Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2026/531 E. 2026/6492 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/531
- Karar No
- 2026/6492
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/6629 Değişik ... ŞİKÂYETÇİ ......... ŞÜPHELİLER : ..., ... SUÇ : Dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.10.2024 tarihli ve 2024/94245 Soruşturma, 2024/47321 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Antalya 6. Sulh Ceza Hakimliğinin, 02.01.2025 tarihli ve 2024/6629 Değişik ... sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 02.01.2025'te kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 26.12.2025 tarihli ve 2025/13896 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.01.2026 tarihli ve KYB-2026/764 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.01.2026 tarihli ve KYB-2026/764 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, şüpheli ...'nın önemli devlet görevlisi olduğu ve devlet fonlarını yönettiği, devlet fonlarına yatırım yapılması şartı ile yabancı kişilere Türk Vatandaşlığı kazandırdıklarından bahisle, diğer şüpheli ............ Rusça bilmesinin de sağladığı kolaylıkla müştekinin güvenini kazanmak suretiyle 30.000,00 USD miktarındaki parayı şüpheli ...'nın hesabına aktarılmasını sağlamak suretiyle dolandırıcılık suçu işledikleri iddiası ile müştekinin şikayetçi olması üzerine yapılan soruşturma sonunda, taraflar arasındaki ilişkinin hukuki mahiyette olduğu ve dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle şüpheliler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; dosyaya sunulan ... Bankası 01.02.2024 tarih ve 6...7 5 numaralı dekontta alıcı olarak görünen şüpheli ...'nın ve diğer şüphelinin ifadesine başvurularak, benzer şekilde eylemlerine yönelik açılmış olan soruşturma dosyalarının bulunup bulunmadığının araştırılması, varsa tanıkların dinlenmesi gerekirken, şüphelilerin ifadesi dahi alınmadan ve herhangi bir soruşturma işlemi yapılmaksızın, eksik soruşturma ile verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; Rusya Federasyonu vatandaşı olup Antalya'da yaşayan şikâyetçinin, Türk Vatandaşlığına geçmek amacıyla, Ukrayna uyruklu olup kendisi gibi Türkiye'de yaşayan şüpheli ... ile iletişim kurduğunun, şüphelinin eşinin devlet görevlisi olduğunu ve devlete ait fonları yönettiğini, bu fonlara 150.000,00 USD yatırım yapması halinde vatandaşlık kazanabileceğini söylemesi üzerine şüphelilerden ...'nın hesabına 30.000,00 USD yatırdığının, ancak bir süre sonra şüphelilere ulaşamadığının iddia olunması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında; şüphelilerin ifadelerinin alınması, şikâyetçi vekili tarafından dosyaya ibraz edilen yazışmaların bulunduğu cep telefonunun temin edilmesi ile bu yazışmaların tespiti ve yabancı dilde olmaları halinde Türkçe çevirilerinin yaptırılması, yazışmalarda ismi geçen "..." isimli kişinin açık kimlik ve adres bilgileri temin edilerek olayla ilgili bilgisine başvurulması, Antalya Genel İcra Dairesinin 2024/125655 sayılı dosyasının getirtilerek incelenmesi, ... bu soruşturmayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesi, şüpheliler hakkında benzer eylemleri nedeniyle başkaca soruşturma dosyaları olup olmadığının tespit edilmesinden sonra sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken, "...incelenen dosya kapsamından müştekinin ibraz ettiği yazışmalardan konunun pasaport alınması hususunda yardıma ilişkin olduğu, başlangıçta 30.000 TL alınacağı, daha sonra sözleşmenin düzenleneceği, ayrıca para gönderiminde de herhangi bir açıklamanın da yazılı olmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin hukuki mahiyette olduğu, olayda dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, müştekinin varsa alacağının tahsili için hukuk mahkemelerine müracaat etmesinin gerektiği..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Antalya 6. Sulh Ceza Hakimliğinin, 02.01.2025 tarihli ve 2024/6629 Değişik ... sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.06.2026 tarihinde karar verildi.