Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/4736 E. 2026/2077 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4736
- Karar No
- 2026/2077
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1577 Esas, 2025/893 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/426 E., 2023/698 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile davalı ... Gıda ve San. Tic. Ltd. Şti. ile arasında akdedilen kredi sözleşmesine istinaden davalı şirkete krediler kullandırıldığını, sözü geçen genel kredi sözleşmesine diğer davalı ...'ın müşterek borçlu ve müteselsilen kefil sıfatıyla imza attığını, bu nedenle davalı ...'ın da asıl borçlu gibi borcun tamamından sorumlu olduğunu, ihtara rağmen borcu ödemeyen borçlu ve kefil aleyhine ilamsız icra takibine başlandığını, söz konusu takibin davalıların yaptığı itiraz üzerine durduğunu, davalıların yaptığı itirazın haksız ve kötüniyetli olduğunu, taraflarınca talep edilen temerrüt faiz oranının yasal dayanağının bulunduğunu, müvekkili bankanın alacağının halen devam ettiğini ileri sürerek davalıların Konya 12. İcra Müdürlüğünün 2021/4258 E. sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ve takibin, takip tarihi itibari ile fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere 2.849.148,08 TL üzerinden devamına, davalılar aleyhine %20 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin kullanmış olduğu krediyi ülkemizin içerisinde bulunduğu ekonomik koşullardan dolayı ödenemediğinin doğru olduğunu, itiraz dilekçelerinde de belirttikleri gibi hesap kat ihtarına konu olacağın genel haciz yoluyla takibe konu edilmesinin usul ve yasaya aykırılık taşıdığını, müvekkilleri adına kayıtlı olan taşınmaz üzerine konulan ipoteklerle alacağın temin edildiğini, bu nedenle kredi alacağının genel haciz yoluyla takibe konu edilemeyeceğini, davacının gerek müvekkili şirket ve gerekse diğer müvekkili ... aleyhine Konya 12. İcra Müdürlüğünün 2021/4789 E. sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip başlattığını, sözü geçen takipte talep edilen banka alacağının da 2.801.944,27 TL olduğunun göründüğünü, bu nedenlerle müvekkillerinin borcu temin eden ipoteklerin mevcudiyeti ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 45. maddesi de gözetilerek işbu davaya dayanak ilamsız takibe süresi içerisinde yaptıkları itirazın yerinde olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı banka tarafından davalılar hakkında davaya konu alacağın tahsili amacıyla aynı zamanda ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla da takibe geçildiği, davacı banka lehine verilen taşınmaz ipotek bedellerinin toplamının (2.830.000,00+1.260.000,00) 4.090.000,00 TL olduğu, söz konusu ipotek bedellerinin davaya konu edilen alacağın üstünde bulunduğu, davalı asıl borçlu yönünden Konya 12. İcra Müdürlüğü'nün 2021/4789 E. sayılı dosyasından başlatılan takip ve bu takipteki ipotek bedelleri davaya konu takip dosyasındaki borcu karşılamaya yettiği halde, İİK'nın 45. maddesine aykırı olarak davalı asıl borçlu şirket hakkında takip yapıldığı, bu nedenle bu davalı aleyhine açılan davanın reddi gerektiği, davalı ... yönünden ise; davalı şirket ile düzenlenen genel kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalayan davalı ...'ın asıl borçlu Akman Tarım Hayvancılık Gıda Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.'nin yetkilisi ve ortağı olmasından dolayı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 584/3 hükmü gereğince kefaleti için eş rızasının aranmayacağı, bu anlamda bu davalı yönünden geçerli bir kefalet sözleşmesinin mevcut olduğu, alınan bilirkişi raporuna göre; davacı bankanın takip tarihi itibariyle adı geçen davalı borçludan taleple bağlılık ilkesi de nazara alındığında; 2.745.900,95 TL asıl alacak, 42.889,72 TL işlemiş temerrüt faizi, 2.144,49 TL faizin %5 BSMV'si ve 2.169,60 TL ihtarname masrafı olarak toplamda 2.792.504,76 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davacının davalı ... ... Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine açtığı davasının reddine, davacının davalı ... aleyhine açtığı davasının kısmen kabulü ile; anılan davalının Konya 12. İcra Müdürlüğünün 2021/4258 E. sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile Konya 12. İcra Müdürlüğünün 2021/4789 E. sayılı takip dosyası ile tahsilde tekerrür oluşturmamak kayıt ve şartıyla ve davacı bankanın takip tarihindeki talebi de nazara alınarak takibin davalı ... yönünden 2.745.300,95 TL asıl alacak, 42.889,42 TL işlemiş faiz, 2.144,49 TL faizin %5 BSMV'si, 2.169,60 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 2.792.504,76 TL üzerinden takip tarihinden itibaren asıl alacağa uygulanacak yıllık %28,60 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 BSMV'si üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, hükmedilen 2.792.504,76 üzerinden %20 oranında hesaplanan 588.500,95 TL icra inkar tazminatının davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı kefil ...'ın kefalet borcu rehinle temin edilmediğinden davacı bankanın davalı ...'a karşı icra takibi yapma hakkının bulunduğu, ancak İİK'nın 45. maddesi gereğince rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapabileceğinden davacı bankanın davalı ... ve ... Ltd. Şti. aleyhine ilamsız icra takibi yapma hakkının bulunmadığı, buna göre Mahkemece davalı ... ve ... Ltd. Şti. yönünden davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davalı ... yönünden mahkemece hükme esas alınan ve usul ve yasaya uygun görülen bilirkişi raporunda temerrüt tarihlerinin ve alacak kalemlerinin ve alacak kalemlerine uygulanan faiz oranlarının mevzuata ve sözleşme hükümlerine uygun olarak belirlendiği, Mahkemece taraflar lehine hükmedilen vekalet ücretlerinin karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine uygun olarak belirlendiği, buna göre davalı tarafça ileri sürülen istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı, Mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, davacıdan harç alınmasına yer olmadığına, 16.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.