Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/2570 E. 2023/6149 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2570
Karar No
2023/6149
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/487 Esas, 2021/1697 Karar DAVA TARİHİ : 03.10.2017 HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/358 E., 2019/300 K. Taraflar arasındaki tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket adına tescilli 2016/08135 sayılı çoklu tasarımın bulunduğunu, davalının bu tasarımın 3/1 ve 68/1 numaralarında yer alan elbiselerin birebir aynılarını müvekkilinden izin almadan üreterek piyasaya sürdüğünü, davalının eyleminin mahkeme eliyle tespit edildiğini, söz konusu davalı eylemlerinin müvekkilinin tasarım tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek davalı şirketin fiilinin tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet niteliğinde olduğunun tespitine, bu fiillerin durdurulmasına ve önlenmesine, tecavüz teşkil eden ürünlere el konulmasına ve imhasına, 1.000,00 TL maddi, 100.000,00 manevi tazminatın 18.08.2017 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkil şirketin davacının tasarımlarından doğan haklarına tecavüz niteliği taşıyan bir fiilinin söz konusu olmadığını, davacının tescil ettirmiş olduğu davaya konu her iki tasarımın da 6769 Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 56 ncı maddesine göre yenilik ve ayırt edicilik özelliklerini haiz olmadığını, davacı tarafından tescil edilen tasarımın piyasada harcı alem olarak birçok firma ve marka adı ve etiketi ile satışı yapılan ürün olduğunu, yenilik niteliğini haiz olmayan ürünün korunmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafın adresinde yapılan tespitte satışa sunulan bayan tekstil giysi ürünlerinin, davacıya ait 2016 08135-3/1 sıra numarasıyla tescilli tasarımının belirgin benzeri olduğu ve bu eylemin 6769 sayılı Kanun'un 81 inci maddesine aykırılık oluşturduğu, davacı adına tescilli 2016 08135-68.1 sayılı tasarıma ise benzer olmadıkları ve bu yönden davacı tarafın tasarım haklarının ihlal edilmediği, davacının seçenek tazminat talebi olan yoksun kaldığı kazancın 4.528,50 TL olarak belirlenmesine rağmen talep 1.000,00 TL olduğundan (talepten fazlasına hükmedilemeyeceğinden) bu miktar üzerinden 18.08.2017 tarihinden işleyecek ticari faiziyle maddi tazminata hükmedildiği, davalı tarafın eyleminin, davacının tescilli tasarımını ihlal ettiğinden ve haksız rekabet oluşturduğundan bu durumun davacının müşteri potansiyelini, itibarını, tasarımının değerini olumsuz etkileyebileceği, bu nedenle takdiren 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği, kararın hüküm özetinin ilanında davacının menfaati olduğundan bu talebin kısmen kabul edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı taraf eyleminin davacının 2016/08135 sayılı 3.1 sıra numaralı tasarım hakkına tecavüz haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, tecavüzün durdurulmasına, önlenmesine, kaldırılmasına, dava dilekçesinde belirtilen 1.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın 18.08.2017 tarihinden işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, el konulan ürünlerin imhasına, kararın hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemeye sunulan 20.10.2018 tarihli ve 06.03.2019 tarihli bilirkişi kurulu ek raporlarındaki "tazminata ilişkin değerlendirme" kısmında yapılan hesaplamanın kanuna ve içtihatlara aykırı olduğundan, bu hesaplamanın hükme esas alınmasının doğru olmadığını, müvekkil şirketin dava konusu ürünün satışından elde ettiği kar oranının da eksik hesaplandığını, 6769 sayılı Kanun'un 151 inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hesaplama yapılırken her iki tarafın ticari kayıtlarının uzman bilirkişilerce detaylı bir şekilde incelenerek tecavüzün boyutunun ve kar oranının net bir şekilde belirlenmesinin gerektiğini, 2016 08135 tescil numaralı, 68.1 sıra numaralı tescilli tasarıma ilişkin olarak ürünlerin benzer olmadığı ve müvekkil şirketin tasarım hakkının ihlal edilmediği yönünde yapılan değerlendirmenin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, takdir edilen manevi tazminatın düşük bulunduğunu, müvekkil şirket lehine hükmedilen vekalet ücretinin de hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 1.000,00 TL maddi tazminat miktarına göre karar verilen 10.000,00 TL manevi tazminatın fahiş olduğunu, müvekkiline ait net kazancın doğru bir şekilde hesaplanmadığını, 6769 sayılı Kanun'un 151 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereği nedensellik bağının davacı tarafça ispatlanması, hesaplama yapılırken de bu hususun göz önünde bulundurulması gerektiğini, ek raporda hesaplanan 4.528,50 TL'lik yoksun kalınan kazanç miktarının çok afaki ve hakkaniyetsiz olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı iş yerinde tespit edilen ürünlerin davacı adına tescilli 2016 08135-3.1 numaralı tasarıma tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği, davacı tarafça dayanılan 2016 08135-68.1 sayılı tasarıma ise bir tecavüzün bulunmadığı, talep edilebilecek maddi tazminatın usul ve yasaya uygun biçimde belirlendiği, yine mahkemece hüküm altına alınan manevi tazminatın da somut olayın özelliklerine ve hakkaniyete uygun bulunduğu, maddi tazminat talebi yönünden dava değeri harcı yatırılan 1.000,00 TL olduğundan bu miktar üzerinden vekalet ücretinin belirlenmesinin de yerinde olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6769 sayılı Kanun'un 56,59,81,149 ve 151 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/2570, K. 2023/6149, T. 25.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2022-2570-e-2023-6149-k-1fe4833de4c8