Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/6253 E. 2024/7747 K. – Menfi Tespit

Konu: Menfi Tespit

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6253
Karar No
2024/7747
Karar Tarihi
Konu
Menfi Tespit

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1166 Esas, 2022/1734 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/453 E., 2020/422 K. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, reddedilen kısım yönünden icra inkar tazminatına karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından davacı aleyhine Adana 1. İcra Müdürlüğünün 2019/6872 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra takibinin davalı tarafından davacıya EFT yoluyla gönderilen iki ödemeye dayandığını, davacı ile davalı şirket arasında hukuki bir ilişkinin bulunmadığını, dava dışı ... İnş. Tekn. Müşavirlik Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ASKİ arasında Adana Çukurova Atatürk Aski Kapalı Spor Salonu inşaatı konusunda sözleşme düzenlendiğini, davacının ... İnş. Ltd. Şti.’ne bu inşaatta kullanılmak üzere hazır beton sattığını, davacının ... İnş. Ltd. Şti.’ne sattığı betonu ... Beton'dan satın aldığını, ... İnş. Ltd. Şti.'nin aldığı işi tamamlayamayınca işi davalı ... Alimünyum İnş. Ltd. Şti.’ne devrettiğini, davacının ... İnş. Ltd. Şti.’ne sattığı hazır betonun bedelinin ... Alimünyum İnş. Ltd. Şti. tarafından icra takibine konu edilen banka EFT’leri ile ödendiğini, davacının davalıya borçlu olmadığını ileri sürülerek takip nedeniyle davacının davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine ve % 40 tazminata karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın iddilarının aksine davalı ... İnş. Ltd. Şti. ile ... İnş Ltd. Şti. arasında hukuki bir ilişkinin bulunmadığını, ASKİ tarafından 17.05.2016 tarihli sözleşme ile Aski Spor Salonu yapım işinin dava dışı ... Yapı Tic. A.Ş.’ne verildiğini, davalı şirketin ... Yapı Tic. A.Ş. ile yaptığı sözleşme ile işi taşeron olarak üstlendiğini, davacı ...'nün davalı şirkete ucuz beton temin edeceğini söylemesi üzerine taraflar arasında mutabakat sağlandığını ve davalı şirket tarafından davacıya EFT yoluyla 10.01.2017 tarihinde 240.000,00 TL, 19.04.2017 tarihinde 200.000,00 TL para gönderildiğini, davacının davalıya beton teslim etme borcunu yerine getirmemesi ve ödenen tutarı iade etmemesi üzerine icra takibinin başlatıldığını belirtilerek davanın reddine ve %20 tazminata karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; menfi tespit davalarında ispat yükümlülüğünün kural olarak davalı tarafa düştüğü, davalı şirket tarafından iki adet EFT ile davacıya toplam 440.000,00 TL para gönderildiği, davacı tarafın, davalı ile aralarında doğrudan bir hukuki ilişki bulunmadığını, bu kapsamda hazır beton teslimatını dava dışı ... İnş. Ltd. Şti.’ne yaptıklarını faturaların da bu şirket adına düzenlendiğini beyan ettiği, davalı tarafın ... İnş. Ltd. Şti. ile aralarında hiçbir ilişki bulunmadığını, bunun ispatı açısından ticari defterlerinin incelenebileceğini savunduğu, davalı vekilinin bunun dışındaki tüm delillerinin dosyaya ibraz edildiğini beyan ettiği, ... İnş. Ltd. Şti. ile davalı şirket arasında ticari ilişkinin olup olmamasını somut davanın sonucunu etkilemeyeceğinden bu durumun varlığı/yokluğu için bilirkişi incelemesine gerek görülmediği, 10.01.2017 tarih 240.000,00 TL tutarlı EFT açıklamasında gönderilen paranın "Dökülen beton bedeli" olduğunun açık bir şekilde ifade edildiği, bu ifadeden gönderilen tutarın TBK 102. maddesi uyarınca mevcut bir borç için yapıldığının anlaşıldığı, davalı tarafın EFT açıklamasının aksini gösteren bir delil sunmadığı, bu nedenle bu EFT işlemine dayalı menfi tespit isteminin kabulü gerektiği, 19.04.2017 tarihli EFT açıklamasında ise gönderilen paranın yine çok açık bir şekilde "Hazır beton avansı" olarak gönderildiğinin ifade edildiği, bu ifadeden ikinci EFT’nin mevcut bir borç için değil, gönderilecek mal için (avans) yapıldığı, bu durumda ispat yükünün yer değiştirdiği ve