Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/1722 E. 2024/3890 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1722
Karar No
2024/3890
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2018/460 E., 2020/709 K. BİRLEŞEN 2012/1462 ESAS SAYILI DAVADA BİRLEŞEN 2012/1269 ESAS SAYILI DAVADA BİRLEŞEN 2012/1474 ESAS SAYILI DAVADA BİRLEŞEN 2012/825 ESAS SAYILI DAVADA BİRLEŞEN 2012/1475 ESAS SAYILI DAVADA BİRLEŞEN 2012/1543 ESAS SAYILI DAVADA BİRLEŞEN 2011/2370 ESAS SAYILI DAVADA BİRLEŞEN 2011/125 ESAS SAYILI DAVADA HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul-Kısmen Ret Dava, yüklenicinin temliki suretiyle kazanılan kişisel hakka dayalı tapu iptali ve tescil ile muvazaa iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil, bu mümkün olmadığı takdirde alacak ve tazminat isteğine ilişkindir. Davacı ... vekili tarafından davalılar ve dahili davalılar aleyhine yükleniciden temlik alınan şahsi hakka dayanılarak tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat istemiyle dava açılmış, yine diğer davacılar tarafından aynı nedenle açılan 2012/1462, 2012/1269, 2012/1474, 2012/825, 2012/1475, 2012/1543, 2011/2370, 2011/125, 2011/895, 2012/1555, 2012/1256, 2012/2160, 2014/1754, 2016/716 Esas sayılı dava dosyalarının görülmekte olan dava dosyasıyla birleştirilmesine karar verilmiştir. Mahkemenin, 13.04.2016 tarih ve 2012/790 Esas, 2016/555 Karar sayılı ilk kararı ile davacı ..., davacı ...'ten temlik alan ..., davacı ..., davacı ..., davacı ... yönünden tapu iptali ve tescil davasının kabulüne, davacı ... ve davacı ... yönünden, davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, davacı ... ..., davacı ..., davacı ..., davacı ... davacı ... ve ... yönünden, tapu iptali tescil ve olmadığı takdirde tazminat olarak açılan terditli davanın tazminat davası olarak Bora-1 Tur. İnş. Ltd. Şti. bakımından kabulüne karar verilmiş, karar davacılar ... ve ... vekilleri, davacı ... vekili, davacı ... vekili, davacı ... ... vekili, davalı Bora-1 İnşaat Sanayi Ltd. Şti. vekili, davacı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz üzerine yapılan inceleme sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi'nin 04.07.2017 tarih, 2016/11967 Esas, 2017/5639 Karar sayılı ilamı ile, davalı yüklenici şirket lehine bakiye satış bedeli olarak davacı ... tarafından 11.04.2016 tarihli makbuz ile depo edilen 77.330,00 TL ve yine davacı ... tarafından 28.03.2016 tarihli makbuz ile depo edilen 29.700,00 TL toplamı 107.030,00 TL'den 51.913,13 TL'sinin davalı arsa maliklerine ödenmesine, davacılar tarafından hisseleri oranlarına göre toplam olarak depo edilen eksik imalat bedeli 51.913,13 TL'nin ise depo eden davacılara iadesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı belirtildikten sonra; "Davacılar ... ve ... yönünden yapılan incelemede; mahkemece, davacı ...'nın 5. kat 10 nolu daireyi 05.06.2008 tarihli harici yazılı satış sözleşmesi ile bedelini ödeyip diğer davacı ...'in 01.03.2010 tarihli harici yazılı satış sözleşmesinden önce satın alması gerekçe gösterilerek eski tarihli olan ...'nın sözleşmesine değer verilmiş, yargılama sırasında 04.03.2013 tarihinde dava konusu bağımsız bölümün tapusunu devralan ... HMK'nın 125. maddesi gereğince davaya dahil edilerek, tapusunun iptali ile davacı ... adına tesciline karar verilmiştir. Dosya kapsamına göre, davacı ...'nın ödeme makbuzunda 4. kattaki bağımsız bölüme mahsuben ödeme yaptığı ve davacı ... tarafından ibraz edilen 05.06.2008 tarihli harici yazılı satış sözleşmesinde 4. kat olarak yazılı bulunduğu, davalı ...'in ise 01.03.2010 tarihli harici yazılı satış sözleşmesi ile 5. kat 10 no.lu bağımsız bölümü satın ve teslim alarak 04.03.2013 tarihinde adına tescil ettirmiş olduğu anlaşıldığından, tarafların delillerinin toplanıp incelenmesi ve neticesine göre tarafların sözleşme konusu yaptıkları bağımsız bölümün hangisi olduğunun ve bu sözleşmelerden hangisinin önceki tarihli olduğunun tespiti gerekirdi. Davacılar ..., ... ve ... yönünden; yapılan incelemede, dava konusu 15. kat 30 no.lu bağımsız bölümü davacı ...'