Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/5290 E. 2026/2233 K.

Konu: Ortaklık İlişkisi Kurulmadığının Tespiti Ve Alacak

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5290
Karar No
2026/2233
Karar Tarihi
Konu
Ortaklık İlişkisi Kurulmadığının Tespiti Ve Alacak

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/255 Esas, 2024/634 Karar HÜKÜM : Zamanaşımından davanın reddi

Taraflar arasındaki ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, kararın davacı ve davalı şirket vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir. Hükmün temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 08.01.2024 tarihli, 2023/1909 E., 2024/18 K. sayılı kararıyla Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, kararın davacı ve davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 25.03.2025 tarihli, 2025/73 E., 2025/2110 K. sayılı kararıyla hükmün onanmasına karar verilmiştir.

Davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda (6100 sayılı Kanun), 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'ndan (1086 sayılı Kanun) farklı olarak kanun yolları arasında karar düzeltme müessesesine yer verilmemiştir.

Yukarıda açıklandığı üzere Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçmesinden sonra Yargıtay tarafından 6100 sayılı Kanun uyarınca yapılan temyiz incelemesi sonucunda verilen kararlara karşı tarafların karar düzeltme hakkı bulunmadığından davacılar vekilinin karar düzeltme isteği niteliğini taşıyan başvurusunun reddi gerekir.

6100 sayılı Kanun'da, istinaf ve temyiz olma üzere iki olağan kanun yolu öngörülmüştür. Mülga 1086 sayılı Kanun’dan düzenlenen karar düzeltme müessesine ise yer verilmemiştir. Buna rağmen birçok birçok dosyanın, varolmayan bu yöntem üzerinden yeniden Yargıtay’a gönderildiği sıklıkla karşılaşılan bir durumdur.

Hak arama hürriyeti veyahut mahkemeye erişim hakkı kapsamında Dairemize intikal ettirilen bu tür dosyalar, Dairemiz esasına kaydedilmekle; müteakiben gelen birçok dosyanın, temyiz inceleme sırasını ötelemenin yanı sıra, kararın kesinleşme sürecini de akamete uğratarak; lehine karar verilen tarafı da mağdur etmektedir.

“Dürüst Davranma” başlıklı 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi “Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır” hükmünü amirdir.

Dolayısıyla bölge adliye mahkemelerinin fiilen devreye girmesinden sonra istinaf ve temyiz denetiminden geçen bir kararın her ne ad altında olursa olsun yeniden Yargıtay gündemine taşınması kötüniyetli kanun yolu başvurusu addedilip, talep reddinin yanısıra, para cezası tayinini de gerektirir.

Tartışmalar esnasında; “karar düzeltme ve buna bağlı kötüniyetli başvuruyla ilgili bir yaptırım düzenlenmediğinden disiplin para cezası tayininin” kanunilik ilkesine aykırı olup olmadığı değerlendirilmesi de yapılmıştır. Neticede, olağan kanunyollarından olan temyiz ve istinaf taleplerinin kötüniyetli yapılması halinde bile ceza öngören kanun koyucunun, kanunda hiç yer almayan “karar düzeltme” yoluna özel yaptırım getirmemiş olmasının yegane sebebinin müessesenin kanun metninde yer almamasından kaynaklandığı sonucuna varılmıştır. Doğal olarak kanun metinleri, bünyesinde düzenleyip tarif ettiği hususlara ilişkin düzenlemeler içerir. Dolayısıyla kanunda hiç yer almayan ve dolayısıyla kötüniyetin en bariz şekilde tezahür ettiği bu halin yaptırımdan muaf tutulduğu sonucuna varmanınkanunun özü ve ruhuyla bağdaşmayacağı izahten varestedir.

O halde, kötüniyetle istinaf yoluna başvurmaya dair 6100 sayılı Kanun'un 351. ve kötüniyetle temyiz başlıklı 368. maddelerinin atıfta bulunduğu, aynı Kanun'un 329. madde metinlerinin özünde, mahkemeye erişim hakkının kötüye kullanıldığı tüm halleri kapsadığı kanaatine varılmakla; haksız ve yersiz talep reddinin yanısıra disiplin para cezasını içeren aşağıdaki hükmün tesisi yoluna gidilmiştir.

KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin karar düzeltme talepli dilekçesinin REDDİNE,

Karara karşı karar düzeltme yoluna gidilmesi mümkün olmayıp karar düzeltme talebinin kötüniyetle yapıldığı anlaşıldığından, 6100 sayılı Kanun'un 368. maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 329. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca karar düzeltme talep eden davacıların takdiren 5.000,00 TL disiplin para cezası ile CEZALANDIRILMASINA, Para cezasının İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Peşin alınan karar düzeltme harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/5290, K. 2026/2233, T. 21.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2025-5290-e-2026-2233-k-380f6854ea07