Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/7275 E. 2026/4670 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/7275
- Karar No
- 2026/4670
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/275 Esas, 2025/1633 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2016/145 E., 2022/460 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA 1. Davacılar vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkili ... ve eşi merhum ...'ın tüm ozel anlara ilişkin gezi, toplantı ve yemek organizasyonları düzenlediğini, 23.12.2014 tarihinde ... isimli yatla bir organizasyon işi için ... Sahile geldiklerini, ... Sahilinde karaya bağlı bulunan davalı ... Şirketinin işletmecisi, davalı ...'ın kaptanı olduğu ... isimli yatın tornistan manevrası sırasında tekne kaptanının yüzde yüz kusurlu manevrası nedeniyle teknenin kıçında bulunan davacının eşi ...'ın rıhtımla tekne arasında sıkışarak davacı ...'nın gözü önünde vefat ettiğini, meydana gelen kazaya davalılardan kaptan ...'ın yanlış manevrasının sebebiyet verdiğini, ölen eşin, davacının ve çocuklarının geçimini sağladığını, ...'ın ölümü ile eşi ve çocuklarının maddi ve manevi destekten yoksun kaldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacılar ... için 5.000,00 TL, ... için 5.000,00 TL ve ... için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 15.000,00 TL maddi tazminatın, ... için 150.000,00 TL, ... için 100.000,00 TL, ... için 100.000,00 TL olmak üzere tüm davacılar için toplam 350.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek ticari temernüt faizi birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacılar vekili birleşen dosyasının dava dilekçesinde; müvekkili ...'ın eşi ...'ın 23.12.2014 tarihinde ... isimli yatta geçirdiği kaza neticesinde vefat ettiğini, ... isimli yatın malikinin davalı ... Tic. Ltd. Şti. olduğunu, davalı şirketin yatın bakım ve onarımını ihmal ederek kazanın meydana gelmesinde çok büyük bir etken olduğunu, davacıların müteveffanın maddi ve manevi desteğinden yoksun kaldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacılar ... için 5.000,00 TL,... için 5.000,00 TL ve ... için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 15.000,00 TL maddi tazminatın, ... için 150.000,00 TL, ... için 100.000,00 TL,... için 100.000,00 TL olmak üzere tüm davacılar için toplam 350.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek ticari temernüt faizi birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı ... Ltd. Şti vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; müvekkilinin kazanın meydana geldiği teknenin ne işletmecisi ne de maliki olmadığını, İstanbul Liman Başkanlığı tarafından düzenlenmiş bağlama kütüğü ruhsatnamesi incelendiğinde bahse konu teknenin ... Dış Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı bulunduğunu, teknenin işleteninin de müvekkili şirket olmadığını, zaten teknenin liman kayıtlarında işleteni gözükmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; 23.12.2014 tarihinde gerçekleşen kazaya kopan halatın sebebiyet verdiğini, müteveffa ...'ın, tekne kaptanı müvekkilinin işvereni olduğunu, işveren olarak sorumluluklarını yerine getirmediğini, teknede yapılması gereken bakımları yaptırmadığını, davacılar ... ve ...'ın müteveffanın üvey çocukları olduğunu, davalının kusuru bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
3.Davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; yatın kaza tarihinden önce müvekkili şirket tarafından ... Ltd. Şti’ne devredildiğini ve bu hususun ilgili Liman Müdürlüğüne bildirildiğini, müvekkili şirket kazanın meydana geldiği tarihte yatın işleteni olmadığından müvekkili şirketin mezkur kaza nedeniyle herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...nin ... teknesinin maliki ya da işleteni olduğu ispatlanamadığından bu davalının işbu davada pasif husumetinin bulunmadığı, davalı ...'ın müteveffa ...'ın ölümüne neden olan kazadan dolayı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 49... .maddelerine göre sorumlu olduğu, bilirkişi raporuna göre ...'ın %75 kusur oranı bulunduğu, birleşen davada davalı ... Lti. Şti.'nin olay tarihinde ... teknesinin maliki/donatanı olduğu, bu nedenle kazadan dolayı davacılara karşı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1062. maddesine göre sorumlu olduğu, tekne kaptanına izafe edilen kusur oranı gözetilerek bu davalı hakkındaki davanın kısmen kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesiyle asıl davada davalı ... Ltd. Şti. hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, asıl davada davalı ... hakkında açılan davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne (asıl dosya bakımından tahsilde tekerrür olmamak üzere) karar verilmiş, hüküm, birleşen davada davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kararın birleşen davaya yönelik olarak istinaf edildiği, dava konusu kazanın meydana geldiği ... isimli teknenin kaza tarihi itibariyle bağlama kütüğüne tescilli olduğu ve malikinin birleşen dosya davalısı şirket olduğu, davalı tarafından dosyaya asıl dosya davalısı şirket ile bağlama kütüğünün bağlı olduğu başkanlık nezdinde veya noterde düzenlenmiş bir devir sözleşmesi sunulmadığı, ...Liman Başkanlığı'na iletilen dilekçenin ise satış yapma isteğinin bildirilmesine yönelik olduğu, bu nedenle teknenin kaza tarihinden önce satılıp devredildiğine dair davalı istinafının yerinde olmadığı, birleşen davada davalı şirketin dava konusu kazanın meydana geldiği tekneyi davacının eşinin işletmesi için anlaşmış bulunduğu, dolayısıyla her ne kadar davacının eşi müteveffa ... gemi işletme müteahhidi olarak kabul edilebilecek ise de davalı şirketin de yalnızca gemi maliki değil, aynı zamanda gemisini menfaat sağlamak amacıyla suda kullanan malik sıfatını haiz olduğu, bu kullanımın doğrudan veya bir gemi işletme müteahhidi eliyle gerçekleştirilmesinin sonucu değiştirmeyeceği, destekten yoksun kalma tazminatı, doğrudan destekten yoksun kalanların şahsında doğan bağımsız bir talep hakkı olduğundan ve destekten yoksun kalanlar hem donatan hem de gemi işletme müteahhidi bakımından üçüncü kişi konumunda bulunduklarından müteveffa desteğin aynı zamanda gemiyi işleten olmasının, birleşen davalının donatan sıfatıyla üçüncü kişi konumundaki davacılara karşı müteselsil sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, zira donatan davalının da üçüncü kişilere karşı gemiyi denize elverişli konumda bulundurma yükümlülüğünün bulunduğu gerekçesiyle birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, birleşen davada davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve birleşen dava; tekne kazası sonucu gerçekleşen ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, birleşen davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 16.09.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.