ın 24.04.2009 tarihli, davacı ...'ün 07.06.2009 tarihli harici yazılı satış sözleşmeleri ile satın aldıkları, davacı ...'ın ise 05.01.2011 tarihli harici yazılı satış sözleşmesi ile davalı yüklenici şirketten satın ve teslim aldığı ileri sürülerek açılan davalarda davacı ...'ın sözleşmesinin eski tarihli olması nedeniyle davasının kabulüne karar verilmiş ise de, davalı yüklenici şirket yetkilisinin ve davacı ...'ın imzasını taşıyan 06.10.2009 tarihli tutanakta satış bedelinin eksik ifası nedeniyle davacı ...'ın sözleşmesinin feshedilip senetlerinin iade edildiği iddia ve savunma yolu ile ileri sürülüp belgeler ibraz edildiğine göre, tarafların delillerinin toplanıp incelenmesi ve neticesine göre bir karar verilmesi gerekirdi. Ayrıca, davacı ..., 07.06.2009 tarihli harici yazılı satış sözleşmesi ile 15. kat 30 nolu bağımsız bölümü satın aldığını beyan etmiş ise de, davalı yüklenici şirketin davacı ...'e gerçekte 16. kattaki bağımsız bölümü satmış olduğu, bu konuda yapılan maddi hatanın 01.05.2011 tarihli sözleşme ile düzeltilip 07.06.2009 tarihli sözleşmenin geçersiz kılındığı, ayrıca davacı ...'e satılan 16. kattaki bağımsız bölümün 03.06.2011 tarihli sözleşmeye göre satış bedelinin ...'e iade edildiği, bu konuda Adana 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2011/664 sayılı dosyasında toplanan deliller ve tanık beyanları ile bu hususun sabit olduğu iddia ve savunma yolu ile ileri sürülüp belgeler ibraz edildiğinden tarafların delillerinin toplanıp, incelenmesi ve neticesine göre bir karar verilmesi gerekirdi. Davacılar Gamze Balıkçı ve ... yönünden; yapılan incelemede, davacıların dava konusu 6. kat 11 no.lu bağımsız bölümü 18.12.2007 tarihli harici yazılı satış sözleşmesi ile davalı yükleniciden satın ve teslim aldıkları, dava tarihinden önce 05.11.2009 tarihinde tapuyu devir alan davalı ...'ın TMK'nın 1023 maddesinden istifadesinin mümkün olmadığı, bu konuda Adana 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 14.02.2017 tarihli, 2014/254 Esas, 2017/61 Karar sayılı ilamı ile davalı ...'ın 6. kat 11 no.lu bağımsız bölüme ilişkin muvazaalı devir nedeni ile tasarrufun iptaline karar verilmiş olduğu anlaşıldığından, bu karar kesinleşmiş ise tarafların diğer delilleri ile birlikte değerlendirilerek neticesine göre bir karar verilmesi gerekirdi. Bozma sebebine göre, davalı ... vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. Davacılar ... ve ... yönünden; yapılan incelemede, dava konusu 12. kat 24 nolu bağımsız bölümün davacı ... tarafından 09.10.2007 tarihinde harici yazılı satış sözleşmesi ile yükleniciden satın alındığı ve bakiye satış bedeli 77.328 TL'nin depo edildiği, davacı ... ...'nün ise aynı bağımsız bölüm ile birlikte 23 no.lu bağımsız bölümü 04.12.2007 tarihinde harici yazılı sözleşme ile satın ve teslim aldığı, 23 no.lu bağımsız bölümün tapusunun verilmesine rağmen tedbir kararı nedeniyle dava konusu 24 no.lu bağımsız bölümün tapusunun verilmediği ancak, davacı ...'ın peşinat olarak 10.000 TL verip geri kalan meblağın kısa zamanda ödeneceğinin sözleşmede kararlaştırıldığı anlaşılmıştır. ...'ın, 10.08.2011 tarihli ve 10015 yevmiye numaralı ihtarname ile bakiye bedelin hangi hesap numarasına yatırılacağına dair davalı yüklenici şirkete ihtarname çektiği, 1 yıl 6 ay sonra davalı yükleniciye vermiş olduğu 27.000 TL miktarındaki 2 adet çek ile ödeme yapılıp yapılmadığı konusunda inceleme yapılması gerektiği; ayrıca, ...'ın itirazı üzerine takipsizlik kararı kaldırılarak 8. Ağır Ceza Mahkemesinde davalı yüklenici şirket temsilcisi hakkında dava açıldığı ve beraat kararı verildiği, beyan edilen dosya ile birlikte yüklenicinin savunması incelenerek, davacı ... ...'nün iyiniyetle malik sıfatı ile satın ve teslim alıp bedelini tam olarak ödediği ileri sürüldüğünden, yüklenicinin temlikine göre gerçek şahsi hak kazanan tarafın belirlenmesi için tarafların delillerinin toplanması, değerlendirilmesi ve neticesine göre bir karar verilmesi gerekirdi." gerekçesiyle davalı Bora-1 İnş. San. Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarının reddine,davacı ... vekili, davacı ... vekili, davacı ... vekili, davacılar ... ve ... vekilleri ile davacı ... ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; Davacılar ... ve ... yönünden; "Davacı ..., müteahite kalan davaya konu 12. kat, 24 no.lu daireyi müteahitle yapmış olduğu 09.10.2007 tarihli sözleşmeye göre 100.000,00 TL'ye satın almıştır, davacı ... ... aynı daire olan 12.kat 24 no.lu daireyi 250.000,00 TL'ye müteahitten 04.12.2007 tarihli sözleşmeye göre satın almıştır. Davaya konu 24 no.lu daire yükleniciye bırakılan yerlerdendir, davacıların her ikisi de yüklenicinin inşaat sözleşmesinden doğan kişisel hakkını haricen temlik alan kişilerdir, bu şahsi haklarına dayanarak adlarına tescil talep etmektedirler.Somut olayda; kişisel hakların yarışması söz konusu olup, böyle bir durumda geçersiz olmadığı takdirde eski sözleşmeye değer verilir, davacı ... 09.10.2007 tarihinde, davacı ... ... 04.12.2007 tarihli harici sözleşme ile kişisel hakkı devralmıştır. Davacı ... tarafından 10.08.2011 tarihinde Bora-1 İnş. San. Tic. Ltd. Şti.'ye davaya konu yerin tapusunun ne zaman teslim edileceği ve geri kalan ödemelerin hangi hesap numarasına yapılacağının bildirilmesi için ihtarname gönderildiği anlaşılmıştır. Ancak her ne kadar ...'ın sözleşmesi diğer davacı ... ...'nün sözleşmesinden önce düzenlenmiş ise de, davalı Bora-1 İnşaat yetkilisi ...'nın 08.11.2013 tarihli celse ve Adana 8. Asliye Ceza Mahkemesi dosyasındaki beyanlarından da görüleceği üzere ...'ın sözleşme gereği üzerine düşen edim (ödeme) ve yükümlüğünü yerine getirmediği, sözleşme tarihi daha sonra olan ...'nün ise sözleşme gereği edim (ödeme) ve yükümlülüklerini yerine getirdiği, iyiniyetli malik sıfatıyla hareket ederek satın ve teslim aldığı yerin bedelini tam olarak ödediği anlaşılmıştır. Dolayısıyla parayı ödeyen ...'nün sözleşmeden kaynaklı kişisel hakkına üstünlük tanınarak tapu iptal tescil davasının kabulüne karar verilmesi gerektiği yönünde mahkememizce kanaate varılmıştır. Davacı ...'ın tapu iptal ve tescil ile birlikte terditli olarak tazminat davası açtığı, dava konusu yer için bilirkişi Halil Alumert'in 25.02.2016 tarihli raporu ile belirlenmiş olan ödemesi gereken 77.330,00 TL'yi mahkeme veznesine depo ettiği anlaşıldığından, davacının açmış olduğu 12. kat 24 no.lu bağımsız bölüme yönelik tapu iptal tescil olmadığı takdirde tazminat olarak açılan davanın tazminat davası olarak kabulü ile bilirkişi raporunda ve dosya kapsamında davalı Bora 1 inşaata ödediği tespit edilen 36.998,37 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı Bora 1 inşaattan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafından mahkememiz veznesine depo edildiği anlaşılan 77.330,00 TL'nin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine karar verilmiştir." Davacı ... ve ... yönünden; "Davacı ..., mahkememize verdiği 24.09.2012 tarihli dava dilekçesinin açıklama kısmında, Adana 10. Noterliğinin 12.01.2012 tarihli noter satış vaadi sözleşmesine göre 5. kat, 10 no.lu taşınmazı satın aldığını, parasını ödediğini belirtmiş, istem sonucunda 5. kat, 10 nolu dairenin müvekkili adına tescilini talep etmiş, noter satış vaadi sözleşmesinin de 5. kat, 10 nolu daireye ilişkin olduğu anlaşılmış, mahkememize vermiş olduğu 12.03.2013 tarihli dilekçesinde dava konusu yerin 5. kat 10 no.lu daire olduğunu, bu daireye tedbir konulmasını talep etmiş, 5. kat, 10 no.lu daireyi dava ettiklerini belirtmiş, bu esnada 5. kat, 10 no.lu daireye dava açan ... devir talebinde bulunduğundan bu talebi doğrultusunda ... adına devre izin verilmiş, tedbir devam etmiş