Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/5772 E. 2024/9176 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5772
Karar No
2024/9176
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/697 Esas, 2023/1277 Karar HÜKÜM : Esastan ret, usulden ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/1026 E., 2020/741 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak (temlik eden) davacı banka vekili ile duruşma istemi olmaksızın (temlik alan) davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 17.12.2024 günü hazır bulunan davacı temlik eden şirket Emlak Bankası vekili Avukat ... ve temlik alan şirket ... Varlık A.Ş. vekili Avukat ... ile davalılardan ... ve ... Makine A.Ş. vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı borçlu ... Makine Oto. San. Tic. Ltd. Şti. arasındaki kredi sözleşmesini diğer davalıların müşterek müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine 09.04.2001 tarihinde hesabın kat edildiğini, Bakırköy 8. İcra Müdürlüğünün 2001/2763 E. sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapıldığını, ancak alacağın tamamının tahsil edilemediğini, 2005 yılında taşınmaz cebri icradan satılmasına rağmen müvekkiline ödeme yapılmadığını, bunun üzerine İstanbul 26. İcra Müdürlüğünün 2017/20410E. sayılı dosyası ile davalılar aleyhine ilamsız takip başlatıldığını, takibe itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; borcun zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... cevabında, dayanılan belgelerde kefil olarak imzasının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 3.Davalı ... Doğru ve ... Makine Otomotiv Ekip Şti. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde dosya borcunun sona erdiğini, zamanaşımı süresinin dolduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davaya esas kredi sözleşmesinin alacaklısının ... A.Ş. ve sözleşme tarihinin 28.04.2000 ve hesap kat ihtarının ise dayanılan belgelerden ve iddiadan anlaşıldığı üzere 09.04.2001 tarihli olduğu, iddianın bu vakıaya ve belgelere dayandığı, Bakırköy 8. İcra Müdürlüğünün 2001/2763 E. sayılı icra dosyasına istinaden takip yapıldığı ancak bu dosyanın aslının SEKA'ya gönderildiği, başkaca herhangi bir kayıt ve belgenin taraflarca sunulamadığı, akabinde davacı vekilinin adı geçen icra dosyasına istinaden alacağın tamamını tahsil edilemediği iddiasıyla bu defa anılan davalılar aleyhine İstanbul 26. İcra Müdürlüğünün 2017/20410 E. sayılı dosyası ile sözleşme gereği takip yaptığı, takip talebine 09.04.2001 tarihli kat ihtarının eklendiği, bir an için Bakırköy 8. İcra Müdürlüğünün 2001/2763 E.sayılı dosyasının aslının bulunduğu veya davacı vekilince sunulduğu kabul edilip, 2005 yılı itibarıyla dosyada taşınmaz satım işleminin gerçekleştirildiği kabul olunsa dahi bu davaya esas olan İstanbul 26. İcra Müdürlüğünün 2017/20410 E.sayılı icra dosyasına istinaden takibin 08.06.2017 tarihi itibarıyla başlatıldığı gerçeği karşısında, arada geçen sürede zamanaşımını kesen herhangi bir belgenin somutlaştırılmadığı gibi bu yöne ilişkin soyut bir beyanın dahi bulunmadığı, somut uyuşmazlık bakımından 20 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması mümkün olmayıp 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 598 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca davalı kefiller ..., ..., ... yönünden 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu, davanın red nedeni karşısında davacının icra inkar tazminatı talebinin ve kötü niyetli olarak takip yapıldığı anlaşılamadığından ve yasal şartlar oluşmadığından davalıların kötüniyet tazminatı taleplerinin karar verilmesi gerektiğinde davanın kefiller yönünden hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeni ile reddine, davalı asıl borçlu şirket yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine, davalılar lehine taktir olunan nispi vekalet ücretinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü gereği devreden ve devir alan davacı şirketlerden-tahsilde tekerrür olmamak üzere müteselsilen alınarak davalılara verilmesine karar verilmiş, hüküm temlik eden davacı banka vekili ve temlik alan şirket vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, temlik alan şirketin istinaf sebepleri bakımından İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi yerinde bulunduğundan istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı banka tarafından dava ve icra takibine konu alacak, alacağın temliki sözleşmesi ile ... Varlık Yönetim A.Ş.'ye devredildiğinden, bankanın davacı sıfatı ve aktif husumeti kalmadığı, kararı istinaf etme hakkı bulunmadığı gerekçesiyle banka vekilinin istinaf başvurusunun istinaf başvurusunda bulunma sıfatı bulunmadığından usulden reddine karar verilmiş, karar temlik eden davacı banka vekili ve temlik alan şirket vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin ikinci fıkrası, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Kanun'un 598 inci maddesi. 2.Dairemizin 08.11.2022 tarihli 2021/3443 E., 2022/7935 K.sayılı, 15.05.2023 tarihli 2022/3160 E., 2023/2964 K. sayılı,13.06.2022 tarihli 2021/650 E., 2022/4718 K. sayılı, 07.11.2023 tarihli 2023/5761 E., 2023/6501 K. sayılı emsal ilamları. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temlik eden davacı banka vekili ve temlik alan şirket vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000.00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılar ... ve ... Makina Oto. Ekip. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne verilmesine, (temlik eden) davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, (temlik alan) davacı ...Ş. harçtan muaf olduğundan ödediği temyiz ilam harcı ve temyiz başvuru harcının isteği halinde temyiz eden davacı ...Ş.'ye iadesine, 18.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/5772, K. 2024/9176, T. 18.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-5772-e-2024-9176-k-9925ce8088ff