Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2023/3830 E. 2024/5341 K. – Tapu İptali Ve
Konu: Tapu İptali Ve Tescil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3830
- Karar No
- 2024/5341
- Karar Tarihi
- Konu
- Tapu İptali Ve Tescil
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/150 E., 2023/418 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul / Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/78 E., 2022/244 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ... ilçesi. ... köyünde yapılan kadastro çalışmalarında Hazine adına tespit ve tescil edilen 105 ada 19 parsel sayılı taşınmazın içerisinde biri 8 dönüm, diğeri 12 dönüm olmak üzere toplam 20 dönümlük kısma davacının zilyet olduğu halde hatalı olarak Hazine adına tescil edildiğini, davacıya ait olan 109 ada 10 parsel ile 121 ada 1 parsel sayılı taşınmaz arasındaki 1000 m2'lik yerin köy boşluğu ve yol olarak tespit harici bırakıldığını ileri sürerek çekişmeli taşınmaz içerisindeki bu yerler ile tespit harici bırakılan yerin davacı adına tapuya tescilini istemiştir.
Davacı vekili yargılama sırasında, dava ettikleri tespit harici bırakılan kısma yönelik davasından feragat ettiğini beyan etmiştir. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu (A) harfi ile gösterilen yerin evveliyatında imar-ihyasının yapılarak kullanıldığı, sınırlarının oluştuğu, özel mülkiyete konu tarla vasfındaki komşu taşınmazlar ile dava konusu yerin toprak yapısı benzediği, (A) harfi ile gösterilen yer üzerinde ekonomik amaca uygun taşınmazın zilyetlikle kazanılması için gerekli ve yeterli süreye ilişkin zilyetliğin sürdürüldüğü, TMK ve Kadastro Kanunu'nda belirtilen zilyetlikle kazanım şartlarının gerçekleştiği, (B) harfi ile gösterilen yerin ise sınırlarının oluşmadığı, üzerinde mera bitkilerinin olduğu, toprak yapısı itibariyle tarımsal arazi niteliği taşımadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne; çekişmeli 105 ada 19 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile 08.08.2022 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 6.684,87 m²'lik kısmının davacı adına tarla vasfı ile tapuya tesciline, kalan kısmın aynı ada ve parsel numarası ile aynı vasıfta davalı üzerinde bırakılmasına, çekişmeli taşınmazda aynı raporda (B) harfi ile gösterilen kısma karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; jeodezi ve ziraat bilirkişisinin (B) harfi ile gösterilen yer için tarımsal arazi vasfında olmadığı belirtilse de bu hususun mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarıyla çeliştiğini, zira davacıya ait olduğunu ve tapulu arazileriyle birlikte kullanıldığını beyan ettiklerini, bu yer bakımından da davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu yerin bölünerek bir kısmının özel mülkiyete konu edilmesinin mümkün olmadığı gibi, dinlenen tanık beyanları ve mahalli bilirkişi beyanlarından açıkça davacının zilyetlik tarihi ve ara vermeden kullanıp kullanmadığının anlaşılamadığını, jeodezi ve fotogrametri uzmanın keşif mahalline gelmediğini, dosya üzerinden inceleme yaptığını, hazırlanan raporun yüzeysel olduğunu, Mahkemece kadastro tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait farklı tarihlerde çekilmiş en az 3 adet stereoskopik çift hava fotoğrafı ile aynı tarihler arasında düzenlenen fotoplan, fotometrik, fotogrametrik paftalar ile temin edilen en eski ve yeni uydu fotoğrafları ve çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin tüm kadastro tespit tutanakları ve varsa dayanakları getirtilmesi gerekirken yapılmadığını, ziraat mühendisi raporunun yetersiz olup imar ve ihyanın ne zaman ve kim tarafından tamamlandığının belirtilmediğinden eksik olduğunu, yeniden yapılacak yargılama neticesinden kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmaması ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin ve davalı Hazine vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Nedenleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını tekrarlayarak kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14., 16., 18. maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6. ve 713/1. maddeleri.
3. Değerlendirme Sivas ili, ... ilçesi, ... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sonucu 105 ada 19 parsel sayılı 1.677.265,97 m2 yüz ölçümündeki taşınmaz Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve ekonomik yarar sağlanması mümkün olan yerlerden olup kimsenin mülkiyet iddiasında bulunmadığı belirtilerek 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 18. maddesine göre hali arazi vasfı ile Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin j bendi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.10.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.