olup, davacı ...'nın dilekçesinin ilk sayfasında ve mahkemeye verdiği 12.03.2013 tarihli dilekçe ve noter sözleşmesinde 5. kat, 10 no.lu dairenin talep edildiği anlaşılmış, mahkememize vermiş olduğu dilekçe ile ekinde de 05.06.2008 tarihli 5. kat, 10 no.lu daireye ilişkin müteahhitten 105.000,00 TL'ye satın aldığına dair yazılı sözleşmeyi ibraz etmiştir. Satın aldığı daireye ilişkin bedelin tamamının ödendiği bilirkişi raporu ile anlaşılmıştır. Davacı ...'in 01.03.2010 tarihinde 5. kat, 10 no.lu daireye ilişkin adi yazılı sözleşmesinin ve 29.06.2012 tarihli Adana 14. Noterliğinden düzenlenen satış vaadi sözleşmesiyle satın aldığı, parasının tamamını da ödediğini, müteahhitin de kabul ettiği ve bilirkişi raporuna göre de ödendiği anlaşılmıştır. Davacı ... vekili, ...'nın satın aldığı yerin 4. kata ait olduğuna ilişkin Bora-1 İnş. San. Tic. Ltd. Şti.'le düzenlenmiş olan sözleşme ile birlikte beyanlarını içerir dilekçeyi dosyaya ibraz etmiştir. Mahkememizce dava açılırken dava dilekçesinin ön sayfasında ...'nın 5. kat, 10 no.lu meskeni satın aldığını beyan edip, ekindeki noter sözleşmesinin 5. kat, 10 no.lu daireye ilişkin olduğu ve vermiş olduğu ıslah dilekçesi ile 5. kat, 10 no.lu daireyi dava ettiklerini belirttiklerinden davacının 5. kat, 10 no.lu daireye ilişkin dava açtığı anlaşılmıştır. Ancak dosya kapsamına göre davacı ...'nın ödeme makbuzunda, 4. kattaki bağımsız bölüme mahsuben ödeme yaptığı ve davacı ... tarafından ibraz edilen 05.06.2008 tarihli harici yazılı satış sözleşmesinde 4. kat olarak yazılı bulunduğu, davacı ...'in 01.03.2010 tarihli harici yazılı satış sözleşmesi ile 5. kat 10. no.lu bağımsız bölümü satın ve teslim alarak 04.03.2013 tarihinde adına tescil ettirmiş olduğu, ayrıca davalı Bora 1 yetkilisi ...'nın 08.11.2013 tarihli celsede mahkememize verdiği beyanında davacı ...'e 4. Katın satıldığını belirttiği anlaşılmıştır. Davacı ...'nın ödemelerini 4. kattaki bağımsız bölüme ilişkin yaptığı kanaatine varıldığından ve 4. kattaki bağımsız bölüme ilişkin tapu iptal tescil talebi bulunmadığından taleple bağlılık ilkesi gereği tapu iptal tescil talebinin reddine, davalı Bora 1 İnşaata ödemiş olduğu dosya kapsamındaki bilirkişi raporu ile tespit edilen 108.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı Bora 1 İnşaattan alınarak davacı ...'e verilmesine şeklinde karar verilmiştir. Davacı ... Koçyiğitin ise 5. kat 10 no.lu bağımsız bölüme ilişkin sözleşmesinin geçerli olduğu ve tüm ödemeleri yaparak sözleşmeden kaynaklı tüm edim ve yükümlülüklerini yerine getirdiği anlaşıldığından tapu iptal tescil talebinin kabulüne karar verilmiştir." Davacılar ..., ..., ... yönünden; "Davacı ..., müteahite kalan davaya konu 15. kat, 30 no.lu daireyi müteahitle yapmış olduğu 24.04.2009 tarihli sözleşmeye göre 100.000,00 TL'ye satın almıştır, 50.000,00 TL peşinat olarak, sözleşmenin imza tarihinde ödenecek bakiye 50.000,00 TL aylık 2.000,00 TL olarak ödenecek, sözleşme şartlarına uygun olarak yapıldığında da teslim tarihinde bakiye kalan tutarın ödeneceği kararlaştırılmış, davacı ... tarafından Adana 4. Noterliğinin 12.01.2012 tarih 1013 yevmiye no.lu ihtarnamesinde 30.06.2010 tarihinde teslim edileceği belirtilmesine rağmen teslim edilmediğinden taşınmazın derhal teslimini ve cezai şartlar yönünden ihtarname gönderildiği, anlaşılmış, davacı ... aynı daire olan 15. kat, 30 no.lu daireyi 140.000,00 TL'ye müteahhitten 07.06.2009 tarihinde sözleşmeye göre satın almıştır. Toplam ödeme miktarının 83.000,00 TL olduğu bilirkişi tarafından hesaplanmış, geriye kalan kısım için mahkemeden depo etmek üzere davacı vekilince önel talebinde bulunulmuştur. Davacı ... davaya konu aynı daire olan 15. kat 30 no.lu daireyi 05.01.2011 tarihinde 170.000,00 TL'ye satın alıp, parasının tamamını da ödediği anlaşılmıştır. Davaya konu 15. kat 30 no.lu daireye müteahhit tarafından geçerli sözleşmelerle 3 kişiye satılmıştır. Davaya konu 30 no.lu daire yükleniciye bırakılan yerlerdendir, davacıların her üçü de yüklenicinin inşaat sözleşmesinden doğan kişisel hakkını haricen temlik alan kişilerdir, bu şahsi haklarına dayanarak adlarına tescil talep etmektedirler. İnşaat şirketi yetkilisi ... beyanlarında, ... yönünden, sözleşmeden vazgeçildiğini, senetlerin iade edildiğini ve tutanak yapıldığını beyan etmiştir. Söz konusu davalı yüklenici şirket yetkilisinin ve davacı ...'