Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2026/1317 E. 2026/4379 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/1317
- Karar No
- 2026/4379
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2405 E., 2025/885 K. SUÇ :Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle,
Ayrıca sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin de 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299. maddesinin birinci fıkrası gereği yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Çeşme Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.09.2025 tarihli ve 2025/133 Esas, 2025/109 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında "kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık" suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-L-son,43/1, 62, 52/2-4, 53. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 6.933.300,00 TL adli para ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 11.12.2025 tarihli ve 2025/2405 Esas, 2025/885 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği; sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin mahkumiyetine yeterli kesin delil bulunmadığına, sanığın dolandırıcılık kastının bulunmadığına ilişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, kararında sanık müdafinin öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Çeşme Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2026 tarihinde karar verildi.