davacının bu EFT işlemi karşılığında hazır beton teslimatı yaptığını ispatlaması gerektiği, ilk EFT’deki ‘... İnşaat Dökülen Beton Bedeli’ ibaresinin sadece o para karşılığı edimin ifa edildiği sonucunu doğurduğu, netice itibariyle davacı taraf avans olarak gönderilen 200.000,00 TL karşılığında davalıya teslimat yaptığını ispatlayamadığından davanın kısmen kabulüne, Adana 1. İcra Müdürlüğünün 2019/6872 sayılı takip dosyası nedeni ile davacının davalıya 240.000,00 TL borçlu olmadığının tespitine, alacaklı tarafın kötü niyetli takipte bulunduğu ispatlanmadığından davacı tarafın %40 tazminat isteminin reddine, davacı tarafın istemi üzerine icra veznesine yatacak paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verildiğinden ve karar infaz edildiğinden reddedilen kısım yönünden İİK. 72/4. maddesi uyarınca 40.000,00 TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının dava dışı ...'a hazır beton sattığını, faturaları, nakliye irsaliyelerinin sorulduğunu, bu şirketin işi yapamadığını, ihaleyi tamamlayamadığını, bu işi kendi aralarında yaptığı anlaşma ile davalı ...'a devrettiğini, davalının da ...'un borcunu dekontla ödediğini, bu durumun dekontlardaki açıklamalardan ve davalının cevap dilekçesinin 2nci bölümünün son kısmındaki ikrar ile ortada olduğunu, kabul edilen kısım için tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, reddedilen kısım için tazminat varsa kabul için de olması gerektiğini, davacının alacağını tahsil ettiğini, davalının alacağı varsa ... şirketinden istemesi gerektiğini beyanla kararın kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının takibe itiraz etmediğini, bu nedenle borçlu olmadığını ispatlaması gerektiğini, ispat yükünün davacıda olduğunu ancak ispat edemediğini, mahkemece yapılan nitelemenin hatalı olduğunu, takibe itiraz ile takibin durduğunu belirterek nitelemede ve delillerin takdirinde hata yapıldığını, davacı tarafından sunulan faturaların hiçbirinin davalıya beton teslim edildiğini göstermediğini, davacının iddialarını yazılı delille ispatlaması gerektiğini, dosyada bilirkişi incelemesi yapılmadığını, defter ve kayıtların incelenmediğini, davacı tarafa EFT işlemlerinin yapıldığını, ancak betonun teslim edilmediğini, teslime dair evrakın bulunmadığını, ... şirketinin hiçbir işi alacağı veya borcunun davalıya yükümlülük yüklenemeyeceğini, o şirketle bir anlaşmasının bulunmadığını, dekontlardaki açıklamaların da davacının talebi üzerine yazıldığını, her iki ödemenin de avans ödemesi olduğunu, mahkemece son havaledeki açıklama kabul edildiği halde açıklama içeriğinde 240.000,00 TL'nin devamı olduğu yönündeki kısım kabul edilmemesinin geçerli olmadığını, davalının davacı ile hiçbir hukuki ilişkisinin olmadığını, bu durumun davalının dava dışı şirketin borcunu ödemesi sonucu doğacağını, bu durumda mahkemece davalı şirketin ve davacı ve dava dışı şirketin arasındaki kayıtların incelenmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu beyanla kararın kaldırılarak davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafından davacıya 10.01.2017 tarihinde gönderilen havalenin açıklama kısmında, "... İnşaat Dökülen Beton Bedeli" açıklamasının yazılı olduğu, karine, havalenin mevcut bir borcun ödenmesi için yapıldığı, davalının da bizzat kendisi tarafından yapılan havalenin açıklama kısmına paranın, ... İnşaata dökülen betonun bedeli olduğunu yazdığından ve davacı tarafça da bu iddia edildiğinden, artık davalının yaptığı bu ödemenin avans olarak yapıldığını ispat etmesi gerektiği, davalı tarafın, paranın davacının göndereceği mala karşılık avans olarak gönderildiğine dair yazılı bir anlaşma sunmadığı gibi, iddiasını ispatlayacak delil de bildirmediği, davalı tarafın iddiası yönünden taraf defterlerinin incelenmesinin ve bilirkişi raporu alınmasının da sonuca bir etkisi bulunmadığı, Davalı tarafından davacıya 19.04.2017 tarihinde gönderilen 200.000,00 TL'lik EFT belgesindeki "Hazır beton avansı 240.000,00 TL önceden gönderilene ek olarak gönderilen 