ın imzasını taşıyan 06.10.2009 tarihli tutanakta satış bedelinin, eksik ifası nedeniyle davacı ...'ın sözleşmesinin feshedilip senetlerinin iade edildiği dosya kapsamından anlaşılmıştır. Ayrıca davacı ... 07.06.2009 tarihli harici yazılı satış sözleşmesi ile 15. kat 30 nolu bağımsız bölümü satın aldığını beyan etmiş ise de davalı yüklenici şirketin, davacı ...'e gerçekte 16. kattaki bağımsız bölümü sattığı, bu konuda yapılan maddi hatanın 01.05.2011 tarihli sözleşme ile düzeltilip 07.06.2009 tarihli sözleşmenin geçersiz kılındığı, davacı ...'e satılan 16. kattaki bağımsız bölümün 03.06.2011 tarihli sözleşmeye göre satış bedelinin ...'e iade edildiği, bu hususun Adana 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2011/664 Esas sayılı dosyasındaki deliler ve tanık beyanları ile sabit olduğu anlaşılmıştır. Davacı ...'ın, davalı Bora 1 İnşaat ile 15. kat 30 no.lu bağımsız bölüme ilişkin sözleşme yaparak sözleşmeye ilişkin tüm edim ve yükümlülüklerini yerine getirdiği anlaşıldığından, davacı ...'in sözleşmeden doğan kişisel haklarına üstünlük tanınması gerektiği yönünde mahkememizce kanaate varılmıştır. Davacı ...'ın tapu iptali tescil olmadığı takdirde tazminat ve cezai şart ödenmesi yönünde talepte bulunduğu, davacının, davalı Bora 1 İnşaatla yaptığı sözleşmenin feshedildiği, dosya kapsamından sabit olduğu anlaşıldığından tapu iptal tescil ve cezai şart ödenmesi şartlarının oluşmadığı, manevi tazminat talebi yönüyle, manevi tazminatı gerektirir haksız fiil şartları oluşmadığından bu yöndeki taleplerinin reddine, davacının davalı Bora 1 İnşaatta 25.02.2016 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere 75.983,28 TL ödeme yaptığı, eksik kalan 29.700,00 TL'yi de mahkeme veznesine depo ettiği, ancak taraflar arasındaki sözleşme feshedildiğinden tarafların birbirinden aldıkları edimleri geri vermekle yükümlü oldukları, dolayısıyla davacının davalı Bora 1 İnşaattan feshedilen sözleşme kapsamında ödediği 75.983,28 TL'yi dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle talep edebileceği kanaatine varıldığından, davacı ... tarafından ödendiği tespit edilen 75.983,28 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı Bora 1 inşaattan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafından mahkeme veznesine depo edildiği anlaşılan 29.700,00 TL'nin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine karar verilmiştir. Davacı ..., tapu iptal ile birlikte terditli olarak tazminat talebi ile mahkememize dava açmıştır, ancak davalı yüklenici şirketin davacı ...'e gerçekte 16. kattaki bağımsız bölümü sattığı ve bu bağımsız bölümün 03.06.2011 tarihli sözleşmeye göre satış bedelinin ...'e iade edildiği anlaşıldığından, davacının tapu tescil şartları oluşmadığından ve davacıya ödenecek herhangi bir tazminat olmadığından davacının taleplerinin ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir.Davacı ...'