Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/1313 E. 2024/9344 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1313
Karar No
2024/9344
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1944 Esas, 2023/1593 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/11 E., 2019/745 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında bağımsız bölümün taksitle satışı hususunda Ön Ödemeli Konut Satış Sözleşmesi imzalanması gerekirken iradesi fesada uğratılarak Türkçe bilmemesinden yararlanılarak 10.12.2015 tarihli Konut Edimine İlişkin Leasing Sözleşmesi yapıldığını, müvekkilinin 10.12.2015 tarihli ödeme tablosundaki 24.04.2018 tarihli senede kadar toplam 679.931,00 TL ödeme yaptığını ve ödemesi yapılan bir kısım senetlerin dahi iade edilmediğini, bu kez 17.05.2018 tarihli ihtarname ile sözleşmenin feshedildiğini ve vadesi gelmemiş senetlerin iadesinin talep edildiği ancak sonuç alınamadığını ileri sürerek davalı şirkete ödenen 679.931,00 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren müvekkiline iadesine, sözleşmenin feshi nedeniyle davalıya verilen 10 adet bononun iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacı şirket arasında konusu İstanbul ili, Şişli ilçesi, ... Mah. tapuda 994 ada, 144 pafta, 57 parselde kayıtlı ... Park projesinde yer alan Blok 15. Kat 399-400 nolu bağımsız bölümlerin finansal kiralama yöntemi ile satın alınması olan, 10.12.2015 tarihli Konut Edimine ilişkin Leasing Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereği davacının 20.05.2018 tarihli takside kadar tüm ödemeleri gerçekleştirdiğini ancak bu tarih itibariyle yapılan ihtara rağmen davacı tarafça edimlerin yerine getirmediğini ve Finansal Kiralama Sözleşmesinin feshedildiğini, davacının iade edilecek tutarı talep etmediğini ayrıca senetleri de iade almadığını, davacı tarafın dava açmakta hukuki yararının ve sözleşme gereği davacının cayma hakkının bulunmadığını, sözleşmenin geçersiz olduğu yönündeki iddianın yerinde olmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, somut olayda iptali istenen sözleşmenin her iki tarafın kabulünde olduğu, 10.12.2015 tarihinde yapılan sözleşmeden dönüldüğünün davacı tarafça 17.05.2018 tarihli ihtarname ile bildirildiğini, sözleşmeden dönüldüğü yönündeki fesih bildiriminin sözleşme tarihinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde yapılmadığı, davacının Türkiye'de kurulup tescil edilmiş bir şirket olması dikkate alındığında aldatmayı sözleşme tarihinden sonraki bir tarihte öğrendiğini ileri sürmesi ve bu yöndeki iddiasının dinlenebilmesi de olanaklı olmadığı, dolayısıyla ihtarname süresinde çekilmediği, davanın da süresinde açılmadığı, davacının şirket olması da dikkate alındığında karşı tarafın aldatması nedeniyle sözleşmenin kurulduğu iddiasının da samimi ve inandırıcı bulunmadığı, davacı şirket, sözleşme kurulurken ileri sürdüğü aldatmayı bilebilecek durumda olup, yetkilisinin Türkçe bilmediği yönündeki iddiasının kabul edilebilir bir itiraz olmadığı, dolayısı ile irade bozukluğu hallerinden aldatma unsurlarının gerçekleştiğinden de bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasında yapılan Konut Edinimine ilişkin Leasing Sözleşmesinin aldatma nedeniyle irade bozukluğu nedenine dayalı olarak iptali, sözleşme gereği ödenen taksitlerin iadesi ve kalan taksitlerden borçlu olunmadığının tespiti istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 36 ncı maddesinin birinci fıkrası ile 39 uncu maddesinin birinci fıkrası. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 24.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/1313, K. 2024/9344, T. 24.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2024-1313-e-2024-9344-k-05c4acb5fed0