Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/8620 E. 2023/2470 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/8620
- Karar No
- 2023/2470
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1879 Esas, 2021/1440 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/398 E., 2020/270 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 18.04.2023 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 02.01.2008 tarihinde iş ortaklığı sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 20 nci maddesi gereğince sözleşmeden tek yanlı dönen tarafın diğer tarafa 300.000,00 TL cezai şart ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, müvekkillerinin sözleşme gereği bütün yükümlülüklerini yerine getirdiğini, buna rağmen davalının yükümlülüklerine aykırı eylem ve işlemlerde bulunduğunu, bu nedenle cezai şartın tahsili amacıyla icra takibi yapıldığını ancak davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerke itirazın iptaline, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; cezai şart talebini içeren sözleşmenin geçerli olmadığını, talebin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin edimlerimi yerine getirdiğini, sözleşmenin bir kısım hükümlerin davacılar tarafından ihlal edildiğini, sözleşmeden dönmenin söz konusu olmadığını, bu sebeple cezai şart da istenemeyeceğini, kararlaştırılan cezai şartın dönme cezası olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmenin ceza koşulunu içeren 20 nci maddesine göre tarafların 300.000,00 TL ödeyerek sözleşmeden kurtulabilecekleri, dönme cezasının talep edilebilmesi için sözleşmeden dönülmesi veya sözleşmenin feshedilmesinin gerektiği, davacıların davalının sözleşmeyi ihlal ettiğini iddia ettiği, ancak davalının sözleşmeden dönme yönünde irade beyanını kullandığının davacı tarafından ispat edilemediği, davacıların cezai şart talep edebilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. 2. Davalı vekili 05.10.2020 tarihli dilekçesi ile kararda kötüniyet tazminat taleplerine ilişkin değerlendirme yapılmadığını bu eksikliğin tamamlanmasını istemiştir. 3. İlk Derece Mahkemesinin 13.10.2020 tarihli ek kararı ile koşuları oluşmadığından davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin dönme cezasının muacceliyetine ilişkin diğer olasılıkları tamamen göz ardı ettiğini, yetersiz inceleme yapıldığını, davalının davranışları ve yükümlülüklerine aykırı davranışları ile dönme yönünde örtülü irade beyanı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. 2. Davalı vekili ek karara karşı sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme ek kararının kaldırılmasına karar verilmesi istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların söz konusu sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirdikleri, ön sözleşmenin amacının gerçekleştiği anlaşıldığından artık bu sözleşmeden tek taraflı dönmenin söz konusu olamayacağı, davacıların dava dosyasında ileri sürdükleri eylem ve işlemlerin ise davalının şirkete ortak olmasından sonra bu şirketin iç idaresi, temsil ve ilzamı ile ilgili olduğu, yerel mahkemece kararın gerekçesinde hata yapılmış ise de davanın reddine karar verilmesinin netice itibariyle doğru olduğu, takibin haksız olmakla birlikte kötü niyetle başlatıldığının ispat edilemediği ve kötüniyet şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine, ancak kamu düzeni açısından gerekçesi düzeltilmek üzere kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının sözleşmeye dayanarak cezai şart talep edip edemeyeceğine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci bendinin (b) fıkrasının (2) numaralı alt bendi. 3. 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu'nun 67 nci maddesi. 4. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 179 uncu maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.