Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4788 E. 2024/6412 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4788
- Karar No
- 2024/6412
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/459 Esas, 2023/1200 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2022/106 E., 2023/17 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin ... Gıda İnş. Eml. Hayv. Tur. Rekl. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin 094 hisseli ortağı olduğunu, davalının ise şirkette 06 hissesi bulunduğunu, Afyonkarahisar Ticaret Sicil Müdürlüğüne kayıtlı şirketin Sinop ilinde faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin davalı ile Sinop ilinde tanıştığını, davalının Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı memur olarak görev yaptığını, müvekkilinin davalıdan şirket işlerini yapması için yardım istediğini, davalının ise Afyon ilinde şirket adresi olarak gösterebileceği bir yer olduğunu söylemesi üzerine Afyon merkezli iş bu şirketi kurduklarını, davalının devlet memuru olması nedeniyle yetkili müdür olamadığını ve müvekkilin vekaletnamesi ile şirketin işlerini idare ettiğini, müvekkilinin Türkiye'de şirket ile ilgili işleri halledebilmesi için davalıyı hissedar yaptığını, Şirketin 2016 yılından bu yana göstermiş olduğu faaliyetlerin tamamının müvekkil tarafından finanse edildiğini, davalının şirkete hiçbir maddi katkısı olmadığı gibi yalnızca emeği ile katıldığını ve emeğinin karşılığını aldığını, müvekkilinin şirket adına araç alınması için gönderdiği para ile davalının abisi adına araç aldığını, şirketin merkezine hissedar olarak bir takım ihtarnameler gönderdiğini, bu nedenle şirket ortağının haklı nedenle çıkartılması amacıyla işbu davayı açtıklarını, somut olayda da iki ortaklı bir şirket olduğunu ve şirketin ortaklıktan çıkarma amacıyla karar alabilecek mekanizması bulunmadığını, ortaklıktan çıkartma noktasındaki sebepler incelendiğinde, kanunen haklı olduklarını, davalının şirket için ortaya koyduğu hiçbir maddi sermaye bulunmadığını, bu konuda Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin emsal kararları bulunduğunu, dosya kapsamında şirketin hesap dökümleri ve sundukları banka dekontları incelendiğinde tüm finansmanın müvekkil kaynaklı olduğunun görüleceğini ileri sürerek davalının haklı sebebe dayalı olarak pey akçesi ödenmeksizin ortaklıktan çıkartılmasına karar verilmesini, aksi kanatte ise davalının ayrılma akçesinin hesaplanarak kendisine ödenmek suretiyle ortaklıktan çıkartılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; senelerdir parasını, emeğini, mesai dışı ve Cumartesi-Pazarını davacının şahsi özel işleri için harcadığını, paratoner vazifesi gördüğünü, onlara gelecek veya gelebilecek zararlarda kendisini ve ailesini tehlikeye attığını, şimdiye kadar sattığı, başkalarının üzerine anlaşmalı devir ettiği, kendi üzerine vatandaşlık almak için diyerek hile ile devir aldığını, mevcuttaki mal varlıkları da göz önünde bulundurulduğunda en az 96/6 hisse bedeli olarak 804.522,78 TL vermesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 640 ıncı maddesindeki düzenlemeden anlaşılacağı üzere ortağın mahkeme kararı ile haklı sebebe dayanılarak şirketten çıkarılması için davanın şirket tarafından açılması gerektiği, şirket ortağının bir başka ortağın şirketten çıkarılmasını isteyebileceğine dair yasada düzenlenmiş bir hüküm bulunmadığı, ayrıca şirketin bu davayı açabilmesi için de aynı yasanın 616. maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereğince, genel kurulun bu konuda bir karar vermesi gerektiği, eldeki davada davalının ortaklıktan çıkarılması talebinin diğer şirket ortağı tarafından talep edildiği ve bu dava yönü ile davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... Gıda İnş. Eml. Hayv. Tur.Rekl.İç ve Dış Tic. Ltd. Şti'nin davacı ile davalı tarafından kurularak 02.03.2016 tarihinde Ticaret Sicil Müdürlüğüne tescil edildiği, 100 paya ayrılmış 94 payın davacıya, 6 payın davalıya ait olacak şekilde şirketin sermaye yapısının oluşturulduğu, davacının şirketi temsile yetkili müdür olarak atandığı, yerleşik Yargıtay kararları doğrultusunda, şirketin ortağı olan davacının diğer ortağa karşı ortaklıktan çıkartılma davası açma hakkının bulunmadığı, dolayısıyla davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı ve davacının ileri sürdüğü istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı, gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, haklı sebeplerle şirket ortağının ortaklıktan çıkartılması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 640 ıncı maddesinin üçüncü fıkrası ile 621 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi ve 616 ncı maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi. 2.Dairemizin 30.09.2021 tarih ve 2020/685 E., 2021/5821 K., 12.12.2019 tarih ve 2018/2117 E., 2019/8118 K, 01.06.2022 tarih ve 2020/7426 E., 2022/4272 K. ve 29.09.2015 tarih ve 2014/12756 E., 2015/1185 K. sayılı kararları.
3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 16.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.