Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4824 E. 2024/6708 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4824
- Karar No
- 2024/6708
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI :2023/1033 Esas, 2023/950 Karar HÜKÜM :Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ :Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI :2022/529 E., 2022/1266 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin müvekkili bankadan 17.05.2018 tarihinde imzalanan sözleşmeye istinaden kredi kullandığını, bahse konu kredi sözleşmesinde davalılardan ...'ın da müşterek ve müteselsil kefil olduğunu ancak kredinin geri ödemesinin sözleşmede yer aldığı şekilde gerçekleşmediğini, bunun üzerine davalı tarafa ihtarname ile hesap katının bildirildiğini, bu ihtara rağmen herhangi bir ödeme olmayınca müvekkili banka tarafından ihtiyati haciz kararı ile birlikte Manisa 1. İcra Müdürlüğünün 2022/2542 sayılı ilamsız icra takibine başlandığını, davalının 17.03.2022 tarihinde vekili aracılığı ile takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin takip talebinde yazılı şartlar ile devamına, borçlu aleyhine takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; itirazın iptali davası açılabilmesi için dava şartı niteliğinde olan geçerli bir itirazın bulunmadığını, icra dosyasına işbu dava tarihinden önce vekaletnameyle birlikte itirazdan feragat dilekçesi sunulduğunu, bu nedenle davacının hukuki yararının bulunmadığını, davacının henüz ipotekli taşınmazlar paraya çevrilmeden ve ipotek bedelleri borcun üzerinde olduğu sabitken ilamsız icra yoluna başvurmasının hukuka aykırı olduğunu, işbu kredi sözleşmesi çerçevesince ... aleyhine başlatılan takibin asıl borçlunun temerrüde düşürülmemesi sebebi ile ayrıca yasaya ve usule aykırılık teşkil ettiğini, davacı lehine tesis edilen ipoteğin müvekkili ...’ın kefaletinin de teminatını kapsaması sebebiyle kefile başvuruda 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 45 inci maddesi hükümlerinin geçerli olacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. .III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, dosya kapsamında itirazın iptali davası açılabilmesi için geçerli ve devam eden bir itirazın bulunması ve itiraz nedeniyle takibin durması, bu nedenle alacaklının alacağın tahsiline yönelik işlemlere devam edememesinin gerekli olduğu, icra takibine itirazdan feragat edildiğinde durumun alacaklıya bildirilmesi gerekmediği, itirazdan feragat edildiğinde feragatin sonuç doğurmasının kabule bağlı olmadığı, somut olayda davalılar vekilince takibe yapılan itirazdan feragat edildiği, durmaya devam eden bir takipten söz edilemeyeceğinden davacının itirazın iptali davası açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesi ile davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiş, davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, mahkeme kararında bir isabetsizlik görülmediği gibi somut dava bakımından davalı tarafın davanın açılmasına sebebiyet verdiği de söylenemeyeceğinden dava açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yüklenmesinde de usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kredi sözleşmesi nedeniyle yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının h bendi ile 115 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 24.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.