Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4457 E. 2024/6516 K. – Ticari Satıma

Konu: Ticari Satıma Konu Malın Ayıpsız Misliyle Değişimi

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4457
Karar No
2024/6516
Karar Tarihi
Konu
Ticari Satıma Konu Malın Ayıpsız Misliyle Değişimi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/374 Esas-2023/657Karar HÜKÜM : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/897 E., 2020/379 K. Taraflar arasındaki ticari satıma konu malın ayıpsız misliyle değişimi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin 25.05.2015'te davaya konu 34 ZD 6463 plakalı WBA1A1100FP641667 şase numaralı 2015 model BMW 1.16i marka aracı 85.329,53 TL bedelle davalı Borusan Oto Servis ve Ticaret A.Ş.'den satın aldığını, aracın garanti süresinin 2 yıl olduğunu ve azami tamir süresinin 30 iş günü olduğunu, garanti belgesinin davalı Borusan Otomotiv İthalat ve Dağıtım A.Ş. (Borusan İthalat A.Ş.) tarafından düzenlendiğini, müvekkili tarafından 3.125,54 TL bedel ödenerek aracın garanti süresinin 1 yıl uzatıldığını, aracın 2 yıllık garanti süresi dolmadan 23.05.2017'de motorun salınımlı çalıştığını ve motor arıza ışığının sürekli olarak sinyal verdiğini, garanti süresi içinde meydana gelen arızanın davalılar tarafından giderilemediğini, araçta gerçekleşen gizli ayıbın üretim hatasından kaynaklandığını, motor arıza ışığının sürekli uyarı verdiğini, aracın tesliminde araçta gizli ayıbın mevcut olduğunu ve müvekkilinin bu ayıbı bilmediğini, bu durumun ayıbın motor arıza ışığının sürekli yanması sonucu anlaşıldığını ve derhal davalılara bildirilerek aracın davalıya teslim edildiğini, araçtaki motor arızasının garanti süresi içinde ortaya çıktığını, araçta iki defa aynı arızanın meydana geldiğini, motordaki arızanın giderilemediğini, aracın aynı arızayı trafikte seyir halinde iken vermesi halinde ... kaybına yol açacağını, müvekkilinin araca artık güvenmediğinden kullanımının mümkün olmadığını, gizli ayıbın aracın kullanım emniyetini tehlikeye soktuğunu ve kullanıcıyı mağdur ettiğini ileri sürerek, aracın ayıpsız misli olan aynı model ve nitelikte ''0'' km yeni bir araçla değiştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının ayıp iddiasını kabul anlamına gelmemek kaydıyla uyuşmazlığını ticari satımdan kaynaklandığını, gerek ayıp ihbar süresinin gerekse zamanaşımı süresinin dolduğunu, dava konusu ihtilafın tarafları tacir olduğundan aradaki ilişkinin de ticari satım olduğunu, davacının esas itibariyle derdest davayı açmasına sebep olarak gösterdiği motor ikazı nedeniyle yetkili servis tarafından onarım görmesinin aracın ayıplı olduğu anlamına gelmediğini, aracın fatura tarihi olan 25.05.2015 tarihinden itibaren davacı şirket tarafından kullanıldığını, dava konusu arızanın birden çok etken neticesinde meydana gelebileceğini, davacının da aracı yaklaşık 3 yıla yakın bir süredir kullandığını, satış tarihinden itibaren yaklaşık 3 yıl boyunca yol yapan bir araçtan yararlanılamadığının ileri sürülemeyeceğini, aracın kullanım amacı bakımından değerinin veya alıcının ondan beklediği faydaların tamamen ortadan kalktığını veya önemli ölçüde zayıfladığını söylemenin olanaksız olduğunu, aracın onarım görmesinin imalattan kaynaklı ayıplı olduğu anlamına gelmediğini, arızanın kullanım hatasından kaynaklanabileceğinin kuvvetle muhtemel olduğunu, davacının iddialarının aksine aracın satın alındığı tarihten itibaren esaslı bir arıza geçirmediğini, son arızanın ise basit bir onarım ile tamamen giderildiğini, davacının şikayetleri üzerine müşteri memnuniyeti çerçevesinde araç üzerinde servis tarafından gerekli inceleme ve bakımların özenle yapıldığını, aracın satın ve teslim alındığı tarih ile dava tarihi arasında yaklaşık 3 yıllık bir süre geçtiğinden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, davacının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun ( 6102 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinde düzenlenene gözden geçirme ve ayıp bildirimi yükümlülüğüne uymadığından davanın esasına