Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2026/2483 E. 2026/6436 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2026/2483
Karar No
2026/6436
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2026/504 E. 2026/625 K. SUÇ : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında dolandırıcılığı HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret

Yapılan ön inceleme neticesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle ve sanık ... hakkında hükmolunan netice ceza miktarları itibarıyla sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 299/1. maddesi gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ 1.Temyizin kapsamına göre; İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.02.2025 tarihli ve 2024/424 Esas,2025/64 Karar sayılı kararıyla sanıklar hakkında "tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında dolandırıcılığı" suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-h, 158/3, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis ve 120.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında ayrıca aynı Kanun'un 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. 2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 16.05.2025 tarihli ve 2025/1614 Esas, 2025/1951 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar ve müdafilerinin istinaf başvuruları üzerine hükümlerin eksik inceleme nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.11.2025 tarihli ve 2025/434 Esas, 2025/605 Karar sayılı kararıyla sanıklar hakkında "tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında dolandırıcılığı" suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158/1-h, 158/3, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis ve 120.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında ayrıca aynı Kanun'un 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. 4. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 12.02.2026 tarihli ve 2026/504 Esas, 2026/625 Karar sayılı kararıyla İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ... ve müdafii ile sanık ... müdafinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-(a) maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A)Sanık ...'ın temyiz isteği; üzerine atılı suçu işlemediğine, katılanın ... olarak bahsettiği kişinin ... olduğuna ilişkindir. B)Sanık ... müdafinin temyiz isteği; temyiz incelemesine konu dosyanın, İzmir 10.Ağır Ceza Mahkemesinin 2025/860 Esas sayılı dosyasıyla birleştirilmeden hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna, sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine ve eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğuna ilişkindir. C)Sanık ... müdafinin temyiz isteği; temyiz incelemesine konu dosyanın, İzmir 10.Ağır Ceza Mahkemesinin 2025/860 Esas sayılı dosyasıyla birleştirilmeden hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna, delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğine, sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğuna ve alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesine ilişkindir.

III. GEREKÇE Hakkında verilen mahkumiyet hükmü kesinleşen sanık ... Emlak Reklam Gayrimenkul Alım ve Satım Limited Şirketinin yöneticisi olduğu, sanıklar ... ve ...'nın ise bu şirkette çalıştıkları, katılan ...'ın Edremit'te bulunan devre mülkünü satmak için internete verdiği ilanı gören sanıkların 13.06.2023 tarihinde katılanı aradıkları, bahse konu taşınmazın satışı amacıyla reklam ve pazarlama hizmeti verebileceklerini beyan ederek katılanı ofislerine davet ettikleri, katılanı ... ofisinde sanık ...'nın karşıladığı, kendisini ... olarak tanıtan sanık ...'ın ise katılanla görüşmeye devam ederek katılana gayrimenkul danışmanlık ve reklam sözleşmesini imzalattığı ve komisyonu satış sonrasında alacaklarını, öncesinde bedel almayacaklarını beyan ederek katılanın güvenini kazandığı, sözleşme imzalandıktan sonra da kredi puanını kontrol etmek bahanesiyle katılanın cep telefonunda bulunan ... internet bankacılığı uygulamasına eriştiği, katılanın bilgisi dışında mobil bankacılık kanalıyla katılan adına kredi başvurusunda bulunduğu ve aynı tarihte kredi masrafları düşüldükten sonra kalan 44.836,48 TL, emekli maaşından kalan 21.273,64 TL ve kredili mevduat hesabından 9.889,88 TL olmak üzere toplam 76.000,00 TL'yi ... Emlak Reklam Gayrimenkul Alım ve Satım Limited Şirketinin hesabına havale ettiği, sanıkların bu suretle üzerlerine atılı suçu işledikleri iddia ve kabul olunan olunan olayda; sanıkların eylemlerinin ayrıca 5237 sayılı TCK'nın 158/1-f maddesinde düzenlenen "Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" ve aynı Kanun'un 158/1-j maddesinde düzenlenen "Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık" suçlarını da oluşturduğu ve buna göre birden fazla nitelikli hal ihlal edildiği halde temel ceza belirlenirken 158/1-f-j-son maddelerinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile eleştiri dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık ... ve müdafii ile sanık ... müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş ve Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

IV.KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 12.02.2026 tarihli ve 2026/504 Esas, 2026/625 Karar sayılı kararında sanık ... ve müdafii ile sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2026/2483, K. 2026/6436, T. 11.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2026-2483-e-2026-6436-k-bec7ea31f7b4