Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/2225 E. 2023/5920 K. – İstirdat
Konu: İstirdat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/2225
- Karar No
- 2023/5920
- Karar Tarihi
- Konu
- İstirdat
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki istirdat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalının kardeş olduklarını, davalının Ankara 12. İcra Müdürlüğü’nün 2016/14239 E. sayılı dosyasıyla 23.05.2015 vade tarihli, 500.000,00 TL tutarlı bonoya dayalı takip yaptığını, müvekkilinin imzaya itiraz ettiğini, ancak haciz nedeniyle icra tehdidi altında borcu ödeyip senedi aldığını ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2017/100086 soruşturma sayılı dosyasıyla şikâyette bulunduğunu, bononun savcılık dosyasında olduğunu ileri sürerek 655.000,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan istirdadını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; talebin zamanaşımına uğradığını, dört kardeş adına ticari dolmuş plakalı araç alınarak, davacı adına kaydedildiğini, davacının dolmuş alınırken güvence olmak üzere söz konusu senedi verdiğini, Ankara 8. İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/776 E. sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonucunda imzanın davacıya ait olduğunun tespit edildiğini, davacının, borcunu 24.08.2018 tarihinde ödediğini savunarak davanın reddine, davacı aleyhine %20 tazminata karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile icra takibine konu edilen bonoda ihdas nedeni olarak “nakden” ibaresinin yer aldığını, davalının bononun teminat olarak alındığını beyan etmesi ile ihdas nedenini talil ettiği, bu durumda ispat yükünün yer değiştirdiği, davalının ileri sürdüğü iddiayı ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, 655.000,00 TL alacağın 24.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı aleyhine %20 oranında tazminata hükmedilmemesinin hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. 2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların kardeş olduğunu, resmi olarak davacı adına kayıtlı olacak biçimde ticari plakalı minibüs aldıklarını, güncel değerinin 3.000.000.00 TL olduğunu, söz konusu dolmuşun alınması sırasında güvence olması bakımından davacının takibe konu edilen bonoyu keşide ederek müvekkiline verdiğini, sonrasında davacının minibüs üzerinde müvekkiline hak tanımadığını, bu hususların tarafların kardeş olması nedeniyle belgeye dayandırılamadığını, tanık deliline dayandıklarını, karşı tarafın tanık dinlenmesine muvafakat etmemesinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesi hükmüne aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmadığı, özellikle takibe konu edilen bononun bedel kaydının davalı yanca talil edilmesine karşın teminat olarak verildiği iddiasının ispat edilemediği, davalının kötüniyetinin ispat edilememesi nedeniyle aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmemesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, icra takibine konu bono nedeni ile davacının cebri icra tehditi altında davalıya ödediği meblağın istirdatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 201 inci, 203 üncü maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Her ne kadar taraflar kardeş ise de aralarındaki ilişkiyi senede bağlamış olduklarından, 6100 sayılı Kanun'un 201 inci maddesine göre senede karşı davalının talil iddiasının da yazılı belge ile ispatı gerekmekte olup, davacının tanıkla ispata muvafakatı bulunmamaktadır. 3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.