Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/2827 E. 2023/5370 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/2827
- Karar No
- 2023/5370
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1615 Esas, 2022/158 Karar HÜKÜM : Husumet yokluğundan davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/983 E., 2018/1240 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 26.09.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. Ali Asker Elden dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Akiş Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. Ortağı olduğunu, davalı yönetim kurulu üyelerinin davalı şirkette çoğunluk ve hakim hissedarlar olduğunu, şirketi kusurları ile zarara uğrattıklarını ileri sürerek tazmini gereken tüm zarar miktarının tespitine, tespit edilen zarar karşılığı şimdilik 100.000,00 TL'nin, zararın oluştuğu tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile şirkete ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin şirketi zarara uğrattıkları iddiasının gerçek dışı olduğunu, tüm iş ve işlemlerinin esas sözleşmeye ve kanuna uygun olduğunu, görevlerini özen ve bağlılık yükümlülüğü çerçevesinde eksiksiz ifa ettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların şirketin yönetiminde özen ve bağlılık yükümlülüklerine aykırı hareket ettiklerine ilişkin davacı tarafından herhangi bir somut iddia ve belgenin sunulmadığı, satın alınan taşınmazların rayiç değerlerden daha ucuza satın alındığı, bu itibarla şirketin söz konusu satın almalardan kaynaklı herhangi bir zararının bulunmadığı, ayrıca şirketin davalılara usulsüz kazanç payı dağıttığına yönelik herhangi bir bulgunun da tespit edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; şirketin zarara uğratılmasına yönelik iddialarına yönelik ayrıntılı bir değerlendirme yapılmadığını, yöneticilere usulsüz kazanç payları dağıtılmak suretiyle şirketin zarara uğratılması hususlarına yönelik olarak hiçbir inceleme yapılmadığını, rapora karşı itirazlarının da değerlendirilmediğini belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava devam ederken ortaklık sıfatının sona ermesi nedeniyle, aktif dava ehliyetinin de sona erdiği, davacının bundan sonra tekrar paydaş sıfatını kazanmasının sonuca etkili olmadığı, aktif dava ehliyetinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 33 ve 355 inci maddeleri uyarınca resen gözetildiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında yeniden hüküm verilmesine, davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; aktif husumet ve sıfatın farklı hukuki kavramlar olduğunu, sıfatın dava şartı olmadığını, müvekkilinin şirket ortaklığı bir dönem sona ermiş olsa da daha sonra tekrar şirket ortağı olduğunu, sıfat yokluğunun yargılama devam ederken ortada kalkmış olduğunu, noksanlık giderilmiş ise davanın reddi için gerekçe yapılamayacağını, davalının bu husustaki itirazlarının savunmanın genişletilmesi mahiyetinde olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, 6102 sayılı Kanun'un 553 üncü maddesi uyarınca şirket yöneticilerinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir. Uyuşmazlık, dava şartlarına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6100 sayılı Kanun'un 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 115 inci maddesi. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 553 üncü maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.