ın davalı Bora 1 İnşaat ile 15. kat 30 no.lu bağımsız bölüme ilişkin sözleşme imzaladığı, sözleşmedeki tüm edim ve yükümlülüklerini yerine getirdiği, davacı ...'in sözleşmeden doğan kişisel hakkına üstünlük tanınması gerektiği kanaatine varıldığından ve tapu iptal tescil şartları oluştuğundan bu yöndeki talebin kabulüne yönünde karar vermek gerekmiştir." Davacı ... ve ... yönünden; "Davacılar, Adana 2. Asliye Hakuk Mahkemesine açmış oldukları davada, davaya konu 2452 ada, 15 parselde bulunan 6. kat 11 no.lu dairenin adlarına tescilini, olmadığı takdirde rayiç bedelini yükleniciden tazminini talep etmişlerdir, tapunun ... üzerine olduğu tapu kaydından anlaşılmıştır. Davalı Bora-1 İnş. San. Tic. Ltd. Şti. yetkilisi ..., Asliye Hukuk Mahkemesinde keşifteki beyanında, davacıların davalarını kabul ettiklerini, ...'a daireyi teminat olarak verdiklerini, parasını ödemeye hazır olduklarını beyan etmiştir. Somut olayda; davacı, davalı Bora-1 İnş. San. Tic. Ltd. Şti.'nden satış akdi şeklinde yapılan 18.12.2007 tarihli vaadi sözleşmesi ile satın almış oldukları yerlerin adlarına tescili için Tapu İptal ve Tescil davası açtıkları terditli olarak da rayiç değerinin tazminini Bora-1 İnş. San. Tic. Ltd. Şti.'nden tazminat talebinde bulundukları, olayda şirketin arsa sahipleri ile yaptığı kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile kendisine kalan daireyi davacılara sattığı, Borçlar Kanunu'nunda düzenlenen alacağın temliki hükümleri uyarınca taraflar arasındaki satış sözleşmesinin geçerli olduğu anlaşılmıştır. Davalı ..., tapu maliki olup, tapuya güvenerek bu yeri aldığını, parasını ödediğini, davanın reddini savunmuştur.Davacılar, tapu malikinin muvaazalı olarak davaya konu yeri satın aldığını ileri sürmüş, buna ilişkin tanıklar dinletmiş, davalı ...'ın tapuda 4.000,00 TL'lik sembolik bir rakamla satın aldığını beyan etmiştir. Davalı taraf da davaya konu yerin bedelini ödediğini, yüksek harç ödememek için satış bedelinin düşük gösterildiğinin herkesçe bilinen bir gerçek olduğunu, 110.000,00 TL ödeme yaptığını, muvaazanın olmadığını, müteahhitle dostluğunun olmadığını, eğer muvaazalı olsaydı diğer davalı müteahhit şirketin davacılara anahtarı vermeyeceğini ve müvekkili aleyhine beyanda bulunmayacağını, muvaazayı gösterir en küçük bir delilin bulunmadığını bildirir 01.04.2016 tarihli dilekçesi ile beyanda bulunmuştur. Dava konusu olayda öncelikle dava tarihinden önce dava konusu yeri tapudan devralan üçüncü şahıs olarak ...'ın muvaazalı olarak alıp almadığının çözülmesi gerekmekte olup, M.K'nın 1023. maddesinde "Tapu kütüğündeki sicille iyi niyete dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hak kazanan üçüncü kişilerin bu kazanımı korunur" denmekte olup, yine 1024. maddede "Bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi bu tescile dayanamaz " ilkesi bulunmakta olup, buradaki amaç tapulu taşınmazlardaki intikallerdeki tapu kaydındaki güveni sağlamak olup satış vaadine konu taşınmazın vaad borçlusu tarafından tapudan başka bir kimseye satışı her zaman olanaklıdır. Ayni hak ile şahsı hakkın yarışması halinde ise ayni hakka üstünlük tanınır. Ancak alacağın temlik işlemi biçime uygun satış vaadi sözleşmesi ile yapılmış ve satış vaadi sözleşmesi 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 26/5 maddesinden yararlanılarak tapuya şerh verilmiş ise, şerh konulan kişinin sonraki maliklere karşı kişisel hakkını ileri sürmesi güçlenir. Satış vaadi sözleşmesi tapuya şerh edilmemişse kural olarak tapu kütüğüne iyi niyetle güvenerek hak sahibi kazanan üçüncü kişinin hakkı korunur. Satış sözleşmesi 18.12.2007 tarihli olup, tapuda ...'ın 05.11.2009 tarihinde devraldığı, tapuda herhangi bir satış vaadi sözleşmesinin şerhinin bulunmadığı anlaşılmıştır.Ancak alacağını temlik eden satış vaadi sözleşmesine dayanan davacılar, tapuya şerh edilmese de tapudan mülkiyet hakkı kazanan kimsenin mülkiyeti kötü niyetle kazandığını her zaman ileri sürebilir. M.K'nın 1024. maddesi kapsamında da 'Kayıt malikinin kötü niyetle kazandığı ileri sürülmüş ise üçüncü şahsın ayni hakkı yolsuz olarak tescil edildiğini bilen veya bilmesi gereken şahıs olup olmadığına bakılması gerekir. Yolsuz olarak tescil edildiğini bilen kişilerin tapudaki tesciline dayanmalarının olanağı yoktur ve yolsuz tescil sayılır. 'Dava konusu olayda ise tapu maliki ... dava tarihinden önce bu yeri tapudan almıştır. Dosyada bulunan tapu kaydının ekindeki belgelerden anlaşılacağı üzere ...'