Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2024/609 E. 2024/7019 K. – Defter, Kayıt Ve

Konu: Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2024/609
Karar No
2024/7019
Karar Tarihi
Konu
Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/555 E., 2023/729 K. SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Bozma üzerine, İstanbul Anadolu 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.12.2023 tarihli ve 2022/555 Esas, 2023/729 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği, sanığa yapılan tebligatın usulsüz olduğuna, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. Katılan vekilinin temyiz isteği; sanığın üst sınırdan cezalandırılması gerekirken alt sınırdan uzaklaşılmadan hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı oluğuna ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin (a) fıkrasının (2) numaralı bendi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 15.09.2015 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, hüküm tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu gözetilmeden, yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulduğu belirlenmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Anadolu 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.12.2023 tarihli ve 2022/555 Esas, 2023/729 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağan zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.05.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2024/609, K. 2024/7019, T. 22.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2024-609-e-2024-7019-k-e8c3e8731136