girilmeden reddine ve aksi halde esas yönünden de davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davaya konu aracın servis- tramer kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, aracın motor silindirlerinin kurumlaşması şeklinde meydana gelen motor arızasının kullanım kaynaklı bir hata olmadığı, motor silindirindeki kurumlaşmanın motorun düzenli çalışmasını önleyip titreşimli çalışmasına neden olduğu gibi ısı geçişini zorlaştırıp motor elemanlarının aşırı ısınmasına ve yakıt tüketiminin artmasına sebebiyet verebilecek nitelikte olduğu, onarıma rağmen titreşimin ortadan kaldırılamadığı, bu hali ile motor arızasının üretimden kaynaklı gizli ayıp niteliğinde olduğu, dosyadaki servis kayıtlarına göre de bu şikayetleri ile garanti süresi içinde servise başvurduğu ve arızanın giderilemediğinin saptandığı, 6102 sayılı Kanun'un 25 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ticari satışlarda ayıba karşı tekeffül sebebiyle açılacak davalarda zamanaşımı süresinin 6 ay olarak belirlenmekle birlikte, satılan mala daha uzun süreli garanti verildiği takdirde bu sürenin garanti süresi sonuna kadar uzayacağını; somut olayda dava tarihi itibariyle garanti süresinin dolmadığı, dolayısıyla ayıbın niteliği ve daha önceki servis kayıtları dikkate alındığında davacının ihbar muayene külfetini zamanaşımı süresi içinde garanti süresine uygun şekilde yerine getirdiği tespit edildiği; araçtaki ayıbın niteliği dikkate alındığında, davacının araçtan beklediği faydayı sağlamadığı, önemli derecede gizli ayıp olduğu anlaşıldığından onarımın sağlanamaması nedeniyle seçimlik hak olarak kullandığı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 227 nci maddesinin birinci fıkrasının dördüncü bendi gereğince aracın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini istemesinin de hakkaniyete uygun olduğu, aracın üzerinde herhangi bir takyidat bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 34 ZD 6463 plakalı ... şase numaralı 2015 model BMW 1.16i marka aracın davalıya teslimi ile aracın misli ile davalılarca müteselsilen sorumluluk uyarınca değiştirilmesine gerekçesiyle karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davalılar vekilinin istinaf dilekçesinde, davanın 2 yıllık zamanaşımı süresi içinde açılmadığını ileri sürdüğü ancak araçtaki arızanın gizli ayıp niteliğinde olduğu, davalı satıcıya ait yetkili serviste garanti süresi içinde arızaya 2 kere müdahale edilmesine rağmen araçtaki sorunun devam ettiği, davacının garanti süresi içinde davalıya ayıptan kaynaklanan seçimlik hakkını kullanmak için ihtarname de gönderdiği,davacı şirketin +1 yıl garanti satın aldığı, davalı tarafça onarıma ilişki olduğu savunulmuş ise de bunun doğrulanamadığı, bu durumda davalı tarafından zamanaşımı definin ve davanın süresinde açılmadığına dair itirazların yerinde olmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, davacı vekilinin ise davaya konu aracın zaten Borusan Oto'nun İstinye adresindeki yetkili serviste olduğundan mahkemece davacının aracı "davalıya teslimi" şeklinde hüküm vermesinin doğru olmadığını belirterek bu hususun düzeltilmesini talep ettiği, davaya konu aracın, davalılar vekilinin dosyaya ibraz ettiği 18.02.2019 tarihli dilekçesinde de Borusan Oto'nun İstinye adresinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yapılan hata yeniden yargılama gerektirmediğinden, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalılar vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, tacirler arası satıma konu otomobilin ayıplı olduğu iddiasına dayalı misliyle değişim istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6098 sayılı Kanun'un 223 ve 227 nci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 23 ve 25 inci maddeleri. 3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalıların temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 19.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/4457, K. 2024/6516, T. 18.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-4457-e-2024-6516-k-1b882d12c0a4