ın almış olduğu tapu üzerinde satış vaadi sözleşmesinin şerhi bulunmasa da, davacıların dava konusu 6. kat 11 no.lu bağımsız bölümü 18.12.2007 tarihli harici yazılı satış sözleşmesi ile davalı yükleniciden satın ve teslim aldıkları, dava tarihinden önce 05.11.2009 tarihinde tapuyu devir alan davalı ...'ın Türk Medeni Kanun'un 1023'üncü maddesinden yararlanmasının mümkün olamayacağı, hakkaniyete aykırılık teşkil edeceği, her ne kadar Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi'nin 2016/11967 Esas, 2017/5639 Karar sayılı bozma ilamında, Adana 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 14.02.2017 tarihli, 2014/254 Esas, 2017/61 Karar sayılı ilamında, davalı ...'ın 6. kat 11 no.lu bağımsız bölümü muvaazalı devrine ilişkin tasarrufun iptaline karar verilmiş olduğundan, bu dosyanın sonucuna göre değerlendirme yapılması gerektiği belirtilmiş ise de, aynı yere ilişkin davacılar tarafından davalı Bora 1 İnşaat ve ...'a karşı Adana 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde de dava açıldığı, açılan bu davanın görevsizlikle Adana 3. Tüketici Mahkemesine gönderildiği, akabinde dava dosyamız ile birleştiği, konusu aynı olan bu davanın Adana 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan davadan önce açıldığı, dolayısıyla Adana 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin mahkememizin dava sonucunu bekletici mesele yapması, mahkememizden çıkacak karara göre bir değerlendirme yapması gerektiği, mahkememizin Adana 5. Asliye Hukuk Mahkemesi kararını beklemesinin yukarıda belirttiğimiz gerekçeler dikkate alınarak dosyamıza bir katkı sağlamayacağı, davacıların davalının kötü niyetle dava konusu yeri adına tescil ettirdiği ve muvaza iddiasını ispat ettiği kanaatine varıldığından davacıların tapu iptal tescil davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir" gerekçeleriyle, Davacı ..., davacı ...'ten temlik alan ..., davacı ... ..., davacı ..., davacı ..., davacı ... ve ... ile davacı ... yönünden, tapu iptali ve tescil davasının kabulüne, davacı ... ve davacı ... yönünden, davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, davacı ..., davacı ... yönünden açılan davaların tazminat davası olarak kabulüne, davacı ... yönünden davasının tazminat yönüyle kabulüne, cezai şart talebinin ve manevi tazminat talebinin reddine, davacı ... yönünden, davacının tapu iptal tescil ve olmadığı takdirde tazminat talebinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. Karar, davacı ..., ..., ... ve ..., ..., ..., davalı ... ve davalı arsa sahipleri ..., ..., ..., ..., ... tarafından süresinde temyiz edilmiştir. 1-Kamu düzenine aykırılık halleri ile uyulan bozma ilamının içeriği ve usuli kazanılmış hak ilkesinin re'sen gözetildiği; kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmadığı yine; ayni hak kişisel hak çatışmasında ana kural, ayni hakka üstünlük tanınması iken, kişisel hakların yarışması halinde temel ilke öncelikle doğmuş olan kişisel hakka öncelik verilmesi olup, mahkemece bu ilke gözetilerek karar verilmiş olduğu, bozma ilamı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapıldığı,asıl ve birleşen davalarda davalı olan arsa sahiplerinin yargılama giderlerinden sorumlu tutulmadıkları anlaşıldığından, asıl davada verilen karara karşı davacı ... vekilinin, birleşen 2012/1269 Esas sayılı dosyada verilen karara karşı davacısı ... vekilinin,birleşen 2011/2370 ve 2011/125 Esas sayılı dosyalarda verilen karara karşı davacısı ... vekilinin, birleşen 2012/1256 ve 2012/2160 Esas sayılı dosyalarda verilen karara karşı davacısı ... vekilinin, birleşen 2012/1462 Esas, 2012/1474 Esas, 2012/825 Esas, 2012/1475 Esas, 2012/1543 Esas, 2011/895 Esas, 2012/1555 Esas, 2016/716 Esas sayılı dosyalarda verilen kararlara karşı bu davalarda davalı olan arsa sahipleri ..., ..., ..., ..., ... vekilinin tüm temyiz itirazları reddedilerek, asıl ve birleşen 2012/1462 Esas, 2012/1269 Esas 2012/1474 Esas, 2012/825 Esas, 2012/1475 Esas, 2012/1543 Esas, 2011/2370 Esas, 2011/125 Esas, 2011/895 Esas, 2012/1555 Esas, 2012/1256 Esas, 2012/2160 Esas, 2016/716 Esas sayılı dosyalarda verilen kararların onanması gerekmiştir. 