Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2026/2325 E. 2026/5359 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2026/2325
Karar No
2026/5359
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2026/147 E. 2026/333 K. SUÇ : Kişinin kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Esastan ret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.12.2025 tarih ve 2025/234 Esas, 2025/429 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; nitelikli dolandırıcılık suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-L-d, 158/3, 43/1, 52, 53 maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 9.375.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. İstinaf İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 27.01.2026 tarih, 2026/147 Esas, 2026/333 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/2 maddesi uyarınca 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Sanık müdafii temyizi, eylemin üç kişi ile gerçekleştiğine yönelik delil bulunmadığı, telefonla arayanlardan sanığın haberinin olmadığı bu nedenlerle sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. 2. Katılanlar vekilinin temyizi, sanık hakkında verilen cezanın en üst hadden verilmesi gerektiği, eylemin zincirleme şeklinde işlenmesi nedeniyle dörtte üç yerine dörtte bir arttırım yapıldığı bu nedenle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafinin ve katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafi ve katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2026/2325, K. 2026/5359, T. 11.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2026-2325-e-2026-5359-k-8f8d4708ec86