Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/991 E. 2024/4461 K. – Menfi Tespit
Konu: Menfi Tespit
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/991
- Karar No
- 2024/4461
- Karar Tarihi
- Konu
- Menfi Tespit
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1218 Esas, 2022/1984 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/1035 E., 2019/60 K. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ve ... arasında ticari alım satım amacı ile keşide edilmiş davaya konu bir kısım çek için davalı tarafından icra takibine girişildiğini, alınan ihtiyati haciz kararının uygulanması esnasında henüz müvekkillerine tebligat yapılmadan anlaşma vaatleri ile müvekkillerinden taahhüt alındığını, borç olmadığı bilindiği halde borçluları davacılar, lehtarı ... olan 70.000,00 TL değerinde ek bono alındığını, alınan bononun usulsüz olduğunu, sanki resmi dairede taahhüt verir şekilde alındığını, sahte ödeme taahhüdüne dayalı olduğunun açık olduğunu, haksız ve bedele dayanmadığı bilinen icra takipleri ile müvekkillerinin yedieminliği suistimal, ödeme şartını ihlal gibi ceza davaları ile maddi ve manevi baskı alınıp, müvekkillerinin evi dahil olmak üzere iş yerlerinde çok sayıda haciz yapıldığını, yine müvekkillerinden Demhas şirketine ait menkullerin icra yolu ile satıldığını ileri sürerek, 20.06.2014 keşide tarih, 21.12.2015 vade tarihli ve 70.000,00 TL bedelli, bononun takibe konulması ihtimaline karşı tedbir kararı verilmesini, yukarıda zikredilen bono ve çekten dolayı borcunun olmadığının tespiti ile İzmir 21. İcra Müdürlüğünün 2014/7943 ve 2014/7821 E. sayılı dosyaları ile yapılan takiplerin iptaline karar verilmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile takip miktarlarının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına davalının her bir müvekkili için ayrı ayrı mahkum edilmesini, davaya konu icra dosyaları nedeniyle tazminat haklarının saklı kalmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların borcu nedeniyle bir ödeme aracı olan çekler düzenlenerek ve ciro edilerek müvekkiline verdiklerini, senede karşı senetle ispat kuralı gereği davacı borçlu olmadığını senede eş değerde yazılı delil ile kanıtlamasının gerektiğini, davacıların, müvekkiline borçlarını ödemek istediğini, kendisine yeniden süre verilmesini ve ödemesinin uzunca bir zaman dilimine yayılması talebinde bulunduklarını, talebin müvekkili tarafından kabul edildiğini, ilgili icra müdürlüğünce 20.07.2014 ile 20.12.2015 tarihleri arasını kapsayacak şekilde 18 aya yayılmış ödeme taahhüdünde bulunduklarını, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, davacıların iddiasının hukuksal bir dayanağının bulunmadığını, davacıların amacının davalı müvekkilini dayanaksız davalar ile bezdirmek olduğunu, aleyhine açılan icra takibine itiraz etmeyen davacıların, borcunu ikrar etmesi ve ödemek için taahhüt vermesinin, protokol yapmasının ve sonra bu çekler ve senetlerin bedelsiz olduğunu ileri sürmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ileri sürerek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kural olarak çek bir ödeme vasıtası olup mevcut bir borcun tasfiyesine yönelik olarak verildiğinin kabulü gerekeceği, çeklerin ödeme dışında başka nedenlerle verildiğinin ispatının bunu ileri süren borçluya ait olacağı, somut olayda bu karinenin aksini iddia eden davacının iddiasını yazılı delil ile ispat yükü altında olup 8 adet çek ile ilgili sübut bir delil ibraz etmediği, uyuşmazlığa konu senedin geçerli unsurları taşıdığı ve nakden kaydı içerdiği, ayrıca davacılar tarafından davalı yana verilen taahhütlerde dava konusu senetten bahsedilmediği gibi, tutarların da farklı olduğu, bu yönü ile de davacının davasını ispatlayamadığı, hükümden düşürücü bilgi ve belge sunmadığı, sonuç olarak ispat yükü kendisinde olan davacıya delil listesinde açıkladığı yemin deliline başvurma hakkının da hatırlatıldığı, davacı taraf yemin teklifinde bulunmadığı gerekçesiyle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu bütün belgelerin kambiyo senedi olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, her bir belgeye ilişkin iddia ve savunmanın ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini, davalının ticari defterlerinin İzmir/Torbalı adresinde olduğunu beyan ederek sunup sunmama konusunda mahkemeden kesin süre istediğini, kesin süreye rağmen defterlerini mahkemeye sunmadığını, duruşma ve duruşma dışındaki çeklerin incelenmediğini, 70.000,00 TL bedelli 20.06.2014 keşide tarihli bono davalı vekili tarafından müvekkillerinden ihtiyati haciz aşamasında alındığını, bedelsiz olduğunu, taraflarına kısmi yemin hatırlatması yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacılardan ...'ın sadece 70.000,00 TL bono yönüyle talebi bulunduğu halde vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin red durumuna göre yanlış hesaplandığını beyanla kararın kaldırılmasını ve kötü niyetle alacak talebini devam ettiren davalının takibin %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davacı tarafça İcra Müdürlüğüne giderek icra taahhütünde bulunulmuş olmasına, yemin teklifinin icra taahhüdünde bulunulan meblağ dışındaki meblağ yönüyle hatırlatılmasında yasaya uymayan bir yön bulunmamasına, dava dilekçesinde meblağ ayrımı yapılmaksızın tüm olarak talepte bulunulmuş olmasına göre davacılar vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu bonolardan dolayı menfi tespit istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesinin dördüncü fıkrası. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.