Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/8625 E. 2023/10456 K. – Hizmet Tespiti
Konu: Hizmet Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/8625
- Karar No
- 2023/10456
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Tespiti
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/312 E., 2023/693 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 13. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/68 E., 2022/259 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın fer’i müdahil Kurum vekili ile davalı ve davacı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, fer’i müdahil Kurum vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı iş yerinde 05.04.2004 - 27.01.2016 tarihleri arasında, avukat katibi/sekreter olarak kesintisiz bir şekilde çalıştığı, ancak fiili olarak 05.04.2004 tarihinde davalı işyerinde çalışmaya başlamış olduğu halde Kurum giriş işlemlerinin 15.09.2008 tarihinde yapıldığı, arada geçen süre zarfında primlerinin Kuruma bildirilmediği ve ödenmediği, davacının fiilen işe başladığı 05.04.2004 tarihi ile sigortalılık girişi yapıldığı tarihe kadar maaşlarını elden aldığı, sigorta girişi yapıldığı tarihten işten çıkarıldığı tarih olan 27.01.2016 tarihine kadar geçen süre boyunca ise maaşının bazen asgari ücreti üzerinden banka hesabına yatırılıp, yatan kısmı dışında kalan ücreti elden aldığı, bazen de bütün ücretini elden aldığı, davalı taraf bu davranışı ile Kuruma primlerini eksik yatırdığı, davacının son aldığı ücretin net 1.900,00 TL olduğu iddiasıyla 05.04.2004 - 15.09.2008 dönemlerine ilişkin hizmet başlangıç tarihinin ve prime esas ücretinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; husumet, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulundukları, davacının hizmet cetvelinde tespitini talep ettiği döneme ilişkin herhangi bir sigortalılık kaydının bulunmadığı, yine davacının Kurum kayıtlarından açıkça görüleceği üzere davalı ... Göstericiler yanında işe başladığı tarihin 05.09.2008 olduğu, daha önceki bir tarihe ait işe giriş bildirgesi ve dönem bordrosu bulunmadığı, dönem bordrosunun verilmemesinin eylemli bir çalışmanın olmadığının karinesi olduğu, aksinin soyut tanık ifadeleriyle de ispatlanamayacağı, çalıştığını iddia ettiği döneme ilişkin davacının yasal belgeye dayalı kaydının bulunması gerektiği, çalışmayı ortaya koyan belgelerin ise giriş bildirgesi ile birlikte yasada öngörülen ve sigortalının çalışma gün ve sayısını, kazanç durumunu, çalışma tarihleri ile birlikte ortaya koyan aylık sigorta gün bildirgeleri ile sosyal sigorta işlemleri yönetmeliğinde belirtilen 4 aylık prim bordroları gibi Kuruma verilmesi zorunlu kanıtlar olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın beyanlarının tamamen soyut ve mesnetsiz olup hukuki dayanaktan yoksun olduğu, davacının davalı yanında çalışmasının resmi kurumlarda gösterilen tarih aralığında gerçekleşmiş olduğu, ücretinin de yine resmi kurumlara bildirilen ücret kadar olduğu, resmi kayıtların aksinin ispatının ancak yazılı delil ile mümkün olup davacı tarafça dosyaya bu nitelikte herhangi bir delil sunulmadığı, davacının tüm çalışmasına ilişkin bildirimlerinin eksiksiz olarak yapılmış olduğu, davacının yanında çalıştığı süre ve aldığı ücretin tam olarak Kurum kayıtlarında gösterildiği, davacının davalının yanından ayrılmasının ardından davalı tarafından yapılan kontrol ve denetlemelerde davalıya ait ofiste bir takım evrakın ve belgenin eksik olduğunun tespit edildiği, bu şüphelerin ardından davalının, davacı hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde suç duyurusunda bulunduğu, yapılan soruşturma sırasında davacı tarafça “almadım” dediği belgelerin delil olarak gösterildiği, Mahkemece davacı hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2016/32756 soruşturma sayılı dosyasına davacı hakkında ihbarda bulunulması, kanun ve istikrar kazanmış Yargıtay ilke kararları gereği bu şekilde elde edilen delillere de hiçbir suretle itibar edilmemesi gerektiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından; bordro tanıklarının beyanları doğrultusunda davacının davalıya ait 1082378 sicil numaralı iş yerinde Kuruma bildirimi yapılmayan 05.04.2004 - 04.09.2008 tarihleri arasında çalıştığı kanaatine varıldığı, davacı tarafın prime esas kazanç talebine ilişkin olarak ise hizmet tespiti davaları, niteliği gereği çalışma olgusunun her türlü delille ispatlanabilmesine imkan tanımasına karşılık, ücretin ispatında bu denli serbestlik söz konusu olmadığı, ücretin ispatında Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun kararlarında da açıkça belirtildiği üzere, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 288 nci (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 200.) maddesinde yazılı olan sınırları aşan, ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunduğu, ücret miktarı, HMK’nın geçici 1 inci maddesinin 2 nci fıkrası delaletiyle HUMK'nın 288 inci (HMK'nın 200.) maddesinde belirtilen sınırları aşıyorsa, tespiti gereken gerçek ücretin, hukuksal geçerliliğe haiz olarak düzenlenmiş olmak kaydıyla işçinin imzasının bulunduğu aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle ispatı gerektiği, yazılı delille ispat sınırın altında kalan miktar için veya bu miktar üzerinde olsa bile varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgelerin bulunması hâlinde tanık dinletilmesinin mümkün olduğu, tüm dosya kapsamında toplanan deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde, bu yönde dosyada davacının ücret iddiasına ilişkin yazılı delil, yazılı delil başlangıcı veya tanık beyanı olmadığı, ücret iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının davalıya ait 1082378 sicil numaralı iş yerinde Kuruma bildirimi yapılmayan 05.04.2004 - 04.09.2008 tarihleri arasında asgari ücret ile kesintisiz olarak çalıştığının tespitine, prime esas kazanç tespitine yönelik talebin reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri ile fer'i müdahil Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuşlardır. B.İstinaf Sebepleri: Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; tanıkların davayı doğrulayan beyanlarının bulunmadığı ve davanın ispat edilemediği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın reddedilen bölümünün tanıklardan ... verdiği dört aylık araya dayandığı, davalının bu davadaki vekilinin davacının açtığı işçilik alacakları davasında davalının elden ücret ödemesi yaptığını beyan ettiği, diğer tanıkların da bu yönde beyanda bulundukları, hesap ekstresinin ibraz ettiği ve buradaki hesap hareketlerinin incelenmediği, bu ödemeler incelendiğinde prime esas kazancının bildirilenden fazla olduğunun anlaşılacağı iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tanıklardan hiçbirinin davacının çalışma başlangıcı ile ilgili kesin bir tarih veremediği, beyanların tahmin ve olasılıklara dayandığı, buna tanık ...'ın beyanının da dahil olduğu, davalı tanıklarına itibar edilmemesinin gerekçesinin açıklanmadığı, bordro tanıklarının davaya konu dönemle çakışan çalışmaları bulunmadığı, komşu işyeri tanıklarına itibar edilemeyeceği, Kuruma bildirilen sürelere itibar edilmesi gerektiği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davalıya ait olan ve 13.05.2002 tarihinden itibaren kanun kapsamında bulunan 1082378.016 sicil numaralı avukatlık bürosu iş yerinden davacı adına 05.09.2008 - 27.01.2016 tarihleri arasında hizmet bildiriminde bulunulmuş ise de, davacının, İlk Derece Mahkemesi tarafından hüküm altına alınan tarihler arasında da katip olarak kesintisiz bir biçimde ve sigortalı sayılmasını gerektirir nitelikte çalıştığının, dinlenilen tanıkların beyanları, davalının ceza davasına dayanak teşkil eden şikayeti ile ... 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.01.2021 tarih ve 2018/586 E. 2021/31 K. sayılı kararının içerikleri ve dosyada mevcut diğer deliller ile kanıtlanması karşısında İlk Derece Mahkemesince, davacının 05.04.2004 - 04.09.2008 tarihleri arasında da davalıya ait iş yerinde çalıştığının tespitine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, davacının aldığını iddia ettiği ücretin kural olarak yazılı delillerle kanıtlanmasının gerekmesi davacının ise bu iddiasını yazılı delillerle kanıtlayamaması nedeniyle davacının prime esas kazancının tespitine ilişkin talebinin reddine karar verilmesi de yerinde bulunduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesindeki sebepler doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının işyerinden bir kısım belgeleri aldığı ve bu konuda suç duyurusunda bulunduğu ve davacının aldığı belgelerin dosyaya delil olarak sunulduğu, söz konusu belgelerin davaya konu dönemlere ilişkin olduğu, bu belgelerin delil olarak kabul edilemeyeceği, davacının bir süre arkadaşı olan çalışanı ...'a yardım ettiğinden kendisine baro kimliği çıkartıldığı, davacının kötüniyetli olup ev adresinin isteğe bağlı sigortalılıkta kullandığı, tanıkların davacının çalışma başlangıcı ile ilgili net bir bilgisi bulunmadığı, davacının resmi belgelerdeki imzalarının araştırılmadığı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; davacının davalı nezdinde hizmet akdine dayalı avukat katibi/sekreter olarak 05.04.2004 - 15.09.2008 tarihleri arasındaki çalıştığının ve prime esas ücretinin tespitine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371'inci maddeleri ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun mülga 79 uncu maddesi ilgili hükümlerdir. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına, 30.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.