200.000,00 TL hazır betan avansı için ödenmiştir." açıklamasının, 10.01.2017 tarihli havalede açıkça belirtilen "... İnşaat Dökülen Beton Bedeli" açıklamasının yok sayılması sonucunu doğurmadığı, zira ilk yapılan havalenin açıklama kısmında ödemenin ... İnşaata Dökülen Betonun Bedeli olduğu açıkça yazıldığından, davacı da bunu iddia ettiğinden ve aksi de davalı tarafça ispat edilemediğinden davalı tarafın istinaf taleplerinin yerinde görülmediği, 19.04.2017 tarihli dekontun açıklama kısmında ödemenin hazır beton avansı için yapıldığı belirtildiğinden artık bu ödemenin avans için değil mevcut bir borcun ödemesi için yapıldığının davacı alacaklı tarafından ispatlanması gerektiği, davacının davalıya mal teslim ettiği yönünde bir iddiası bulunmadığı, aksine dava dışı ... şirketine hazır beton teslim ettiğini, ihaleyi bu şirketten devralan davalının bu borçtan sorumlu olduğunu savunduğu davacı tarafın dayandığı delillerle kendisine avans açıklaması ile yapılan ödemenin mevcut bir borç için yapıldığını yazılı belgelerle ispat edemediğinden ilk derece mahkemesince bu miktar yönünden davanın reddine karar verilmesinin doğru olduğu, alacağın likit olması nedeniyle davalı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinde de usul ve yasaya aykırı bir durumda bulunmadığı anlaşılmakla istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının davalı firma ile ilişkisinin olmadığını, dava dışı ... şirketinin ASKİ Kapalı Spor Salonu ihalesini almış olduğunu, bu iş karşılığında davacıdan hazır beton satın alındığını, 10.10.2015 - 28.11.2015 tarihleri arasında 11 adet faturanın dosyaya sunulduğunu, bu hazır betonun Adana Aski Spor Salonu inşaatına gönderildiğine dair nakliye irsaliyeleri ve faturaların sunulduğunu, ... İnşaat şirketinin yüklenicisi olduğu işi alt yüklenici olan davalı şirkete devrettiğini, borcun kaynağının bu işlem olduğunu, davalı şirketin ödeme dekontunda ... şirketi adına ödeme yaptığını ikrar etmiş olduğunu, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de yersiz olduğunu beyanla temyiz talebinde bulunmuştur. C.Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının aleyhine başlatılan icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 200 üncü maddesi. 2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi. 3. Değerlendirme Dava, davalının davacı taraf lehine 10.01.2017 ve 19.04.2017 tarihlerinde yapmış olduğu havale bedellerinin geri ödenmesi talebiyle davacı aleyhine başlatmış olduğu icra takibinden dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine ilişkindir. Davacı, dava dışı ... İnşaat Teknik Müşavirlik Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine hazır betonların teslim edildiğini, dava dışı ... İnşaat Teknik Müşavirlik Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine yapılacak işi davalıya devretmesinden dolayı dava dışı şirketin borcunu davalının davaya konu EFT'ler ile ödemiş olduğunu savunmaktadır. Davalı ise dava dışı ... İnşaat Teknik Müşavirlik Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile hiçbir ilgilerinin olmadığını, davacının hazır betonu göndereceğini beyan etmiş olduğundan avans olarak bu EFT ödemelerini gerçekleştirdiğini, ancak hazır betonların davacı tarafından teslim edilmediğini beyan etmiştir. Davacı taraf, davalının şantiyedeki işi devraldığını iddia ettiği ... İnşaat Teknik Müşavirlik Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ilişkin olarak dava dışı bu şirket adına düzenlenen ve hazır betonun bu şirkete teslimine dair irsaliyeleri ve faturaları dosyaya sunmuştur. Mahkemece; gerek irsaliyeler ve faturalar gerekse davalının dava dışı ... İnşaat Teknik Müşavirlik Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile olan ilişkisine dair dosyada yeterli araştırma yapılmadan eksik inceleme ile yazılı gerekçelerle hüküm kurulmuş olması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/6253, K. 2024/7747, T. 05.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-6253-e-2024-7747-k-800c0f83c2ff