Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/3801 E. 2024/6560 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3801
Karar No
2024/6560
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/76 Esas, 2023/513 Karar HÜKÜM : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 3. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2017/53 E., 2020/447 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin davalı bankanın müşterisi olduğunu, döviz işlemleri ve mevduat bazlı olarak birikimlerini değerlendiren, her türlü riskli ve spekülatif işlemlerden kaçınan bir müşteri olduğunu, müvekkilinin Sermaye Piyasası Kurulunun yayınladığı tebliğlere aykırı olarak hiçbir yüksek getirisi bulunmayan çok yüksek riskli yatırım araçlarına yönlendirme yapıldığını, söz konusu bu işlemin, yüksek riskli Özel Bankacılık Türev İşlemi olan "Opsiyon (Nakavt)" işlemi olduğunu, nasıl cerayan ettiğini, ne gibi risk faktörleri taşıdığını, işlemin ters yürümesi halinde ne gibi kayıplara sebebiyet vereceğine ilişkin olarak yeterli açıklama dahi yapılmadığını, riskin boyutu ve büyüklüğü hakkında herhangi bir bilgi sahibi olmayan müvekkilinin bu işlemlerin sonucunda da 389.000,00 TL zarara maruz kaldığını belirterek davalı banka müdür ve görevlileri tarafından aldatılmak suretiyle yatırım yapılmaya mecbur bırakılan müvekkilinin uğradığı zarar ve ziyanın tazmini için 389.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren geçerli olacak reeskont faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, dava konusu işlemin bir opsiyon işlemi olduğunu, dava konusu işlemin tüketici mevzuatına tabi bir işlem olmadığını, davacı işlemlerinin, sermaye piyasalarında egzotik opsiyon işlemi adı altında gerçekleştirilen yatırım işlemi olduğunu, bu işlemin ticari nitelikte bir yatırım işlemi olup, sermaye piyasası mevzuatına tabi olduğunu, müşterilerin yatırımcı olarak nitelendirildiğini, söz konusu yatırımcıların tüketici tanımına girmesinin mümkün olmadığını, dava dilekçesinde de davacının bir iş adamı olduğunun ifade edildiğini, sermaye piyasası, türev/opsiyon işlemlerine ilişkin davaların Ticaret Mahkemeleri nezdinde bakılmasının gerektiğini belirterek davanın öncelikle görevsizlik kararı ile reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile,opsiyon sözleşmesinin 13/05/2013 tarihinde yapıldığı vadesinin ise 16/05/2014 tarihi olduğu, söz konusu işlemlerin kaldıraçlı işlem niteliğinde olduğu, 16/05/2014 tarihi itibari ile davalı bankanın sözleşme konusu işlemleri yapmaya yetkisi olmadığı ve bu süre içinde davacı tarafın 389.100.-TL zarar ettiği, davacı tarafın 20/03/2013 tarihinde çerçeve sözleşmenin eki niteliğindeki belgenin en alt kısmında risklere yönelik açıklamaları okudum, anladım kısmında imzası olsa da; sözleşme ve eklerinin matbu olduğu, sözleşmenin şartlarının önceden hazırlanmış ve tüketicinin içeriğine etki edemeyeceği, sözleşme konusu işlemlerin üst düzey finans ve bankacılık bilgisi gerektiren işlemler olduğu değerlendirildiğinde, sözleşmede tüketici aleyhine olan hükümlerin haksız şart niteliğinde olduğu, bankanın bilgilendirme yükümülüğünü yerine getirmediği, davalı bankanın ve çalışanının bu işlemleri yapmaya 13/05/2013 - 16/05/2014 tarihleri arasında yetkili olmadığı, bu işlemler için 15/10/2015 tarihinde yetkilendirildiği, dolayısı ile yetkisiz olduğu halde yaptığı işlemlerden doğacak zararlardan sorumlu tutulması gerektiği, gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı bankanın davacıyı hukuka aykırı olarak yönlendirdiği, davacıya karşı bilgilendirme yükümlüğünün tam ve uygun olarak yerine getirilmediği, kendisinden bilgilerin saklandığı iddiaları ile davalı banka çalışanının hukuka aykırı işlem yaparak davacıyı yanlış yönlendirerek davacının zararına sebebiyet verdiği iddiaları ispatlanamamış olup, kaldı ki davalı bankaca verilen hizmet işlemleri aracılık ile sınırlı olup işlemi yapıp yapmama tasarrufu davacı müşteride olduğu, dava konusu işlemlerin davacının iradesiyle gerçekleştiği, mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasında imzalanmış olan Özel Bankacılık Hizmetleri Genel Kredi Sözleşmesi, Özel Bankacılık Hizmet Sözleşmesi, Opsiyonlu Döviz Mevduatı ve Opsiyon İşlemleri Çerçeve Sözleşmesi, Rehin Sözleşmesi, Egzotik Opsiyon İşlem Sonuç Formları, Tezgahüstü Türev Araçlar Risk Bildirim Formu gereğince bankanın kusurlu işlemleri nedeniyle davacının zarara uğradığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince tüketici mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaf olduğundan, davacıdan alınan temyiz ilam harcı ve temyiz başvuru harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 19.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/3801, K. 2024/6560, T. 19.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-3801-e-2024-6560-k-357fc214d77a