirkişi raporunun yeterli ve denetime elverişli olduğu, davacı bankanın uygulanan faiz oranından fazla oranda temerrüt uygulanmasına dair fiili faiz oranına ilişkin belge sunmadığı, Mahkemece, davacı bankanın 12.460,00 TL depo talebi yönünden itirazın iptali talebi kabul edildiği halde ancak gayrinakdi alacak yönünden vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken eksik vekalet ücretine hükmedildiği gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun ... yönünden esastan reddine, davalı İlk ... Tekstil..A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun ve davacı banka vekilinin katılma yoluyla istinaf başvurusunun (gayrinakit alacağa vekâlet ücreti hükmedilmemesi yönünden) kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, hükmedilen alacağın %20'si oranında icra inkâr tazminatının davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 03.06.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2026/349, K. 2026/3164, T. 03.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2026-349-e-2026-3164-k-bbb494cd6b0d