Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/4245 E. 2026/2161 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4245
- Karar No
- 2026/2161
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1635 Esas, 2025/1106 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Tokat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/650 E., 2024/565 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Mersin 1. İcra Müdürlüğünün 2019/3342 E. sayılı dosyası kapsamında müvekkil şirkete 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı İİK) 89/3 hükmüne dayalı haciz ihbarnamesi tebliğ edildiğini, dosya borçlusunun müvekkili şirket uhdesindeki 70.000,00 TL alacağının haczedildiği ve alacakların icra dosyasına ödenmesi hususunun bildirildiğini, müvekkili şirketin ... isimli kişiye hiçbir borcunun bulunmadığını, müvekkili şirket ticari defter ve kayıtları incelendiğinde müvekkilinin ... isimli kişiye borcu olmadığının açık ve kesin olarak tespit edileceğini, icra dosyası kapsamında müvekkili şirkete gönderilmiş olan İİK'nın 89/1 ve 89/2 hükümlerine dayalı haciz ihbarnamelerine müvekkili tarafından itiraz edilmiş olmasına karşın itirazlar dikkate alınmadan müvekkiline aynı Kanun'un 89/3 hükmüne dayalı haciz ihbarnamesi gönderildiğini ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde sadece kendisine husumet yöneltildiğini, davacının ... hakkında da dava açması ve borçlu olmadığının tespitini istemesi gerekmekte iken sadece tarafına dava açılması ve ... hakkında dava açılmamasının hukuka ve yasaya aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava tarihi itibariyle davacının takibe konu borcu ödemediği, bu nedenle somut davada İİK'nın 89/5 hükmünün uygulama yeri bulunmadığı, ikinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsın onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması gerektiği, alacaklısının davalı ... olduğu, borçlular içerisinde ...'in de bulunduğu takip dosyası üzerineden davacıya (üçüncü şahıs) birinci ve ikinci haciz ihbarnameleri ile üçüncü haciz ihbarnamesi düzenlenerek tebliğ edildiği, davanın hak düşürücü süre içinde açıldığı, İİK'nın 89. maddesi gereğince; üçüncü şahsın, takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmesi gerektiği, ...'in tacir olduğunun anlaşılması üzerine ticari defterlerinin incelenmesi için tebligat yapıldığı, tüm tebligatlara rağmen defterlerin sunulmadığı, bunun üzerine ...'in ... ve ... formları celp edilerek incelendiği, ... ve ... formları ve davacının defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemeye göre davacının üçüncü kişiye borcunun olmadığının anlaşıldığı, davalı tarafça başkaca bir iddia da ileri sürülmediği, davacının olumsuzu kanıtlama olanağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, davacının Mersin 1. İcra Dairesinin 2019/3342 sayılı icra dosyasında borçlu ...'e borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Mahkeme gerekçesinde ve kabul kararında bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, İİK'nın 89/3 hükmüne dayalı olarak borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 20.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.