Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/2451 E. 2024/4870 K. – Çıkma Alacağı

Konu: Çıkma Alacağı Ve Kâr Payı Alacağı

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2451
Karar No
2024/4870
Karar Tarihi
Konu
Çıkma Alacağı Ve Kâr Payı Alacağı

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/259 Esas, 2023/205 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/535 E., 2021/845 K. Taraflar arasındaki çıkma alacağı ve kâr payı alacağı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 2009 yılından 26.10.2021 tarihinde kadar davalı şirket ortağı olan müvekkilinin %20'lik hisse payına denk gelen ayrılma akçesinin eksik hesaplandığını ve müvekkiline ortaklık süresinde kâr payı ödenmediğini ileri sürerek müvekkilinin %20'lik payına karşılık gelen esas sermaye gerçek bedelinin ve kâr payının hesaplanarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, arabuluculuk dava şartının mevzuatta öngörülen sürede yerine getirilmediğini, davacının müvekkili şirketten herhangi bir alacağının bulunmadığını, zaman aşımı itirazlarının olduığunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, davanın 22.07.2022 tarihinde açıldığı, dosyaya ibraz edilen arabuluculuk son tutanağında başvuru tarihinin 23.07.2022 olarak yazıldığı, avukat portalında ise 22.07.2022 tarihi olarak yazıldığı arabuluculuk sürecinin bittiği tarih olarak da 17.08.2022 tarihinin belirlendiği, 6325 sayılı Arabuluculuk Kanunu'nun (6325 sayılı Kanun) 18/A maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağının aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, davacı tarafından dava açıldığı tarih itibariyle arabuluculuğa müracaat edilmiş ise de anlaşamama tutanağıın dava açıldıktan sonra 17.08.2022 tarihinde düzenlenmiş olduğu, mezkûr maddede düzenlenen dava şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının müvekkili şirketten ayrılma akçesi ve kâr payı alacağı bulunmadığını, davacının taleplerine ilişkin faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 5/A maddesine göre Kanun'un 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu, somut dava, ticari nitelikli bir alacak davası olduğundan, mezkûr madde kapsamında arabuluculuk dava şartına tabi davalardan olduğu, 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesinin ikinci fıkrasında arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceğinin düzenlendiği, mahkemenin arabuluculuğa başvurulmadan dava açıldığının tesbiti üzerine kararda belirtilen ilgili mevzuat hükümleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, davalı vekilinin davanın esastan reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna yönelik aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunu esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde istinaf aşamasındaki itirazlarını yineleyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, limited şirkette ayrılma akçesinin ve kâr payının tespiti ile davalıdan tahsiline yönelik alacak davası olup, uyuşmazlık dava şartı arabuluculuk tutanağının dava açıldıktan sonra ibraz edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 115 inci maddesinin ikinci fıkrası, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6102 sayılı Kanun'un 4, 5/A maddeleri. 3. 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/2451, K. 2024/4870, T. 10.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-2451-e-2024-4870-k-1b95590d0cd5