Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/5105 E. 2024/7088 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5105
- Karar No
- 2024/7088
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1949 Esas, 2023/465 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/188 E., 2019/457 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 21.07.2011 tarih ve 2011 04798 tescil nolu Gıda Saklama Kabı ibareli tasarımların maliki olduğunu, davalı yanın müvekkilinin izin ve icazetini almaksızın her türlü fikri ve sınai mülkiyet hakkı müvekkili şirkete ait olan ve müvekkili şirket adına tescilli tasarım ürünlerinin birebir aynılarının veya ayırt edilemeyecek kadar benzerlerinin imalatını, her türlü ticaretini yaptığını, taklit ve tecavüz mahsulü ürünlerin piyasada çeşitli firmalara dağıtımını gerçekleştirdiğini, yine piyasada çeşitli firmalardan siparişler aldığını ve taklit ürünleri çeşitli tanıtım vasıtalarında kullandığının öğrenildiğini, bu durumun tespiti için İstanbul Kapatılan 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2014/41 D.iş sayılı dosyası ile tespit talebinde bulunduklarını, davalı yanın müvekkili şirket ürünlerinin aynısını haksız ve hukuka aykırı biçimde taklit edildiğinin tespit edildiğini, müvekkili şirket adına Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde tescil işlemleri devam eden tasarımların birebir aynısını veya ayırt edilemeyecek kadar benzerlerini taklit etmek suretiyle üretip, satışa sunarak usul ve yasaya aykırı hareket ettiğini, davalı yanın müvekkilinin yasal haklarını açıkça ihlal ettiğini, davalı tarafın haksız kullanımlarının müvekkiline büyük zarar verdiğini ve ticari itibarını zedelediğini, müvekkilinin dava konusu tasarım için büyük emek ve zaman harcadığını ileri sürerek davalı ürünlerinin müvekkilinin TÜRKPATENT nezdinde tescilli 2011 04798 nolu Gıda Saklama Kabı ibareli tasarıma konu ürünlere tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine ve tecavüzün giderilmesine, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi ve 5.000,00 TL yoksun kalınan kazanç olmak üzere toplam 15.000,00 TL tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı adına tescilli tasarımın yeni olmadığını, davacının dava konusu tasarımının yeni olduğunu kesin ve somut delillerle ispat etmesinin gerektiğini, davalı şirketin üretim yapmayıp dışarıdan toptan alım yaparak ürünleri temin edip satışını yaparak ticari faaliyetini sürdürdüğünü, dava konusu "gıda saklama kabının" davalı tarafından üretilmediğini, davacının gerçek olmayan iddialarının davalının ticari itibarını zedelediğini, davayı ve davacının iddia ve taleplerini kabul etmediklerini, dava konusu tasarımın sınai mülkiyet hukuku kapsamında tescil belgesi verilerek korunmaya uygun olmadığını, tasarımın hükümsüzlüğünü istediklerini, zararı kanıtlayacak bir ispat olmadığı için tazminat talebinin reddedilmesinin gerektiğini, dava dilekçesinde mezkur 6 adet delilin toplanılmasını talep ettiklerini, dosyaya başkaca delil sunulmasına muvafakatlerinin bulunmadığını, aksi durumların davanın genişletilmesi yasağına konu edilebileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacı adına TÜRKPATENT nezdinde 2011 04798 no ile tescilli Gıda Saklama Kabı ibareli tasarımın Bakırköy 1. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 07.06.2016 tarih 2015/151 E., 2016/116 K. sayılı kararı ile hükümsüzlüğüne karar verildiği, bu kararın Yargıtay 11. HD'nin 2016/9767 E., 2018/2183 sayılı kararı ile onanarak 17.12.2018 tarihinde kesinleştiği, dava tarihi itibarı ile uygulanması gereken 554 sayılı KHK'nın 45 inci maddesi gereği hükümsüzlüğün geçmişe etkili olarak sonuçlarını doğurduğu ve KHK ile sağlanan korumanın ortadan kalktığı, haksız rekabet yönünden davacının iddiasını ispatlar herhangi bir delil dosyaya sunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davaya konu 2011 04798 no ile tescilli ''Gıda Saklama Kabı'' ibareli tasarımın hükümsüzlüğü için yapılan yargılama sonucunda Bakırköy 1. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2015/151 E., 2016/116 K. sayılı karar ile 2011/04798 nolu tasarımın daha önceden kamuya sunulduğu, yenilik ve ayırt edicilik niteliği olmadığı gerekçesiyle hükümsüzlüğüne karar verildiği ve anılan kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/9767 E., 2018/2183 K. sayılı kararı ile onanıp, karar düzeltme isteği reddedilerek kesinleştiği, hükümsüzlük kararı geçmişe etkili olup, tasarım tesciline hukuki bakımdan sağlanan koruma, hükümsüzlük kapsamında doğmamış sayılacağından, davalının eylemlerinin tasarımdan doğan hakka tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, endüstriyel tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, maddi, manevi tazminat ve yoksun kalınan kazanca ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. Mülga 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 45 nci maddesi.
3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 03.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.