Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/3825 E. 2024/6406 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3825
- Karar No
- 2024/6406
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1629 Esas, 2023/64 Karar HÜKÜM : Yeniden esas hakkında kurulan hüküm ile; 1.YİDK kararının iptali yönünden davanın reddine 2.Marka hükümsüzlüğü istemi bakımından kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/390 E., 2021/282 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin “Özyurt İnşaat A.Ş.” ibareli marka başvurusuna kötü niyet iddiasıyla yaptıkları itirazlarının dava konusu Yeniden İnceleme ve Denetleme Kurulu (YİDK) kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa "Özyurtlar" ibaresinin müvekkilinin hem ticaret unvanının çekirdek unsurunu hem de tescilli markalarının asli unsurunu oluşturduğunu, müvekkilinin ve markalarının inşaat sektöründe tanınmış bulunduğunu, anılan ibarenin gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, davalı şirketin önceki markalarının hükümsüzlüğü için dava açtıklarını, davalının anılan ibare üzerinde gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu bildiğini, buna rağmen ve önceki markaların hükümsüzlüğü için açılan davaların sonucunu bertaraf etmek maksadıyla dava konusu başvuruda bulunmasının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, 25.08.2016 tarih ve 2016-M-8738 sayılı YİDK kararının iptaline ve dava konusu başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin inşaat sektörünün önde gelen firmalardan olduğunu, dava konusu ibarenin gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu ve müvekkili şirketin ticaret unvanının davacıdan önce tescil edildiğini, davacının tescilli markaları kapsamında uyuşmazlık konusu 37. sınıf hizmetlerin bulunmadığını, dava konusu başvurunun önceki tarihli markalarının serisi mahiyetinde olduğunu, kötüniyet ve diğer iddiaların da yerinde bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, taraf markaları arasında iltibas tehlikesinin bulunduğu, her ne kadar dava konusu marka başvurusunun yapıldığı tarihte anılan markaya karşı hükümsüzlük davası açma süresi dolmamış olsa da söz konusu markanın, tescil başvurusundan çok önce tescilsiz şekilde kullanıldığını, bu kullanımın davacının da bilgisi dâhilinde olduğunu, önce tescilsiz, daha sonrasında ise tescilli olarak kullanılan işbu markanın, dava konusu marka başvurusu bakımından müktesep hakka esas alınabileceği, diğer yandan davalının “inşaat hizmetleri” üzerindeki markasal kullanımının davacıdan daha eski tarihli olduğu davacının, 2015 47131 sayılı “ÖZYURT A.Ş. şekil” ibareli davalı marka başvurunun kapsadığı “37/01 İnşaat hizmetleri, inşaat araç gereçlerinin ve iş makinelerinin kiralanması hizmetleri.” bakımından tescilsiz markadan kaynaklı sınai bir hakkının olmadığı, “ÖZYURTLAR” ibareli davacı markasının dava konusu marka başvurusunun yapıldığı tarihte 556 sayılı KHK’nin 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası anlamında “tanınmış marka” olduğu iddiasının ispatlanamadığı, markanın tanınmış olduğu kabul edilse dahi bu madde koşullarının somut olayda gerçekleşmediği, davacının, 556 sayılı KHK’nin 8 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, ticaret unvanına dayanarak, dava konusu markanın hükümsüzlüğünü isteme hakkının bulunmadığı, davalı marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığı iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, kötü niyete ilişkin başka bir emare olmaksızın, salt hükümsüzlük davasının varlığına rağmen marka başvurusu yapılması olgusunun, başvurunun kötü niyetli bulunduğunun kabulü için yeterli olmadığı gerekçesi ile YİDK kararının iptali istemine ilişkin davanın reddine karar verillmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile anılan kararın iptali istemli dava yönünden istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiş, marka hükümsüzlüğü yönünden yapılan incelemede ise uyuşmazlık konusu 37. sınıf hizmetlerin yer aldığı 2010/61248 sayılı ve "ÖZYURT A.Ş" ibareli davalı şirket markasının 21.05.2013 tarihinde tescil edildiği, dava konusu marka başvurusunun ise 01.06.2015 tarihinde yapıldığı, dolayısıyla eski markanın en azından hükümsüzlük davası açılabilecek kadar belli bir sürede çekişmesiz şekilde kullanılması şartının 2010/61248 sayılı marka yönünden gerçekleşmediği; 2005/59197 sayılı markanın 02.11.2006 tarihinde tescil edildiği, kapsamında uyuşmazlık konusu 37. sınıf hizmetlerin yer aldığı, ancak 2005/59197 sayılı markanın asli unsurunun "... Özyurt" ibaresinden, dava konusu markanın asli unsurunun ise "Özyurt" ibaresinden oluştuğu, bu hali ile dava konusu markada, davalı şirketin 2005/59197 sayılı markasının asıl unsurunun muhafaza edildiğinin söylenemeyeceği, aksinin kabulünde dahi, dava konusu markanın, 2005/59197 sayılı markadan farklı bir kompozisyonda oluşturularak, davacı şirketin markalarına yakınlaşma çabası ve iltibas tehlikesi içerdiği kanaatine varıldığından, davalı şirketin 2005/59197 sayılı markası nedeniyle müktesep hak müessesesinden faydalanamayacağı, davacının 2010/33481, 2011/55581 sayılı ve "ÖZYURTLAR" ibareli markaları ile dava konusu 2015/47131 sayılı "ÖZYURT" asıl unsurlu dava konusu marka arasında, dava konusu markanın tescil edildiği 37. sınıf "İnşaat hizmetleri, inşaat araç - gereçlerinin ve iş makinelerinin kiralanması hizmetleri.” yönünden 556 sayılı KHK'nin 8 inci maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas bulunduğu, bu bağlamda dava konusu markanın hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu kısım yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, YİDK kararının iptali istemine ilişkin davanın reddine, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkin davanın kabulü ile davalı şirket adına tescilli 2015/47131 sayılı ve ÖZYURT İNŞAAT A.Ş.+şekil ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekili ile davalı şirket vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı
temyiz giderinin temyiz eden davacı ve davalı şirkete ayrı ayrı yükletilmesine, 16.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.