Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2026/2480 E. 2026/6209 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2026/2480
Karar No
2026/6209
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Esastan ret

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 04.02.2026 tarihli ve 2025/1170 Esas, 2026/354 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından vekalet ücretiyle sınırlı temyiz edilmesi üzerine gereği düşünüldü; I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.10.2024 tarihli kararı ile nitelikli dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi gereğince sanığın beraatine, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet Savcısının esasa yönelik ve sanık müdafiinin vekalet ücretiyle sınırlı istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ: Sanık müdafiinin temyiz istemi, beraat eden sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A.Tebliğname Yönünden Sanık ve temiz dışı sanıkların fikir ve eylem birliği içinde hareketle birlikte işledikleri kabul edilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-f-son ve 158/3. maddeleri uyarınca açılan kamu davasında suç tarihi de gözetildiğinde 5237 sayılı TCK'nın 158/1-f-son maddesi uyarınca dört yıldan on yıla kadar hapis cezası öngörüldüğü, suçun üç veya daha fazla kişi ile birlikte işlenmesi nedeniyle aynı Kanun’un 158/3. maddesi uyarınca herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın yarı oranda artırım yapılmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda, üç veya daha fazla kişi ile birlikte nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından Kanun'da öngörülen cezanın üst sınırının 10 yıldan fazla olması dikkate alındığında 5271 sayılı Kanun’un 286/2-g maddesine göre verilen kararın kesin olduğuna dair ret görüşüne iştirak edilmemiştir. B.Sanık Müdafiinin Temyizi Yönünden Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.04.2025 tarihli ve 2025/10-67 Esas, 2025/184 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddesinde yer verilen; “Beraat eden ve vekil veya müdafii ile temsil edilen sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir. Bu hüküm, sanığın 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen müdafii bulunması durumunda kovuşturma için Hazineden alınan ücretin mahsubu suretiyle uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini baroca atanan müdafii ile temsil ettiren sanık lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-h. maddesi gereği; Hüküm fıkrasının 1. bendindeki "1-Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükmüne karşı sanık müdafii tarafından (vekalet ücreti yönünden) yapılan istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde" ibaresinin "1-Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükmüne karşı Cumhuriyet Savcısının esasa yönelik ve sanık müdafii tarafından vekalet ücreti yönünden istinaf başvurularının değerlendirilmesinde;" olarak,

Hüküm fıkrasının 2.bendindeki "2- Sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükümlerine karşı Cumhuriyet Savcısının istinaf talebinin değerlendirmesinde" ibaresinin "2- Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükmüne karşı Cumhuriyet Savcısının istinaf talebinin değerlendirmesinde;" olarak değiştirilmesi Hüküm fıkrasının 1.bendi paragrafının tamamen çıkartılması ile; "Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, verilen hükümde düzeltilerek onama nedeni dışında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, Cumhuriyet Savcısının istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.04.2025 tarihli ve 2025/10-67 Esas, 2025/184 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddesinde yer verilen; “Beraat eden ve vekil veya müdafii ile temsil edilen sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir. Bu hüküm, sanığın 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen müdafii bulunması durumunda kovuşturma için Hazineden alınan ücretin mahsubu suretiyle uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini baroca atanan müdafii ile temsil ettiren sanık lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi usul ve yasaya aykırı görülmüş olup, Belirtilen bu hukuka aykırılığın 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1-a maddeleri gereğince olayın daha ziyade aydınlanması ve yeniden yargılama yapılması gerekmeden düzeltilebileceği anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesi kararındaki 2/2. paragrafından sonra gelmek üzere "Sanık ... kendisini 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen müdafii ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin II. Kısmının II. Bölümü gereğince belirlenen 48.000,00 TL vekâlet ücretinden, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafii ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin Tarife uyarınca önceden ödenen ücretin mahsubu ile bakiye kalan vekâlet ücretinin hazineden alınıp sanığa verilmesine," ibaresinin eklenmesi suretiyle CMK' nın 280/1-d ve 280/1 (a) madde delaletiyle CMK 303/1-f-h maddeleri ile 353/1-b-2 maddesi gereğince İSTİNAF BAŞVURUSUNUN DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİNE,"

olarak değiştirilmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2026/2480, K. 2026/6209, T. 09.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2026-2480-e-2026-6209-k-b0860de5151f