Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/6939 E. 2026/4344 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6939
Karar No
2026/4344
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/489 Esas, 2025/1370 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/108 E., 2023/856 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'in ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinden 2015 yılından beri ... isimli ürünleri alıp perakende olarak sattığını, ileride alacağı mallara karşılık ileri vadeli bonolar düzenleyerek verdiğini, 2016 yılından sonra müvekkilinin şirkete ve şirket yetkililerine ulaşamamaya başladığını, müvekkilinin yapmış olduğu piyasa araştırmasında ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi firmasının işlerinin bozulduğuna ve faaliyetlerinin durdurduğuna ve konkordato sürecinde olduğuna dair bilgi edindiğini, müvekkilinin ileri vadeli mal temini için verdiği 12... .000,00 TL tutarlı bonoların ... Bankası A.Ş.'ye teminat olarak verildiği ve bu bonoların icraya konulduğunu öğrendiklerini, bonoların rehin amacıyla cirosunun geçerli olmadığını ileri sürerek söz konusu bonolar dolayısıyla müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitine ve mezkur bonoların iptaline, karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın zamanaşımına uğradığını, davacı tarafın yasal dayanaktan yoksun mesnetsiz tüm talepleri ile davanın reddini, davacı - borçlunun itirazının kötü niyetli ve takibi sürüncemede bırakmaya yönelik olması nedeni ile takip konusu alacaklarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatının davacıdan tahsilini talep ettiği anlaşılmıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu edilen senetlerde keşidecinin davacı ..., lehtarın ... San. Tic. A.Ş. olduğu, senetlerin davalı tarafından takip konusu edildiği, davalı bankanın müzekkere cevabında senetlerin dava dışı ... San Tic. A.Ş.'nin bankaya olan borçları nedeniyle alındığı, halen de dava dışı şirketin bakiye borcunun bulunduğunun bildirildiği, dava konusu senetlerin Türk Ticaret Kanunu ilgili maddelerine göre taşıması gerekli yasal unsurları taşıdığı, kambiyo senedi niteliğinin bulunduğu, ciro silsilesinde herhangi bir kopukluğun bulunmadığı, niteliği gereği bir ödeme aracı olan senetlerin davalıya ciro yolu ile geçtiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 687. maddesi gereğince davalının bu çeki alırken bile bile ve davacının zararına kötü niyetli olarak hareket ettiği konusundaki ispat yükünün davacı tarafta olduğu, davacı tarafça buna ilişkin dosyaya ispata yarar herhangi bir delil sunulmadığı, davalının haklı hamil olmadığı konusunun ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı tarafça istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, dava ve takip konusu bonoların, dava dışı şirkete kullandırılan kredinin teminatı olarak düzenlenip düzenlenmediği, davacının takip konusu bonolar sebebiyle borçlu olup olmadığı, takip tarihi itibarıyla talep edilebilir bir alacağın bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 07.09.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/6939, K. 2026/4344, T. 07.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2025-6939-e-2026-4344-k-f885ccdb388d