Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/24536 E. 2023/2550 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/24536
Karar No
2023/2550
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/781- 2021/783 SAYISI : 2021/İHK-31604 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kısmen kabulü/İtirazın reddi SAYISI : K-2021/99386 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. ... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 01.11.2019 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu davalı nezdinde ... poliçesi olan dolmuştan davacının ineceği esnada dolmuşun harekete geçtiğini, bu nedenle davacının yere düşerek yaralandığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 5.100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesiyle talebini 168.195,95 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuruya eklenen maluliyet raporunu kabul etmediklerini, tarafların kusur oranlarının uzman bilirkişi tarafından belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, davacının sunduğu rapordaki % 25 maluliyet oranı üzerinden aktüer bilirkişi raporu ile tazminatın usulünce hesaplandığı gerekçesiyle, başvurunun kısmen kabulü ile 162.434,45 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 18.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; öncelikle davacı tarafça bir trafik kazasının gerçekleştiğinin kanıtlanması gerektiğini, dosyada davacının iddia ettiği şekilde bir kaza gerçekleştiğini kanıtlar herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığını, buna ilişkin sunulan tek belgenin davacının şikayetçi olarak polise verdiği ifade olduğunu, tahkime başvuru dilekçesinin ekinde sunulan iddia edilen olay sırasında araç içerisini gösterir CD izleme tutanağında da görüleceği üzere iddia edilen olayın gerçekleşmediğini, aksini gösterir herhangi bir bilgi veya belge bulunmadığını, gerçekleştiği iddia edilen olay kanıtlanamadığından başvurunun reddi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusur oranının hatalı olduğunu, Adli Tıp Kurumu veya makine mühendisi bilirkişiden kusur raporu alınması gerektiğini, sigortalı aracın sürücüsünün kusuru bulunmadığını, % 75 oranındaki kusuru kabul etmemekle birlikte hesap raporunda kusur indirimi yapılmadığını, % 100 kusur oranı üzerinden hesaplama yapıldığını, tazminat hesabının % 1,8 teknik faize göre yapılması, müterafik kusur indirimi yapılması, ceza dosyasında uzlaşma olup olmadığının araştırılması gerektiğini, davaya konu kazanın iş kazası niteliğinde olduğunu, SGK tarafından davacıya yapılan rücuya tabi bir ödeme varsa tazminattan mahsup edilmesi, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada yer alan ifade tutanakları ile savcılık evrakları incelendiğinde, sigortalı araç sürücüsünün davacının araçtan inerken düştüğünü ifade ettiği, buna göre meydana gelen olayın bir trafik kazası olduğunun kabulü gerektiği, davacının dosyaya sunduğu maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, tazminatın bilirkişi raporu ile usulünce hesaplandığı, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacı lehine AAÜT'ye göre tam nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; ... kararına karşı yaptığı itiraz başvurusunda bildirdiği sebepler ile ... kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 89, 90, 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Davacı vekili, müvekkilinin davalıya sigortalı dolmuşta yolcu iken, dolmuştan ineceği esnada dolmuşun hareket etmesi sebebiyle yere düşerek yaralandığını belirterek tazminat talebinde bulunmuştur. Davacının dosyaya sunduğu adli trafik bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 12.10.2020 tarihli uzman mütalaa raporunda sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunun belirtildiği, ... ara kararı ile davalının % 100 kusurdan sorumlu olduğunun kabulü ile zararın hesap edilmesine karar verildiği, davalı vekilinin kusura yönelik itirazları doğrultusunda kusur raporu alınmadan hüküm tesis edildiği anlaşılmaktadır. O halde, İtiraz Hakem Heyetince, ceza soruşturma dosyası ve varsa ceza mahkemesi dosyası da dosya içerisine alınarak, ceza dosyasındaki tanık beyanları, araç içi kamerasına ilişkin görüntüler ile ceza dosyası kapsamında alınmış bir kusur raporu varsa birlikte değerlendirilmek üzere dosyanın Adli Tıp Kurumu, İTÜ Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman bilirkişi kuruluna tevdii ile tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti ve meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, ondan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilip varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Davaya konu kazanın meydana geldiği 01.11.2019 tarihinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup bu Yönetmelik’in ekinde yer alan “Engel Oranları Cetveli”nin “alt ekstremiteye ait sorunlarda engellilik oranları” başlıklı 3 üncü maddesinde, “... engellilik hastanın mevcut durumuna göre belirlenmeli, kişi engelinin zaman içerisinde değişebilme ihtimali varsa rapor süreli olarak verilmelidir. Devamlı engellilik raporu verilmeden önce, hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmelidir. Alt ekstremitenin sürekli bozukluklarının değerlendirilmesinde anatomik, tanısal ve fonksiyonel yöntemler kullanılır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda; yaralanma alt ekstremiteye ilişkin olup kazanın meydana geldiği tarih ile hükme esas alınan sağlık kurulu raporunun düzenlendiği tarih arasında bir yıllık süre geçmemiştir. Bu nedenle hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmeden alınan rapora itibar edilerek karar verilmesi doğru değildir. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Özür Oranları Cetveli’ne göre yukarıda açıklandığı şekilde Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 3. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. VI. KARAR 1- Değerlendirme bölümünün (1) ve (2) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA, 2- Değerlendirme bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 27.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/24536, K. 2023/2550, T. 27.02.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-24536-e-2023-2550-k-b4d01fecddc3