2-Birleşen 2014/1754 Esas sayılı dosyada verilen karara yönelik olarak yapılan incelemede, kararda ve kararın gerekçesinde, hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı ve yine davacılar ... ve ...'nın dava konusu 6. kat 11 nolu bağımsız bölümü 18.12.2007 tarihli harici yazılı satış sözleşmesi ile davalı yükleniciden satın ve teslim aldıkları, dava tarihinden önce 05.11.2009 tarihinde tapuyu devir alan davalı ...'ın TMK 1023 maddesinden yararlanmasının mümkün olmadığı,yüklenici şirket ile davacılar arasında muvazaa olduğunun, davalı ... tarafından ispat edilemediği anlaşılmakla, davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 3-Birleşen 2014/1754 Esas sayılı dosyada verilen karara yönelik olarak, davacılar vekilinin vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece, tapu iptal tescil talebinin kabulüne, 11 no.lu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı yüklenici şirketten tahsiline karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde de açıklandığı üzere iptaline karar verilen 11 nolu bağımsız bölüm davalı ... adına kayıtlıdır. 6100 sayılı HMK'nın “yargılama giderlerinden sorumluluk” başlığını taşıyan 326. maddesinde “kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise mahkemenin yargılama giderlerini bunlar arasında paylaştırabileceği gibi müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebileceği” hüküm altına alınmıştır. Bu durumda yargılama giderlerinin davalı yüklenici şirket ile birlikte davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerekirken, sadece yüklenici şirketten tahsiline karar verilmesi doğru olmayıp kararın bu nedenle bozulması gerekirse de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 438/VII. maddesi uyarınca anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle, asıl davada verilen karara karşı, davacı ... vekilinin, birleşen 2012/1269 Esas sayılı dosyada verilen karara karşı davacısı ... vekilinin, birleşen 2011/2370 ve 2011/125 Esas sayılı dosyalarda verilen karara karşı davacısı ... vekilinin, birleşen 2012/1256 ve 2012/2160 Esas sayılı dosyalarda verilen karara karşı davacısı ... vekilinin, birleşen 2012/1462 Esas, 2012/1474 Esas, 2012/825 Esas, 2012/1475 Esas, 2012/1543 Esas, 2011/895 Esas, 2012/1555 Esas, 2016/716 Esas sayılı dosyalarda verilen kararlara karşı bu davalarda davalı olan arsa sahipleri ..., ...,..., ..., ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile asıl ve birleşen 2012/1462 Esas, 2012/1269Esas 2012/1474 Esas, 2012/825 Esas, 2012/1475 Esas, 2012/1543 Esas, 2011/2370 Esas, 2011/125 Esas, 2011/895 Esas, 2012/1555 Esas, 2012/1256 Esas, 2012/2160 Esas, 2016/716 Esas sayılı dosyalarda verilen kararların ONANMASINA, 2. bent uyarınca birleşen 2014/1754 Esas sayılı dosyada verilen karara yönelik davalı ...'ın tüm temyiz itirazlarının reddine, Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle birleşen 2014/1754 Esas sayılı dosyada davacılar ... ve ...'nın vekilinin temyiz isteminin kabulü ile, mahkeme kararının 12. maddesinin 7. satırında yeralan "1.198,90 TL yargılama giderinin" ifadesinden sonra gelmek üzere "müştereken ve müteselsilen davalı ...'dan ve" kelimelerinin yazılmasına,yine aynı maddenin 11. satırında yeralan "21.050,00 TL vekalet ücretinin" ifadesinden sonra gelmek üzere "müştereken ve müteselsilen davalı ...'dan ve" kelimelerinin yazılmasına, birleşen 2014/1754 Esas sayılı dosyada verilen kararın bu şekli ile davacılar ... ve ... yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, temyiz edenlerden peşin alınan harçların istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/1722, K. 2024/3890, T. 07.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2024-1722-e-2024-3890-k-027f4d5d2d70