Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2025/6053 E. 2026/3754 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2025/6053
Karar No
2026/3754
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/941 E., 2025/190 K. SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Antalya 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.03.2025 tarihli ve 2024/941 Esas, 2025/190 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-l, 62, 52. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis ve 750.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 14.05.2025 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 04.12.2025 tarihli ve 2025/26470 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2025 tarihli ve KYB-2025/145975 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2025 tarihli ve KYB-2025/145975 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanığın 02.08.2023 tarihli eylemi nedeniyle 14.10.2024 tarihinde düzenlenen iddianame üzerine Antalya 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.02.2025 tarihli ve 2024/862 esas, 2025/140 sayılı kararı ile mahkumiyetine karar verildiği, anılan kararın istinaf edilmeksizin 08.04.2025 kesinleştiği, yine sanığın aynı eyleminden dolayı 04.11.2024 tarihli iddianame ile açılan kamu davası sonunda da incelemeye konu Antalya 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.03.2025 tarihli ve 2024/941 sayılı kararı ile mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmakla, 5721 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/1. maddesinde, “Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür.” şeklinde hüküm çeşitleri tahdidi olarak sayılmış olup, anılan Kanun'un 223/7. maddesinde yer alan “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklindeki hüküm nazara alındığında, aynı eylem nedeniyle yapılan yargılama sonucunda, mükerrer davanın 5271 sayılı Kanun’un 223/7. maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun'un 223/7. maddesinde;“Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine kararı verilir." hükmü yer almaktadır. 3. Bu kapsamda incelenen dava dosyası içeriğine göre; Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 04.11.2024 tarihli ve 2024/34353 Esas sayılı iddianamesi ile kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçundan açılan kamu davası neticesinde yapılan yargılamada, Antalya 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.03.2025 tarihli ve 2024/941 Esas, 2025/190 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de; aynı eyleme ilişkin Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 14.10.2024 tarihli ve 2024/31856 Esas sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı ve Antalya 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.02.2025 tarihli ve 2024/862 Esas, 2025/140 Karar sayılı kararı ile sanığın aynı suçtan mahkumiyetine karar verildiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında aynı fiil nedeniyle önceden açılmış bir kamu davası ile verilmiş bir mahkûmiyet hükmü bulunduğundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/7. maddesi uyarınca mükerrer açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Antalya 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.03.2025 tarihli ve 2024/941 Esas, 2025/190 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeni sanığın cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, sanık hakkında mükerrer açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/7. maddesi gereğince REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2025/6053, K. 2026/3754, T. 13.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2025-6053-e-2026-3754-k-629047130924